kırmızı ışıkta iki dakika beklemek yerine kavşağı tıkayıp saatlerce birbirlerine korna çalan kişiler aslında insan kavramı hakkında çok anlamlı ve genel bir yargıya varmamızı sağlamaktadır. insan ben kelimesine olan tutkunluğu sebebiyle sürekli bir karmaşa ve düzensizlik halinde yaşayan ve yalnızca kendilerine has olan düşünebilme özelliğini hakıyla kullanamayan bir türdür.
küçük bir gezegenin üzerinde yaşam sürmelerine karşın bulundukları gezegenin yüzeyine çeşitli sınırlar çizerek ve kendilerine ait olduğunu zannettikleri sınırların diğerlerinden daha önemli ve daha kutsal olduğuna kendilerini inandıran canlılardır. hatta kendi çizdikleri sınırları birbirlerinden almak için savaş denen şeyi icat etmişlerdir, sonra birbilerleri daha iyi öldürecek silahlar üretebilmek için fabrikalar kurmuşlardır. düşünemeyen karıncalar gece gündüz mükemmel çalışan bir sitem içerisinde görevini harfiyen yerine getirirken düşünebilen insanoğlu kendi içlerinde yaşattıkları "ben" düşmanına daima yenik düşmüştür. ben yapayım, benim takımım yensin, benim ülkem kazansın gibi hastalıklı düşünceler vasıtasıyla acınacak durumunu sürekli muhafaza etmiştir.
hakkında söylenecek sözlerin bir ömür boyu "update" edilmesi gereken varlık.
her üzerine düşünülen zaman yeni nitelemeler biriktiriyor insan elinde insana dair
yaptıklarının sorumluluğunu taşıyan akıllı yartık.
bazen birilerini kırsada bazzen sadece kendinden başkasını düşünmeyecek kadar bencil olsada değer verilmesi gereken yaratıktır.
bak aga, şimdi sen dünyaya birinin istediği cinsiyet ve ölçütlerde geliyorsun. onun istediği gibi büyüyüp, şekilleniyorsun. bir süre sonra belli bir yere geliyorsun, ulan hiç sormuyor musun "lan şimdiye kadar yaptıklarımı yazanın 2 yıl sonra bana kucak dansı yaptırtmayacağını nerden biliyim?" diye?
neyse, bak aklını başına al, gel kurtul, boz bu oyunu.
(intihar ve girişimlerinden sorumlu tutulamaz. 18 yaşından küçüktür.)
besin pramidinin en üstünde yer alır.
doğada o kadar yırtıcı hayvan varken, en üstte insan bulunur, o zaman en yırtıcı hayvandan bile tehlikeli olandır.
doğada bulunan canlıların bir çoğu oldukları çevreye adapte olurlarken, insan olduğu çevreyi kendine adapte eder.
bu adaptasyon olayı öyle boyutlara gelir ki, kendi kazdığı kuyuya düşer ve kuyu da su falan yoktur...
olduğu çevreyi, sonunda kendisi ve diğer canlılar için yaşanmaz hale getiriverendir.
1980'lerde bilim ve teknik dergisinin bir sayısının (şimdi hatırlamıyorum hangi sayı olduğunu. çok zaman oldu malum) kapak konusu idi. kapak "dünyanın en vahşi yaratığı: insan" şeklinde idi.
p.s. siz homo sapiensler bok ettiniz oğlum kabul edin artık.
yaratılmışların nitelik ve beceri olarak en üstünü fakat her durum ve her şartta yalnız ve kesinlikle kendi çıkarlarını düşünen, her türlü gerçeği kendi çıkarları doğrultusunda eğip büken en vahşi canlıdır.
yamyamlık gözlemlenen ender yaratıklardandır.