ingilizce konuşurken yapılan salaklıklar

entry214 galeri1
    101.
  1. ingilizce konuşurken genelde telaffuz hatalarıyla kendini gösteren hede.

    Bir muhabbet esnasında konu firavun'a gelmiştir. Ben firavun'u fayrevun diye telaffuz edip kendim dahil herkesi yarmışımdır. Ha doğrusu mu? inan şu an bile bilmiyorum. bilen varsa bir el atsın. *
    ikinci salaklık da dokuzuncu sınıfta başıma gelmiştir. ingilizce kitabından bir diyalog okuyacaktım. Mine diye bir kızın ailesi havaalanından birilerini alıyor filan. Hoca oku dedi. Başladım okuyorum derken mine kısmına geldim.Devamlı mayn (mayın) diye okuyorum. 3-4 kere bu salaklığı yapınca hoca durdurmuştu. Mine diye okursan daha iyi olur diye. Önce ben bi beş altı saniye sonra da sınıf kopmuştu. * *
    3 ...
  2. 102.
  3. sanki gerçekten yabancıymış gibi konuşmaya well.. diye başlamak.. * komik oluyo olum.
    1 ...
  4. 103.
  5. turistlerle muhabbet ettikten sonra 'see you later' demek.

    bidaha nerde görüşüceksek artık. sanki kapı komşum da, hergün rastlaşıyoruz adamla.
    2 ...
  6. 104.
  7. 105.
  8. 106.
  9. sıkı bir pazarlığın ortasında ''what are you thinking about'' yerinde ''what are you talking about'' demek...
    1 ...
  10. 107.
  11. 108.
  12. benimle oyundan bi arkadaş arasında geçen diyalogtur. adam baya ingilizce konuşuyo ilkte Türk olmasından şüphelendim de sonradan inanır gibi oldum fakat şu diyalog geçince aramızda:
    -nice shoot man u re pro
    +oooo thanks bro
    -aq sen türksün başka insan evladı ooo der mi.
    +harbi ya unutmuşm.
    2 ...
  13. 109.
  14. köpekbalığı kelimesinin ingilizcesi* akla gelmeyince, mükemmel türk zekasını kullanıp "dogfish" diye bir kelime bulmak. hahaha. süperim lan.

    edüt: oha başlığı bile varmış dogfish in. benim gibi olanlar süpersiniz lan.
    6 ...
  15. 110.
  16. 111.
  17. 112.
  18. 113.
  19. sözlükten bakılan sözcükleri grammar katliamı yaparak cümle söylemek.
    0 ...
  20. 114.
  21. -do you like go to the cinema?
    -i gon't like.-puahahahah
    2 ...
  22. 115.
  23. morning morning where are you going?

    (sabah sabah nereye gidiyorsun?)

    (bkz: yaşanmıştır) *
    1 ...
  24. 116.
  25. kapıyı tutan arap gence "are you alright?" diye hal hatır sorma girişimi yapmak.
    0 ...
  26. 117.
  27. 118.
  28. isn't your head turning? demişti bi zamanlar tvde bi dans programında sunuculuk yapan bi hatun. (bkz: gamze özçelik)
    0 ...
  29. 119.
  30. arjantinli bir arkadaşımla konuşurken başıma gelen ve 2 saat gülüp, beni mal yerine koyması ile sonuçlanan olay.

    arkadaş= how was your days ?
    ben= i bearly could sleep.

    demek istenilen kelime barely. * benim dediğim kelime bearly. *
    akabinde arkadaşın bana mal mal bakması "shiitt holy shit what" gibi sesler çıkarması.
    0 ...
  31. 120.
  32. türkçe düşünüldüğü için yapılan salaklıklardır..

    edit: iyi de 5dk içinde bu kadar eksi niye anlamadım.. farsça mı düşünüyosunuz?
    0 ...
  33. 121.
  34. mp3(empitri) yerine empiğüç demek. karşındaki kızın mal mal bakması. I will put my favourite empiüç in usb stick.
    1 ...
  35. 122.
  36. ıngılızceyi çat pat bılen bırısının karsındakı turıste bagıra bagıra ingilizce konusması.*
    0 ...
  37. 123.
  38. lise yıllarında sıra arkadaşımın ingilizce bir cümle olan, she is learning to play tennis cümlesini she is learning to play penis olarak okuması akabinde bayan hocadan sessizce çıkan hı sesiyle birlikte arkadaşın ay pardon diyerek cümleyi düzgünce okuması. ***
    2 ...
  39. 124.
  40. he is single
    he is a singer.

    kabul ediyorum, ben de böyle şeyler yaşadım.
    3 ...
  41. 125.
  42. cease fire ı çiz fayır diye telaffuz etmek ve seslendiğin grubu yarmaktır.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük