izletilen eski tablolu slaytlar, istikrarlı bir şekilde sürekli unutulan gereçleri arkadaşlardan temin etmek, büyük bir sallamışlık sonucu geç getirmekten 75 alınca notu 5'e çekebilmek için ek ödev yapmak, bir derste resim kağıtlarına düz çizgi çekin deyince pastel boya kabımı alıp boydan boya düz çizgileri sıraladığımı da görünce iyice köpüren ve kızgın yüz ifadesiyle bir anda parlayacakmış gibi dolaşan aslında temiz kalpli bir insan olduğu yeni fark edilen yılların eskitemediği bayan resim öğretmeni. *
(bkz: vincent van gogh)
(bkz: picasso)
sınıftaki çoğu öğrencinin kağıdına kedi, köpek, koyun, inek, çiçek, böcek çizmem. herkes bana koşardı o zamanlar resmim güzelmiş. hatta orta okulda dönem ödevini bu dersten almıştım. matematiğimin bir ayağı çukurda iken hocamın isteğiyle resim-iş dersinden dönem ödevi alarak bu alanda kırılması zor bir rekora imza atmış bulundum. ancak ekspresyonizm konulu dönem ödevini teslim ettikten sonra hocamın tüm okula örnek olarak göstermesi yine de benim koltuklarımı kabartmıştı.
çoğu kişinin sadece karnesinde tek tük 5 i olan dersler arasındadır ki zaten bu dersler iki tanedir diğeri de beden eğitimidir ve hala belli bir temele oturtulamamış güzel ülkemin ... eğitim sisteminde pek de yeri olmayan gereksiz bi derstir. en sinir bozucu olan da derse fen bilgisi öğretmeninin girip kendinin ressammışcasına öğrencilere hal ve davranış bozuklukları göstermesi.
Cemaat okulundaydım o zamanlar hoca bize cenneti çizin demişti, bi arkadaş Allah'ı çizmişti.
Ben ise:
-Allah kağıda sığmaz taam mı salak belki büyük kocaman kartonlara sığar.(o günden bugüne hiç arkadaşım olmadı).