ingilizce konuşurken yapılan salaklıklar

entry214 galeri1
    26.
  1. -çocuklar şu cümleyi ingilizceye çevirmenizi istiyorum. ali hergün okula gider.
    +hocam ben söleyebilirmiyim?
    -evet tabi. söyle bakayım.
    +ali to school expense every day.
    1 ...
  2. 27.
  3. geliştirilen muazzam kelime haznesinin ardından, grammer namına bi b.k bilmemektir.

    bana kalırsa - if it is stays to me
    3 ...
  4. 28.
  5. "define" yazısını veya"can pare" yazısını difayn ve kenpayır diye okuyup ,ne alaka dedirten olaydır.
    2 ...
  6. 29.
  7. iki turist gördüm diye kendini ingiliz sanıp şiveli konuşmaya çalışırken şebek durumuna düşmek.
    2 ...
  8. 30.
  9. hava alanında check-in yaptırdıktan sonra görevliye "çok thank you" demek...
    1 ...
  10. 31.
  11. herhalde en şatafatlısı ayşe arman'ın "congratulations hadisesi" dir.***
    2 ...
  12. 32.
  13. size 'merhaba' diyen konsolosluk görevlisine 'hi' demek..
    (bkz: kendimi asla affetmeyeceğim)
    3 ...
  14. 33.
  15. adres soran bir yabancıya right ve left dışında birşey bilmeyen birinin, doğru devam etmesini soylerken go demesi.

    + ıııı bak, raaaaayttt yes raaaayt sora left,taam mı? okkeey?

    - ok.

    + ok ... ıııı raytttt sora yukarı gitcen gooo gooo.
    1 ...
  16. 34.
  17. ibrahim tatlıses'in son şarkısında "one two three foro" demesidir.
    1 ...
  18. 35.
  19. amerikan aksanıyla konuşmaya çalışıp dakikada 2 kelime söyleyebilmek.
    1 ...
  20. 36.
  21. konuşurken havaya girip harfleri yutayım derken saçmalamak. aksanlı konuştuğunu sanarsın ama karşındaki hiç bir şey anlamaz. genelde ilk defa ingilizce konuşan biri yanında ingilizce bilmeyen başka biri daha varken özentiliğinden yapar bunu.
    1 ...
  22. 37.
  23. tanışmaya gidilen iki hatuna kola ikram edileceği zaman cola yerine coke demek. "do you want two big cokes* because here is too hot bik bik bik" demek. kızların gülüşmesi sonucunda ağlamak utanmak.*

    sunum yapılırken türkçe kelimelerden bahsederken ingilizcenin içi,ne sıçmak. örneğin; "when you look to the benches, you see some writings like "ayşe I love you" or ııııı aaaaaaa... işte you know these bik bik bik...*
    2 ...
  24. 38.
  25. 39.
  26. geçen yaz dream tv, rock n coke konserlerinde, artistler sahneye çıkmadan evvel, artistlerle röportaj yapıyordu. placebo sahneye çıkmadan evvel, brian molko bir kadın spikere** röportaj veriyordu.
    röportaj sırasında ingilizce konuşan spiker neredeyse 30 kere laf arasında "yani" dedi..
    4 ...
  27. 40.
  28. ibrahim tatlıses in yaptığı bir hadisedir.
    -van
    -tu
    -tiri
    -forroooooo
    3 ...
  29. 41.
  30. ııı demek yerine ingilizler gibi ammm demek.
    3 ...
  31. 42.
  32. ovov un 1. arkadaşı amerika ya giden 2. arkadaşı arar. telefona çıkan 2. arkadaşı tanıyamaz ve:
    -hi! hedeyle görüşebilir miyim?
    der. 2. arkadaş yıkılır.
    0 ...
  33. 43.
  34. -abi ya avusturalya macirastan ı ingilizce nasıl yazıcam?

    - australia macahristian ( eğustuhralyae meaceğristian )
    1 ...
  35. 44.
  36. Bir üniversitenin hazırlık sınıfında geçen diyalog:

    -What's your father's occupation?

    -Immmm... Yes.
    3 ...
  37. 45.
  38. him, his, her, our, us... arada bir karışabiliyor.
    örneğin; karşındaki adama his falan...
    ayrıca; (bkz: towards morning) *
    1 ...
  39. 46.
  40. ingilizce bilmeyen bir adamın sevgilisine jest olsun diye, nothing hill filminin türkçeye çevrilmiş hali olan "aşk engel tanımaz"ı,nothing hill nigar, diye oracıkda uyduruvermesi.
    0 ...
  41. 47.
  42. 48.
  43. 49.
  44. bir turist grubunun oturduğu masanın yanından geçmeye çalışılırken geçecek başka yer de olmadığından turiste bebek arabasını çekmesi rica edilecektir. öncelikle onlara ait olup olmadığı sorularak nazik olmak istenir.

    ve aniden pushchair ile yine ingilizceden gelen buggy birbirine karışır..

    "excuse me, is this your pussy?"

    ardından, donakalan bir lady rea, şaşkın bir masa..
    8 ...
  45. 50.
  46. ingilizce konuştuğunu unutup, türkçe konuştuğunu zannetmek.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük