prens william 29 nisan da kate middleton ile evleniyor. uyanık girişimciler bu güne özel üzerinde prens ve prensesin resmi
bulunan kusma torbalarını piyasaya sürmüşler. böyle bir şey türkiyede yapılsa yapanın başına kaç ergenekon düşerdi siz hesaplayın.
Londra' da Cumartesi günü sabah saatlerinde başlayan, hükümetin '' kamu sektöründe geniş çaplı kesintiye gitme planlarını '' protesto eden -250 bin - göstericilerden 22 kişinin , polis tarafından , yaralandığı ülke.
Olaylarda, 202 kişinin gözaltına alındığı, 5' i polis toplam 35 kişinin yaralandığı açıklandı. BBC, Sky gibi haber kanalları, olayların, gün boyu sendikaların yürüttüğü "barışçıl protestodan" farklı olduğunu, "anarşistlerin şiddet olaylarını çıkardığını ve sürdürdüğünü" bildirdi.
arabaların soldan gittiği, kilommetre yerine mil; fakat santimetre yerine inç kullanan, 4 ve 7'yi bilgisayardaki gibi yazan, avrupa birliğinde eurozone'a girmemiş, kısacası kendini cinsliğe adamış bir ada ülkesi.
pj harvey'in memleketine olan sevgisini hüzünlü bir şekilde anlattığı let england shake albümünün yedinci şarkısı. sözleri de şöyle:
I live and die through England
Through England
It leaves a sadness
Remedies never were within my reach
I cannot go on as I am
Withered vine reaching from the country
That I love
England
You leave a taste
A bitter one
I have searched for your springs
But people, they stagnate with time
Like water, like air
To you, England, I cling
Undaunted, never failing love for you
England
hakkında bi sürü efsanenin anlatıldığı ülke,
yağmuru, soğuk iklimi, ırkçı insanları, holiganları ve sömürgeleri ile ünlü,
yağmur gerçekten bıktıracak derecede yağar bazen bir hafta boyunca kesilmediği olur. kışlarıda soğuktur, beyaz tenli ingilizler sokaklarda çok gezdikleri zaman burunları havuç gibi olur. ırkçılardır evet ama, sadece türklere karşı değillerdir, ingiliz olmayan herkese karşıdırlar, yani türklerden nefret ederlerde almanlara, fransızlara bayılmazlar. ingiltere gerçekten pahalı bi ülkedir özellikle londra bu sırada başı çeker, ulaşım, gıda ve giyim pahalıdır, fiyatları türk lirasına çevirdiğiniz zaman arada uçurumlar oluşur öyleki tek göz bi odaya haftada 80-140 pound arası para ödenir, buda ayda ortalama, 320-540 pound eder, bu paraya istanbul'un en güzide semtlerinde dahi oturabilirsiniz. bu izahattan sonra varmak istediğim nokta bellidir, buradan oraya okumaya giden öğrencilerin, babalarının cepleri çok kabarık değilse hayatlarını idame ettirebilmeleri için çalışmaya mecburdurlar. oraya gitmiş gözü açılmamış öğrenciler, genellikle, marketçi ve kebapçı türkler tarafından sömürülür, hemde ne sömürü, saati 6 pound dan haftalık 10 saat çalışma hakkınız vardır (eskiden 20 idi 10a düştü), size sözde kıyak geçerler ve kaçak çalışmanıza izin verirler, ama saati 3 pound dan, hem yasal hakkınızı sömürürler hemde sizi kaçak çalıştırarak sömürürler, buna bi çok öğrenci arkadaş alet olmuştur, oraya gitmiş tecrübeli bi arkadaştan tavsiye istediğiniz zaman, size ilk vereceği tavsiye kendini türklere kullandırtma olacaktır. ingiltere hakkında başka bilgiler vermek isterdim, ama farklı olarak verilecek en yararlı bilgi bu sanıyorum...
filistini elimizden alıp israil e teslim eden şeytanın ülkesi. kıbrısı elimizden alıp rumlara vermek isterken bol şlaklı koskocaman bir nahı iki gözünün üstüne çekmişliğimiz vardır.
insanlıktan çıkan holiganların, elinde copuyla gelen kadın polise boyun eğdikleri bir ülke, ada.
evet. gerçi ingilizlerde maça eşiyle, çocuğuyla gelen insana koltuk fırlatma alışkanlığı daha doğrusu ibneliği yok. ama yine de yanlış tribüne girerseniz sağ çıkamıyorsunuz mesela. holiganlar çok başka. hani sizi sikerler, hiç de umursamazlar. hah işte bu holiganlardan bahsediyorum.
ulan türkiye'de erkek polisler zapt edemiyor manyakları. orada atlı hatunlar falan gidiyor böyle. oyhş...
ingiltere'de bulunan gençlerin dörtte ikisi uyuşturucu kullanıyormuş. Uyuşturucu kullananların yaşı 14-23 yaşları arasında çeşitlilik gösterebiliyormuş. Ayrıca sigara içme alışkanlığı, ingiliz ilkokul statüsüne kadar inmiş vaziyetteymiş.
ayrıca, gidip görmek ve havasını solumak istediğim bir ülkedir.
yazılı anayasası olmadığı halde modernizmin beşiği sayılan ülke ki dünya sömürü düzeninin mimarıdır.
kraliyet sisteminin etkileri altında, gönüllü monarşik demokrasilerini yaşarlar. kendileri, pislik ve çirkeflikle dolu tarihlerine bağlı yaşama hakkına sahipken, kolonileştirdikleri milyarların ne geçmişlerini hatırlama ne de dillerini konuşma hakkı vardır. bilir misiniz bilmem ama ingilteredeki tüm güvercinler ve kuğular kraliçenin malıdır.
sokakta uçan kuşu dahi sahiplenen bir kraliyet zihniyetinden, insanı özgür bırakmasını beklemek fazla olurdu zaten.
feci bir iklime sahip, totelde fena olmayan memleket. londra için imkan varsa mutlaka gidip görülmelidir. gerçekten kozmopolitlikte tavan yapmış bir şehirdir. ingilterenin doğal güzellikleri düzenli şehirler, illaki ortalarından geçen nehirler/çaylar olarak özetlenebilir bi yerde. insanları da yolda durup adres sormak için mükemmeldir. böyle hiç üşenmezler, iphonelarını çıkarıp ordan güzergahı öğrenip size tatlı tatlı anlatırlar. ama ingilizlerle muhatap olma derecesi sadece adres sorma düzeyinde bırakılmadır zira bunun dışında boktanın önde gideni bi halktır.
bir türk kızına karşı ırkçı bir saldırının yaşandığı ülkedir. işin bir o kadar vahim yanı ise saldırganların serbest bırakılması ve kızın kavga etmek suçundan okuldan uzaklaştırılması. şaka mısınız ollüm siz?