eziklik hissettiren durumdur. hele grammer'i çok iyi olup da konuşamamak ayrı eziklik hissettirir. önüne kitap versinler çevirirsin ama turist yol sorduğunda cevap veremezsin arkadaşların güler ama anlatamazsın anlayamazlar
Cehalet değildir. Çok da önemli değildir. Türk genci yurtdışına giderim umuduyla ingilizce eğitim görüyor. Fakat bu ingilizceyi kullanan kişi sayısının % 0.004 civarında olduğu kanıtlandı. 3-5 kelime tarzanca öğrenmek için Türkçemizi yozlaştırmayalım.
günümüzün teamülleriyle bireysel manada elzem olan bi durumken , genel klişeleşmiş milliyetçi reflekslerimize nispet olurcasına ingilizce bilmek toplumumuz ve kendi lokal uygarlığımızı anlatabilmemiz için de lazım. senin bi çinliye hintliye kendini anlatmak için türkçe bişi ifade etmemektedir. ama ingilizce sayesinde uzaklar yakın tepeler düzlük olmaktadır. ingilizceyi ne için öğrendiğimiz bu noktada hayati önemine önem katar. ister karı kaldırma amaçlı olsun ister turistlere rehberlik etme olsun ya da bilim insanının mevcut sistemde kendini ifade etmesi olsun. sığ sularda kalmayıp okyanusları aşmanın bu çağda beğenin ya da beğenmeyin tek küreği ingilizcedir. tabi bugün bu basit anglosakson dili bile tek başına yetmez misal bi çincesiz ya da ispanyolcasız da uzun vadede avcumuzu yalayacağımız gün gbi ortadayken. dil öğrenmek heleki ingilızce gbi dünyaya mal olmuş bi dil öğrenmek köleleştirmez , aksine ufkuna ufuk katar. seni yozlaştıran dil değil yetersiz milli bilinçtir.
bu konudan muzdarip bir arkadaşın ingilizce öğretmeniyle aralarında gelişen diyalog:
arkadaş: i go shopping.
hoca: (şopin' demen gerekir anlamında) hayır hayır. oradaki g'yi çıkar.
arkadaş: (birkaç saniye bekledikten sonra) i o shopping.
ingilizceyi bilirsen pesinden mina koduklarim ingilizce disinda bi dil istiyorlar. yasayan bir bati dilinden birini de bilecen, ingilizce yetmez diyor durzuler. o bakimdan en iyisi bu. ingilizce'yi dahi bilmemek. cahllik mutluluktur demis vatandas.
türkiye'de çok da garip olmayan durumdur. bir devlet okulunda verilen ingilizce eğitimi, ancak kendinizi ifade etmenize yetecek derecededir. kendi aldığım eğitime baktığım zaman şöyle bir tablo çıkıyor: 4. sınıfta ingilizce dersi almaya başladım. lise birinci sınıfa kadar ingilizce dersi almaya devam ettim. lise 2'de ve 3'te ingilizce dersi görmedim. sonra üniversiteye başladım ve fakülteye geçebilmek için yeterli bir seviyede ingilizce bilmek veya hazırlık okumak gerekiyordu. ingilizce yeterlilik sınavına girdim ve tabii ki geçemedim ve hazırlık sınıfına başladım. gördüm ki o kadar sene ingilizce eğitimi almama rağmen aslında hiçbir şey bilmiyormuşum. sonra, acaba sorun bende mi diye düşünmeye başladım ama diğer derslerim gerçekten iyi olduğu için sorunun bende olmadığına kanaat getirdim. hazırlık sınıfında, tamamıyla sıfırdan başladım ingilizce öğrenmeye ve hazırlık sınıfını bitirdiğimde ingilizce seviyemi yeterli bir düzeye çıkarabilmiştim. böylece, bir kez daha gördüm ki iyi bir ingilizce eğitimi verilmiyormuş ülkemizde.
5 sene ingilizce dersi alıp hâlâ başlangıç seviyesinde olmam birçok şeyi gösteriyordu. ama sorun kesinlikle bende değildi. aynı okullarda okuduğum birçok arkadaşım aynı sorundan muzdaripti. yine de her okul aynı değildir diyerek sözü bağlamak istiyorum. özel okullarda verilen ingilizce eğitimi çok üst seviyede. her aile, çocuğunun iyi bir eğitim almasını ister. her aile, yeterli paraya sahip olup çocuğunu özel okula göndermek ister. ama kim bilir ülkemizin yüzde kaçı bunu başaramıyor. bu yüzden de ülkemizin çok büyük bir bölümü, sözde ingilizce eğitimi almasına rağmen iki kelimeyi bir araya getiremiyor.