hoca sınavlara hazırlık kitabı verdiydi derste, hiçbişi anlamadım.. bari resim yapayım dedim. kızdı adam, resim 2 geldiydi.. dedim sikerler.. gittim yetenek sınavıyla marmara üni. içmimarlığa 10. olarak girdim.. 2 hafta önce de mezun oldum..
kağıdın üst tarafına yapılan sıradağlar ve ne hikmetse dağın tepesinden 0 noktası belli olmayan resimin bir yerine kadar inen şelale onun yanına sikindirik bir ev ve yanında dümdüz bir ağaç, ağaçtan da büyük iki ayçiçeği ki bazen maviye de boyanabilir sonra resmin en zevkli bölümü olan kuş yapma evresi ardından yapacak bir şey bulamayınca bi iki kuş daha, sonra birbirine bakamayıp hep bana doğru bakan iki çocuk, biri kız biri erkek ki erkeğin saçsız kel olması muhtemeldir ve hocadan alınan 2.
daha birinci sınıfta çizdiğim saçma sapan bir yıldız ve kuş resmine hocam gelip de ''aferin çocuğum. sen ne kadar güzel resim çiziyorsun.'' demişti. taşak mı geçiyor yoksa övüyor mu anlamamıştım. hatta başlarda tırsmıştım kafama filan vurmasın diye. meğersem resmi çok sevmiş. hala düşünürüm o resmi nasıl beğenir diye.
ilkokul beşinci sınıftayken de hoca ödev vermişti. evinizde resim çizin getirin diye. ben de anneme çizdirip getirdim verdim hocama, neyse ertesi gün hocam gelip, resim yarışmasında ilk beşe mi ona mı ne kalıp (tam hatırlayamadım) dereceye girdiğimi söyledi. daha sonra tüm dereceye giren çocukları bi sınıfa toplayıp birinciyi seçeceklerdi, içimden şimdi sıçtık diye iç geçiriyordum. finalde de bi dağ, bi ev bi de güneş yapıp vermiştim. sonra da anladım ki okul sonuncusu bile benden daha iyi resim yaparmış.
velhasıl, resim derslerini bir türlü sevememişimdir.
hocanın tahtaya afedersiniz tarrak gibi bir manzara resmi çizmesi, çocuk aklıyla * onu cok begenip alkışlamamız, hocanın götünün kalkıp resimle ilgili bir ton anı anlatıp kafa şeetmesi. yıllar sonra hatırlayınca surata gelen salakça gülümse.
şişman göbekli bir resim öğretmenimiz vardı.. sürekli ufuk çizgisinden falan bahsederdi o zamanlar bi bok anlamazdım.. iyi insandı ama hepimize 5 verirdi..
boş devasa sayfayı asimetrik biçimde küçüklü büyüklü parçalara çizerek ayırmak ve o parçaların içine minnacık spiraller çizerek doldurmak. bi nevi çin işkencesi olan bu aktivitenin bi amacı varsa lütfen şahsımı aydınlatın. resim dersinden daha da nefret etmek dışında hiçbir işe yaramamıştı.
tabii sabah 4e kadar annemle tamamladığımız korkunç aktivitenin küçük kardeşim tarafından sabahın 5inde paramparça edilmesi de etkili olmuş olabilir. annemle oturup deli gibi ağladığımızı hiç unutamam. lanet olsun sana asimetrik çizim lanet olsun size mikro spiraller.
sarıyla başlayıp mavi ve en son mora kadar 7-8 renkten kalın dikey çubuklar çekip ardından bütün kağıdın üzerinden siyah pastel boyayla geçtikten sonra makas veya sivri bir kalem ucuyla çizilen şekillerin rengarenk çıkması. ehe, güzeldi tabii.