Zoraki bilinmesi gereken gıcık dil. En çok geliştirilmesi gereken yetenek ise dinlemedir. Çok iyi dinlemek, çok iyi anlamak gerekir söyleneni. Aksi taktirde konuşuyorum sandığınız fakat anadili ingilizce olan birisi tarafından birşeyler söylendiğinde cozuttuğunuz ve moralinizin bozulduğu dil.
Türkçeden daha kolay ve genel yapısı olarak Türkçeden daha kötü olduğunu düşündüğüm bir dil. Almancayı müziklerden, filmlerden ve Almanya'daki teyzemin her sene Türkiye'ye gelmesi dışında pek tanık olmadığım, duymadığım bir dil olmasına rağmen anladığım kadarıyla Almancadan daha güzel değildir.
türkiye'de öğrenilmeye çalışılırsa pek de düzgün konuşulamayacak olan dildir.
sen istediğin kadar cümle-kelime-deyim ezberle karşındaki yabancı bütün kelimeleri yutarak konuşacak
sen de ya anlıyormuşsun gibi yapacaksın ya da anlamadığını ifade etmeye çalışacaksın !
tek çare bir süre yurt dışında yaşamak sanırım
daha iyi bir fikri olan varsa gelsin .
(bkz: ingilizce düşünmek)
1.spongebob un ingilizce bölümleri torrent olarak indirilir
2.herhangi bir türkçe anlatımlı temel ingilizce kitabı alınır
3.önce bu kitap 1-2 haftada bitirilir. özellikle temel bilgiler ve kalıplar not alınır
4.tabi bir taraftan çizgi filmler bölüm bölüm elde mısır cipsi kola izlenir, en az 6 sezon
5.çizgi filmler izlenirken bilinmeyen kelimeler çıkartılır, geçen cümleler içten tekrar edilir. kalıplar tam anlamıyla kafaya oturur, ayrıca yüz ila ikiyüz arası kelime öğrenilir.
6. son olarak en önemli ingilizce 1000 kelime sözlüklerinden biri alınarak ezberlenir.
bir yerden sonra kendinizi tanımazsınız, tecrübeyle sabittir.
sene 1999, arkadaşla ingilizcemizi geliştirmek için internet cafeye gitmişiz, o dönem kimsenin evinde internet yok gibi bir şey ( şimdi herkesin götcebinde olduğu için garip geliyordur tabi). Neyse oturduk bilgisayara, mirc diye bir program vardı açtık girdik bir yabancı kanala. Herkese selam yazıyoruz, dönen olursa konuşmaya devam ediyoruz filan. Hemen hepsine aynı şeyi yazıyoruz, bir yerden sonra kısaltmaları kullanmaya başladık.
Asıl gaye ingilizce öğrenmek olsa da o yaşta hormanların etkisiyle özellikle kız nicklere yazıyor bizim arkadaş, yalnız bir sıkıntı vardı. Kiminle konuşursak konuşalım daha 3. ya da 4. cümlede sapık filan yazıp çıkıyorlar. Biz de anlamıyoruz tabi, gizli kamera var tipimizi beğenmediler filan diyoruz.
Diyalog ise gayet basit(nickler atmaca, o hatırlayacak kadar hafıza olsa şu an moleküllere halay çektirmekle uğraşıyor olurdum):
Coolio : Hi
Pumpkin: Hi there
Coolio: ASL?
Pumpkin: 19 F England
Coolio : Are you working or stud.
Pumpking: You pervert! Bye
Bu diyalog en az 10-15 kere oldu. Biz bi anlam veremedik tabi. Soruyoruz niye çıkıyorsun diye cevap bile vermiyorlar. Sonra öğrendik ki stud azgın erkek demekmiş ingilizce. *
Küresel ortak dil olarak kabul gören, Amerika Birleşik Devletleri, Anglofon Karayipler, Avustralya, Büyük Britanya ve Kuzey irlanda Birleşik Krallığı , irlanda Cumhuriyeti, Kanada ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin ortak dilidir. Günümüz sosyal medyasında yeni jenerasyon tarafından yalanıp yutulan cermen kökenli dildir.
Bazen bu kelimede nerrden çıktı dedirtten dil, bu yüzden "ingilizce biliyorum" diyenden şüphe ederim. Hatta genellersek yabancı dil bilinmez, öğrenilir ve bu süreç ölene kadar gider.sadece bildiğini sanan tam bilmeyenler vardır, dil öğreniminde. Daha da genellersek bilme de sınır yoktur.
şu sikko filmin adını (bkz: eternal sunshine of the spotless mind) doğru olarak telaffuz ettiğim an öğrendiğime kanaat getirdiğim dildir. hatta abartıp kendimi profu geçmiş gibi hissettiğim.
Hayalimi gerÇekleştirebilmem yani hosteslik yapabilmem iÇin öğrenmeye Çalıştığım ama henüz öğrenemediğim dil. internette ingilizce üzerine bildiğiniz güzel bir site varsa mesajlarınızı bekliyorum
Param olsa ne ihtiyaç duyucam başka dil öğrenmeye arkadaş. Evrensel bir dil adamlar bunu kabul ettirdiler ama tapmaya da gerek yok zorunluluk olmadığı sürece de hiç merak da etmem.
ruslar, araplar veya fransızlar, ingiltere ve amerika'nın ikinci dünya savaşı ve soğuk savaş sonrasında elde ettiği ekonomik, teknolojik, kültürel ve siyasal avantajı yakalayabilselerdi bile kendi dillerini ingilizce kadar genelgeçer hale getiremezlerdi.
sebep ortada bir kere eril-dişil yapı ingilizce'de yok. latin kökenli alfabenin temel alınıp sadece gerekli harflerin telafuzu da büyük bir artı*.
ingilizce'nin bir diğer avantajı oldukça karma bir dil olması; nihayetinde fransızca, almanca, eski ingilizce* ve latincenin mükemmel karışımıdır. karışan dillerin gramer yapılarındaki -görece- zorlukların dışarıda kalmasıyla kolay bir dil ortaya çıkmıştır.