şöyle denize karşı bir bankta yalnız başına oturup, izlemek denizi. kendisiyle başbaşa kalması insanın. düşünmesi her seyi; hayatta hep yalnız olucağının farkında olması. artık bundan zevk almalıyım diye kabullenmesi. hayat tuhaf..
rüyada anıların hücumuna uğramak ve rüyaların verdiği özgürlük...
çeşitli sebeplerden dolayı uzun yıllar memleket topraklarına gidemiyorum. haliyle burnumda tütüyor. kolay mı çocukluğumu bıraktım o topraklarda. dün gece beynim güzel bir oyun oynadı ve beni çocuk halimle köyümün sokaklarında dolaştırdı durdu. hiç uyanmasaydım keşke.
Kitapların tozunu almak. Her bir kitapla göz göze geldiğimde sanki karşımda yazar varmış gibi hissederim mutlu olurum, açar altını çizdiğim yerlere bakarım. Bu arada temizlikten gram anlamam toz almak tamamen bahanedir.