ingilizce konuşurken yapılan salaklıklar

entry214 galeri1
    76.
  1. feribot saatlerini öğrenmede ve güzel bir otel bulmada yardımcı olunan turistin kibarlıktan kırılarak 'thank you so much' lafına dalgınlıkla 'we were just killing time' yerine 'we are just wasting time' demem, turistin alınarak yanımdan uzaklaşması, benim buna kısa süreliğine anlam verememem, arkasından uzun uzun bakmam.
    1 ...
  2. 77.
  3. guzel bir salaklik ornegi olarak thank you diyecegime fuck you dedim, varsa daha salagi beri gelsin.
    28 ...
  4. 78.
  5. daha iyi anlaşılabilmesi için turistle bağıra bağıra ingilizce konuşmak. sanki bağırınca anlamı değişiyor nan.
    2 ...
  6. 79.
  7. okuldan grade sheet imi aldim.
    Eve geldim konusuyoruz falan ..

    -I got my grade sheet today. dedim
    demez olaydim.O an grade shit gibi telafuz etmisim
    herkes sole bi sasirdi..ne shit i ne oluyor falan..
    duzelttm snra tabi.
    1 ...
  8. 80.
  9. am i helping you, gibi tarihe tarafımdan düşürülmüş hadise.

    Anlatıkmak istenen: Yardım edebilir miyim? Doğrusu: Can i help you?
    2 ...
  10. 81.
  11. derste "mistake" e alternatif bulma şeklinde yapılan bir vocabulary çalışması...
    kurbanımız kendinden emin bir şekilde kalkıp "eğrör" (error) der. mesut yılmaz ingilizcesinden hallice olan pronunciation durumunu gözler önüne sermiş olur böylece.
    0 ...
  12. 82.
  13. pencil opener demistim bikeresinde, japon elemanda kalemtras vermisti.
    2 ...
  14. 83.
  15. bu seferkini ben yapmamis olsamda gayet guzel bir ornek, kiralik ev ararken arkadas ev sahibinin sorusu uzerine, iki erkek kalcaz demek icin, me and my boyfriend demisti, are you normal diye biseyler soyluyordu eleman ben telefonun kapama tusuna basmaya calisirken.
    0 ...
  16. 84.
  17. 1-)how old are you? soru cümlesinin yerine how are you? soru cümlesini kullanmaktır.
    2-)ortamda ilgi cekmek için ilk geldiginde selam,merhaba gibi karşılaşma cümleri yerine ortamdaki en güzel kıza dönerek whatsup man demektir.
    2 ...
  18. 85.
  19. 86.
  20. amerikalı bir arkadaşla tv izlerken yaptığım salaklıktır:
    a:arkadaş
    b:ben

    tv de hastası olduğum Türk bir mankenle alakalı bir haber çıkar.

    b:i love this girl
    a:who is she?
    b:she is a menkın*..!
    a:what???
    b:ahaha sorry she is a model euahheha.
    50 ...
  21. 87.
  22. çatır çatır akıcı bir şekilde konuşurken hiç bozmadan rakamları türkçe söylemek.
    2 ...
  23. 88.
  24. her his gibi ifadeleri karıştırmak genelde ani cümle kurarken olur, 13 14 gibi sayıları 30 40 gibi telaffuz etmek.
    0 ...
  25. 89.
  26. john isimli ingilizce hocası hödö'yü bir kaç gün yok yazmıyacağını söler ve olaylar gelişir:

    hoca: ok, I wont mark you absent for that days..

    hödö: walla alnından öperim seni! * *
    hoca: *...

    hödö: I mean thx you so much for this...
    2 ...
  27. 90.
  28. Bağırırsa karşısındakinin söylediklerini anlayacağı hatasına düşmek. Aynı hata, yabancıya bir şeyi, anlamayacağını bile bile Türkçe anlatmaya çalışırken de söz konusudur.
    0 ...
  29. 91.
  30. 'how are you?' ile 'how old are you?' cümlelerini karıştırmak...
    1 ...
  31. 92.
  32. nasreddin hoca was says; 'mayaliying in the lake'

    (bkz: var mısın yok musun cem yılmaz) *
    0 ...
  33. 93.
  34. arkadaşa misafirliğe gidilmiştir. o aralar sınıfta sırf ingilizce konuşulan bir ingilizce kursuna gidildiği için yanlışlıkla türkçeye arada ingilizce kelimeler serpiştirilir. derken arkadaşın annesi mısır getirir. mısır tanesi konuşma sırasında fırlar vee.. siz arkadaşınızın annesine utana sıkıla
    -oow i'm sorry
    dersiniz. kadın noluyo bu küfür mü etti diye bakarken siz yerin dibine inmişsinizdir bile.
    arkadaşınız hava attığınızı sanar, annesi sizi anlamaz off rezil bir durum.
    0 ...
  35. 94.
  36. 4-5 cümle öğrenip, aksan yapacam diye cümlelerdeki r harflerini telaffuz etmeme ya da doğal olmayan bir şekilde yuvarlama tutkusudur. * *
    1 ...
  37. 95.
  38. (bkz: I go you go we go)
    Fine thanks and you 'yu şöyle söylemek

    Fuaaayynn tieennks ennnn yuuuuu ?
    (bkz: aksanına bok sıçayım)
    0 ...
  39. 96.
  40. --spoiler--

    --spoiler--

    Adam katila katila gülüyordu : The man was laughing joining by joining
    Can bogazdan gelir : John comes from Bosphorus
    Dik dik ne bakiyorsun öyle : What are you looking perpendicular perpendicular like that
    Egri oturalim, dogru konusalim : Let's sit italic,let's talk correct
    Ekmek elden, su gölden : Bread from hand, water from lake
    O güzelim vazo tuzla buz oldu : That my beautiful vase became ice with salt nd
    Gözün mosmor olmus : Your eye has become puspurple
    Siraya gir : Enter the desk
    topla gel : come with the ball
    boğazıma patlamış mısır kaçtı : exploded egypt has escaped to my bosphorus
    kapıyı aralık bırak : leave the door december
    tavuk döner : chicken translation
    içli köfte: sensitive meatball
    temiz aile kızı: clean family girl..

    --spoiler--

    --spoiler--
    5 ...
  41. 97.
  42. "ali can use car." cümlesindeki 'can' kelimesini isim sanıp "alican yus kar." şeklinde okumaktır.
    1 ...
  43. 98.
  44. I think ... derken t ile h nin birleşmesi sonucu etrafa tükürük saçmak*
    3 ...
  45. 99.
  46. 100.
  47. let's from overthere => hadi oradan....
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük