bizlere ölümü hatırlatan yazar.
allah rahmet eylesin, yakınlarına sabır ve metanet versin.
farkında olmadan da bize göstermiştir, yarın bırakıp gittiğimizde arkamızdan neler denileceğini. bir insanın ölümünün üzdüğü kadar içinde bulunduğumuz pislik durum da üzücü.
ruhuna fatiha okuyun da en azından serinlik verin ona. belki ihtiyacı olan şey budur. rabbim hesabını kolay kılsın. amin.
tesellisi olmayan bu acıyı yaşayan sevenlerine sabırlar dileyip umut ettiği huzura kavuşmuş olduğunu ummduğum yazar arkadaşımız. toprağı ve ışığı bol olsun , allah rahmet eylesin...
hayat garip / hayat boktan...
yaşasın bir süre. seversin sevilirsin aşık olursun nefret edersin. bağlanırsın, koparsın, kopamazsın...
iyi kötü yaşarsın işte yani şu boktan ve içine sıçılası dünyada..
sonra bi gün olur, kader vuku bulur, zamanın gelir, vaden yetmez yada içine sıçarım deyip kendin doldurursun boşlukları ve kıt die gidersin...
sonra arkanda aşklar kalır...
söyleyemediğin sözler, kurmadığın cümleler, tatmadığın beyaz peynirler, hayaller, umutlar ve daha bir çok şey...
ve sevenlerin vardır, sana üzülenler, niye diyenler, neden diyenler, nasıl olacak şimdi, yani artık yokmu, yani artık ... ve boğazda düğümlenen kelimleler...
ve dünya o kadar boktandır ki aslında durduk yerde üzülen herkez kendince cevaplar üretir. söylediklerinden yazdıklarından nedenler niyeler yaratır. amerikayı yeniden keşfeder...
bir yanda senin için üzülen ve yıkılan ve perişan olan ve hayatı darmadağın olan ve bir daha kolay kolay toparlanmayacak olan vardır ,/, diğer tarafta dedikodusuna it gibi niye gittiğini neden gittiğini nasıl gittiğini merak eden senaryolar yazanlar...
ve sen gidersin, arkandaki hiç bir şeyi düzeltemeden...
gidersin usulca ve gözlerini kapadığın andan itibaren bir daha sabah olmayacaktır. bir daha günaydın demiyecektir, kimse, sana bir daha iyi geceler, demiyecek üstünü ört, demiyecek hadi kalk artık demiyecektir...
gidenin yada yanında olanın yada her ne sikim şekildeyse sevgilinin yüzünü bi daha göremeyeceksindir bi daha. bir daha elini tutamayacaksındır...
gözlerine bakarak seni seviyorum diyemeyeceksindir, onun söylemesini duyup iliklerine kadar titremeyeceksindir...
birdaha karpuz çekirdeğim demiyeceksindir kimseye. birda hacı bi sigara ver olmayacaktır... hiç bir beyaz peyniri tadamayacaksındır bir daha...
ve komik işte lan anlasana arkandan aaa noolmuuuş kaç yaşındaymıış nie ..... diyenler olacak...
ananı sikeyim be dünya...!
ve dostum, hiç tanışmamış da olsak ve aynı dakikalarda aynı yerde bulunmamış dahi olsak, hatta hiç bir yazını görmesemde, hiç bir yazımı dahi görmesende, yaşadığın hayatın en kralı olduğunu düşünüyorum. yaşadığın dünyanın en güzel yer olmadığını bilerek...
dünya böyle bokpüsür be dostum. sen yırttın paçayı. sen kurtardın kendini bu sevginin bile üç kuruştan değersiz olduğu boktan yerden...
yolun açık olsun...
nickaltına 200'den fazla entry girildiğini görseydi, gülme krizine gireceğine emin olduğum yazar.
başka bir sözlükte tanışmıştım onunla, 1 hafta sonra tam 1 yıl olacaktı hatta...
acı tatlı, güle oynaya bir seneyi devirdik birlikte. buluştuk, çay içtik, dedikodu yaptık... sınav çıkışı beni sakinleştirdi...
haber geldiğinde inanmadım, saatlerce aksini duymak için bekledim. ama doğru... ve doğrular can yakıyor...
önce sözlüğün duyarlı yönetimine ve yazarlarına teşekkür ediyorum... ve sonra ablama tanrıdan rahmet diliyorum...
huzur içinde uyu heaven'im... içemedik bir türlü karşılıklı... belki... kim bilir?
kendisini tanımıyordum ama umarım şarkıda da dediği gibi şu anda cennete giden merdivenleri çıkmakla meşguldür. mekanı cennet olsun.
(bkz: stairway to heaven)