sabah işe giderken durağa yığılmış insanları gördükçe içim burkuluyor olm benim.
otobüs kapısının ağzındaki eşikten bi adım daha atabilsem de keşke bi kişi daha binebilse diyorum içimden kendi kendime. binse. binse de işine geç kalıp patron yavşağından azar işitmese. oha. bu durum genelde hep benim başıma geliyo amına koyim. e patronun altında jeep olunca işe gelebilmek için nasıl bir mücadele verdiğini anlatman kolay olmuyo.
mezuniyet kıyafeti alma merasiminde geçirilen günler. gidilecek yerlerin, yakışan modellerin arkadaşlarca tartışılması..
o kadar monoton ki günlerim, fazlasıyla renk katıp mutlu edebiliyor.
oğlumun, anneler gününde cebindeki 5tl yi harcamayıp, bana çiçek alması. üzüldüm çünkü öğlene kadar aç kalmış. sevindim çünkü bu harika bir duygu. küçük ama büyük bir şey.