Konuşa konuşa orta üstü civarı öğrendiğim dil. Tüm örgün eğitim hayatı boyunca öğrencilere öğretilen ingilizce en fazla 1 haftada öğrenilebilecek düzeyde, sistemin boka batmışlığını düşünün artık.
Bilimsel makale falan okumakta zorlanıyorum ama muhabbet ederken konuştuğum kişiye göre değişmekle beraber şakır şakır gidiyor bazen. Ama bu dili Ana dil kadar iyi öğrenmem ve üstüne en az 2 dil daha eklemem gerekiyor.
Türklerin aksanı hakkında bu kadar katı düşünemiyorum çünkü bir uzakdoğulu ya da güney asyalıdan çok daha iyi konuşuyoruz ingilizceyi. Aksanlarından dil yapılarına kadar her şey konuştukları ingilizceyi anlaşılması zor kılıyor. Ancak biz biraz üstüne düştüğümüzde pek zorlanmadan bunu halledebiliriz, ki bana sorarsanız bu aksan olayı doğal karşılanmalı ve ne türklerden ne de başka milletlerden tam bir ingiliz ingilizcesi vs beklenmemeli. Bu durum tüm diller için geçerli. Sonuçta dilin belli ve aksanın olması gayet doğal.
Bakın, bu ingilizce denen dili artık herkes konuşuyor. Tonlarca insan britiş aksınt konuşmuyor ki evladım bunu. Herkes kafasına göre konuşuyor. Yurtdışında yaşamış biri olarak tecrübeyle sabit. Onca aksan varken bizim türklerin aksanına mı takıldık yani. Hatta grameri bile fazla kasmayın. Temel şeyleri bilin. Gerisi kelime. En önemlisi kasma arkadaşım. Ha doğru ha yanlış söyle gitsin aman çok önemli.
Smart grammer cdli konu anlatimli kitap sayesinde baya bi gelistirdigim dil. Yanliz bãya dedigime aldanmayin orta seviye iste. Okudugumu anliyom film izlerkende yüzde 85 oraninda anliyom ama hâlâ ingilizce sarkilardan bi gram anlamiyom. Anlayabilecegimi de hic sanmiyom.
konuştuğumuz ingilizce, english as lingua franca dır. aksanımız kelimenin uygun telafuzuna dayalı, bütün ingilizce aksan ve diyalektlerinin anlayabileceği bir aksandır.
mesela color yazar i have got a sister dersiniz. buraya gelince kimse amerikan-ingiliz sorgulamıyor.
Diğer dillere nazaran öğrenmesi oldukça kolaydır. Dilbilgisi öğrenmesi çok zamanınızı almaz. Burda asil önemli olan ogrendiklerimizi uygulamamızdır. Bunu da yabancı şarkı dinleyerek, ya da yabancı film,dizi izleyerek, ingilizce makale okuyarak bir nevi yapabiliriz. Aslinda asil dil öğrenme metodu istemsiz de olsa o dile maruz kalmaktir. Ama ne yazık ki bir çoğumuzun buna fırsatı yok.
bu ülkede insanlar kendi dillerini doğru düzgün yazamıyorlar. ne "de" ekini ne de "ki" ekini düzgün kullanabiliyorlar, sonra gelip yok ingilizce'yi öğrenemiyoruz diyorlar. türkiye'deki öğrenciler önce türkçe öğrenseler belki yabancı dili de öğrenebilirler.
English is a language that like any other languages, requires time and patiance. The time when you decide to learn a language, think about your native language and reconsider what you’ve done while learning it. You’d probably say that, “well, i’ve talked to other people, tried to read some magazines, listened some music, wrote a couple lines of basic phrases etc.” Am i right? What i am trying to say is this, taking care of what language you want to learn! it is that simple, just be patience and try. you can’t lose anything while trying to learn something but other people can.
when the sun shines and we wake up to a new day, it is seem that many advantures are waiting for us to experience. While others say that it will not be good as yesterday, our hopes and faith is set to be overcome it. thus, it is worth to try to live one more day to be a successful individual.
mutlaka öğrenilmesi gereken dil. özellikle şu yıllarda ingilizce bilmek insana çok fayda sağlıyor. en azından bir işe başvururken bile bir artınız oluyor aga.
tabi öğrenmesi biraz sıkıntılı. neden bilmiyorum benim için pek sıkıntılı olmadı.
daha çok altyazılı dizi , film izleyerek kendi kendime öğrendim ingilizceyi. ya da birazını desem daha doğru olur.
direkt olarak bir ingilizce kursuna gidip öğrenmek pek mümkün değil.
bol bol yabancı şarkı dinlemek , altyazılı dizi izlemek falan kelime öğrenmeyi sağlıyor. ki bir ingilizce kursuna başlamadan önce baya faydalı oluyor bu.