Tuhaf bir dil değildir! ilginç aksanları olan şehirleri vardır sadece. Şöyle anlatayım bir karadenizlinin (bkz: havaalanı) demesi gibi, anlamakta zorlanırsınız. Yalnız dile laf söyletmem.
geçmişte ingilizlerin birçok yeri sömürmesinden dolayı dünyanın en önemli dilidir. hemen hemen her ülkede bu dilin eğitimi verilir. öğrenilmesi arapça'ya göre kolaydır. yurtdışı gezilerinde genellikle insanlarla kolay iletişim kurmayı sağlar.
Emperyalist ingiltere'nin dünyaya dayattığı ve kabul ettirerek dünyanın ortak dili haline getirdiği dildir. Senelerce okulda dersini gördüğüm , birkaç yıl özel kurslarda öğrenmeye çabaladığım fakat bir sonuç alamayınca öğrenmeyi bıraktığım dil. Mesleğimde bu dili bilmeyenleri pek adam yerine koymuyorlar ama yuvarlanıp gidiyoruz.
Dünyanın ortak dili olduğu için herkesin ögrenmesi gereken dildir. Sevsekte sevmesekte durum bu. Ben türkiyede yaşıyorum ne işim olur başka dillerle, mesleki alanımdada ihtiyacım yok türkçe bana yeter diye söylenenlerin çoğu bir şekilde sonradan zorlana zorlana ögrenmeye çalışıyorlar ingilizceyi çünkü en basitinden yabancı dizi izlemeye kalksa, sinemaya gitse yada hepsi bir yana otele gidip dur insanlarla üç beş laflayım dese gene ingilizce lazım. Neden zorlandıklarına gelecek olursak yaş olmuş otuzbeş kırk artık o saaten sonra öğrenmeleri genç birinin öğrenme düzeyine göre çok daha düşük olur. imkanı olan herkes genç yaşta ingilizce öğrenmelidir. Çok basit örneklerle neden öğrenilmesi gerektiğinden bahsettim bu örneklerin sayısı arttırılabilir. Kaldı ki bahsettiğim örnekler hep kişinin kendi kişisel zevkleriyle ilgi örneklerdi. hadi bunları es geçsek mesleki alanda kendini geliştirmek için yada dünyaya açılmak isteyen insanlar için zaten zorunludur ingilizce.
Sevdiğiniz bir konu hakkında ingilizce kaynaklardan okuyup anlamaya çalışmak faydalı bir yol buna ben de katılıyorum. Özellikle Türkçe kaynakların olmadığı ya da yetersiz hatta uydurma bilgiler içerdiği bir alan olursa mecburen öğreniyorsunuz.
türkiyede öğrenilmesi bir hayli zor olan dil. nitekim insanımız insanımızla ingilizce herhangi bir şeyi yanlış telaffuz ettiği zaman dalga geçiyor. bu durum böyle olduğu sürece bu ülke gelişemeyecek.
öğrenilmesi en zor diller arasına rahat girer.. bir kere karışıktır konular ilerledikçe daha da karışır.. tekrar edilmezse çabuk unutulur.. tekrar edilse de çabuk unutulur.. dershaneye de gitsen gene unutursun, zaten dershaneler çokta faydalı olmuyor.
ya bebeklikten öğreneceksin ya da gidip yabancı ülkede yaşayacaksın öğrenmenin en iyi yolu budur..
biride yazmış öğrenmesi en kolay dil demiş.. buradan ona bir nahh çekiyorum evet.. şöyle karşıma geç otur konuş desem iki kelime edemez, hayatı boyunca what is your name? where are you from? sorusu dışına çıkamayanların kolay demesi komik.
Bana göre dünyadaki en kolay dil. Örnek verecek olursam; Türkçe'de şahıslara gelen ekler vardır ama ingilizce'de yoktur. Mesela "ben oynadım" "sen oynadın" bunlarda farklılık vardır ama ingilizce'de "I played" "You played" olur. Bu yüzden kolay bir dil.
cümleler anlamlara, zihinde canlandırmalara sahiptir sadece çok azını fark ederiz demişti bi dil bilimci.
şimdi türkçede mesela "uyandığında beni bul" diyoruz kafamızda uykudan uyanınca birini bulacağımız bi şekilde canlanıyor.
peki ingilizlerde bu olay nasıl acaba "find me when you wake up" biz cidden o sıralamaya göre mi şekillendiriyoruz diğer milletler nasıl canlandırıyor zihinlerinde.
Sn cumhurbaşkanımızın çok sade ve yalın biçimde kullandığı dildir, evet ingilizler Van minut deyince Van minut dediklerini anlayamıyorum oysa ki sn cumhurbaşkanımızın van minut dediğini herkes ne dediğini anladı, bir de arnavutluk başbakanına dediği next year inşallah var.