Günümüz dünyasında iş kavramının küreselleştiği ortamda en azından temel kavramlar ve temel iletişim anlamında bilinmesi gereken dil. Dünya genelinde araştırmaların önemli bir bölümünün ingilizce olarak yazıldığı düşünüldüğünde yeni bir şey ortaya koyulabilmesi için bilim insanlarının bilmesi gereken evrensel geçerliliği olan dil.
diğer yabancı dilleri öğrenmeye çalıştığınızda değerini anladığınız dil. almancada pek başarılı olamayan bünyemin moralini yükseltmek amacıyla sığındığı tek limandır. hatta çalıştırmayı gerekmez bu dil, kurallarını anladıktan sonra ara ara yeni kalıplar öğrenerek, kelime haznenizi genişleterek rahatça geliştirebilirsiniz ingilizcenizi.
öğrenmeden ölmek istemediğim dildir. bildiklerimi de unuttum gerçi. ayrıca iki cümle kurup üç cümle anlayabilenlerin biliyorum demesine sinir olduğumu belirtmek istiyorum.
bu dildeki kelimlere calismak icin bilgisayariniza kurabileceginiz easywords isimli ucretsiz ve hafif yazilim faydali olabilir. birkac dakikada bir soru soruyor ve bilemediginiz kelimelerin dogrusunu ogretiyor, bilgisayarinizin basinda gunluk islerinizi yaparken yds sinavina calismis oluyorsunuz.
bilmenin kişisel bir mevzu olduğu, dünyada en çok konuşulan dillerden birisi.
şöyle ki kişiseldir, çünkü dil bilmenin kıstası yoktur. kursa gidersiniz, altyapınızı almışsınızdır zaten önceden ; ingilizce bir şeyler izlersiniz, bolca dinlersiniz, konuşursunuz; ama ana dili olarak konuşan birisine denk geldiğiniz zaman da, ingilizcenizin hangi konumda olduğunu sadece siz bilirsiniz, ki sınırı da yoktur.
üniversite çağına kadar gelip hala adam gibi bu dili öğrenememiş olanlara acımak lazım. dünyayı çepeçevre saran bir dil. kaçmanın imkanı mümkünatı yok. nasıl direniyorlar anlamıyorum.
bu dili bildiğinizi zannedersiniz sonra anadili ingilizce olan birine rastlarsınız ve bir bakarsınız ki aslında bu dili bilmek düzgün cümle kurmaktır.ve tekrar başlarsınız. (bkz: how are you demekle ingilizce konuşulsaydı..)
yazıldığı gibi okunmayan bir dildir. türkçe'ye oranla kolay dense de yazıldığı gibi okumaya alışmış bir topluma öğretilmesi zordur. globalleşen bir dünyada olmazsa olmaz gibi gösteriliyordur.
tıptaki ortak dilin latince olması gibi ortak dünya dili kabul edilmesine rağmen avrupa'da da bilenin çıkmadığı, anlaşmanın beden diline kaldığı neticesiyle sıkıntı yaratan dildir. Ya da herkesin farklı telafuzundan dolayı anlaşılamayan aslen öğrenilebilen en kolay yabancı dildir.
eğer bu dili yeni öğrenmeye başlıyorsanız, ileri düzeye kadar öğrenin yoksa orta düzeyde ya da biraz üzerinde bırakırsanız yine başlangıç seviyesine dönersiniz, öğrenebildiğiniz kadar öğrenin ileri düzeye gelince zaten unutma olmuyor, konuşmalarda türkçeden çevirmeden akıcı konuşabiliyorsunuz, haftada 1 küçük orta düzey hikaye kitaplarınında etkisi sanıldığından fazladır.
yurtdışında çok bulunmadığım için, bir italyan diğerine ''hey pipi ahah aksanın bok gibi geyyymmm ovaeııığğrr demelisin'' diyor mu bilmiyorum ancak bu konu türkiye'de memeleket meselesidir. fatih terim ingilizcesi, acun ılıcalı ingilizcesi, okan bayülgen, eurovision temsilcilerimiz vs. sürekli birilerini eleştiririz kafa buluruz, çok iyi ingilizce konuşamadıkları için.
bu insanların kendilerini zorlayıp ingilizce konuşmak istemelerinin sebebi de aşağılık kompleksidir, bu insanlarla geçilen dalgalar da.
biz neden çok iyi, aksanlı ingilizce konuşmak zorundayız? lütfen biri bunu bana açıklasın.
biz türküz, daha doğmadan türkçe'ye maruz kalmış insanlarız. doğal olarak başka bir dil öğrendiğimizde, o dilin aksanını, telaffuzunu tam olarak yerine getiremememiz gayet normal.
bu baskı niye o zaman?
''eheh beceriksiz adam fair hair'a ''feğğya heğğya'' demedi. eheh ezik''
bu ne lan?
her sene düzenlenen türkçe olimpiyatlarında ''ben var naber, en buyuk raki balik. muslum baba super'' diyen yabancılara ''ayy ayy ne güzel konuştu'' diyen bir milletin, ingilizce konusunda bu kadar özenti olması çok ilginç.
hiç kimse, anadili olmayan bir dili mükemmel ya da çok iyi konuşmak zorunda değildir. bu memlekette daha kendi dilinin kurallarını bilmeyen milyonlarca insan varken ''ama feğğğyaa heğğyaa yaa'' diyen insanlara kafa atasım geliyor.
bir türk için öğrenilmesi en zor dillerin başında gelir. tam bir milyon kelimesi olan bir dil olmasının yanında sondan başa doğru okunması ve cümle yapısındaki farklılıklar öğrenmeyi zor kılan etkenlerdendir. ayrıca aksan farklılıkları da iletişimde anlaşmayı epey zorlar. ama her ne hikmetse türkiye'nin tamamı "orta derecede" ingilizce bilmektedir.