ilk starbucks tecrübesi

entry243 galeri4
    125.
  1. utançdır. yani ben hiç gitmedim gitmeyi de düşünmüyorum.
    "m2ye 20 concon 20 tiki düşüyor orada, hayatta gitmem" diyenler bile gidiyor korkuyorum sözlük.
    0 ...
  2. 126.
  3. -bana böyle kahvesi az sütü bol şekerli bir şey verir misin?
    +cafe mottalette çikimotte nigatte olur mu?
    - yok olmaz. kahvesi az sütü bol şekerli bir şey istiyorum.
    +haa o zaman tamam.
    0 ...
  4. 127.
  5. öyle sakil sakil hareketler yapıyordum ki mekandaki herkes kalkıp, kahkahalarla gülüp, beni dışarı atacaklar sandım. ama o kahveyi içtim. *
    vesselam...
    0 ...
  6. 128.
  7. adını söyleyebildiğim en ucuz şeyi almıştım: latte.
    0 ...
  8. 129.
  9. anlatılması gereksiz olan tecrübedir. sanırsam bu başlığa ikinci kez entry giriyorum ama tekrardan yazmadan geçmeyeceğim "lan sen nasıl bir eziksin. bu nasıl bir seydir böyle ? aldığın bir kahve, sakin ol şampiyon."
    2 ...
  10. 130.
  11. lisede okulumuza italyanlar gelir ve arkadaşlar bu bebeleri starbucksa götürmeye karar verirler. bende gittim tabi maksat ingilizce laf edelim. daha önceden starbucksa hiç gitmemiş, amerikanın uşağı değilim ulen diye peşkeş çekmiştim. gittim tabi bakıyorum ne içsem diye. ingilizcemin iyi olmasına rağmen karşımda türkçe menü görmek isterim ama adamlar tutturmuş frabbe yok americano falan. bende bilmediğim bir şey sipariş ettim. en son siparişi ben verdiğim için, benden önce kahvelerini alan arkadaşlara bi bakıyorum karşıda masanın üzerindeki şekeri alıp alıp boşaltıyorlar. ben de aldım kahvemi gittim şekeri dökmeye. elemanın biri ''hanfendi kahvenizde karamel var zaten gerek yok şeker koymanıza'' dedi. ben de belli etmiycem ya illa ilk gittiğimi, ''şeker hastalığı var bende heheh'' dedim ve geçtim yerime. gerçekten hala o konyanın şeker tarlası tadındaki kahveyi asla unutamam.
    3 ...
  12. 131.
  13. starbucks'a ilk amerika'da gitmistim.

    ben : I want a small caramel machiatto

    garson :you mean tall.

    b : no, no. i want small.

    g : so you want tall.

    b : i want the smallest one.

    g : tall is the smallest one.

    b : vay amk. rezil olduk.
    9 ...
  14. 132.
  15. yoktur öyle bir tecrübem. türk markası kahve dünyasında içerim kahvemi.
    gidip emparyalistlere para yedirecek göz mü var bak bakıyım.
    3 ...
  16. 133.
  17. 6-7 sene önce kadar. sevgilim arkadaşlarıyla oraya oturmuş, beni de çağırdı. zaten zengin kızı olduğu için bu tarz yerlerde takılırdı. o zaman da antalya'ya starbucks yeni açılınca soluğu orada almaya başladılar falan. neyse gittim, oturdum masalarına. arkadaşlarıyla tanıştım, bir sigara yaktım falan derken içeri geçtik sipariş vermeye. zaten baktım garson falan gelmiyor, dedim galiba kendimiz gidip söyleyeceğiz. kahveler hakkında da hiç bir fikrim yok. tabi önce davranarak ''ne alacaksın'' dedim hatuna. hatun frappucino falan dedi üzerine bişeyler daha söyledi kenara geçip broşürleri okumaya başladı. bana sordu, aynısından diyip kurtarayım paçayı dedim ama kadının soruları bitmek bilmiyor. vay efendim karamelli mi, hangi boy olsun, bilmem ne. ulan ilk defa gelmişim hangi boyların olduğunu bilmiyorum ki. içeceğim şeyin ne olduğunu bilmiyorum kadın bana karamelli mi sütlü mü diyor. o zamanın parasıyla da 16 lira aldılar 2 kahveye. ondan beri de bir kere bir arkadaşımın aşırı ısrarı yüzünden starbucks'a gittim, bir daha da önünden bile geçmedim. hatunla da ayrıldım zaten. *
    3 ...
  18. 134.
  19. starbucksın normal bi cafeden bir farkı yok. sadece kahveleri daha lezzetli. isimleri biraz karışık. ama imam bayıldının garip gelmediği yurdum insanı bir white chocolate mochayı büyüttüde büyüttü. öyle jonjonlu bişey değil abi. normal bildiğin kahve içmek için oturulan bir cafe. dkasşldaç. manyakmısınız ilk tecrübenizi falan yazıyorsunuz. aaaa.
    0 ...
  20. 135.
  21. starbucks'ı elit bir yer olarak gören, popülarite kavramı içine işlemiş, orada sadece kahve içildiğini anlayamamış kişilerin sayesinde toplumda diğer gereksiz şeyler gibi büyütülen bir yerin "tecrübe" olarak gösterilmesidir.

    bir olayı yoktur, kahve içilir, çıkılır.
    0 ...
  22. 136.
  23. Oraya giden insanların hepsinin neden dimdik oturduklarının anlaşıldığı tecrübedir. Gitmeden önce genelde kibirden dolayı dimdik oturulduğu sanılır. Sonradan anlaşılır ki, meğer boğazlarına kadar giren kazığın içeride kırılmaması içinmiş!
    2 ...
  24. 137.
  25. kapağı açıp şekeri doldurmak işte bu akla gelmez bir türlü tatsız içersin o kahveyi.
    2 ...
  26. 138.
  27. 4-5 yıl önce validebağ devlet hastanesi'nde muayene olduktan sonra eve dönmek üzere minibüs durağına doğru yürüyordum. aniden şiddetli bir yağmur başlamıştı. bende ilk gözüme kestirdiğim yer olan starbucks'a girdim. ne içsem diye düşünürken kelimeleri yutarak konuşan ve orada çalışan bir hanım kızımız bana karamelli kahve önerdi. kabul ettim ve içtim. zıkkımın kökünü içtim, cehennemin dibini içtim, ziftin pekini içtim...
    7 ...
  28. 139.
  29. kendimi starbucks'a girince yabancı ülkede tek başıma kendini bilmez halde saçma sapan bir ruh halinde hissediyorum. kahve dünyasını bu yüzden tercih ediyorum.
    1 ...
  30. 140.
  31. polis çevirmesine girmiş hissi uyanmasıdır.
    1 ...
  32. 141.
  33. 2 lahmacun sarıver yeğen, ayranını da katıver.
    hönk.
    0 ...
  34. 142.
  35. 143.
  36. en çok wc şifresi zorlamıştı. * başka da bir numara yok.
    1 ...
  37. 144.
  38. bi grande latte alabilir miyim diyen insana özenmiştim. bi de şiveli şiveli söylemez mi... bi orta boy latte hazırlasana topraam demek bizim halka daha uygundur halbuki
    1 ...
  39. 145.
  40. hiç kimselerin, hiç bir şeye gidip, kendini bir şey sanmaları hadisesidir.
    0 ...
  41. 146.
  42. hiç olmadı. amerikan markalarına karşı biraz alerjim var.
    ingiltere de okurken de hiç gitmedim oralara. yerel, küçük sıcacık kahve dükkanları her zaman favorim olmuştu. türkiye de iken zaten niye gideyim. güzelim türk kahvemiz var.

    başlık zaten reklam amaçlıdır. olmamasını isterdik orası ayrı.
    0 ...
  43. 147.
  44. ''kazık seni çağırıyor'' sloganını aklıma getirmiştir.
    1 ...
  45. 148.
  46. starbucks'a gitmeyi çok önemli görenlerin abarttıkları hikayelerdir.hatırladığım kadarıyla starbucs'a, ilk olarak 2004 yılında gitmiştim. doppio espresso içmiş ve espresso browni yemiştim ( yememişte olabilirim ). öğrencilik hayatım boyunca esspresso eşliğinde camel soft içip arkadaşlarımla sohbet etmek için gittiğimiz bir yerdi starbucs. hepimiz ya orta halli ya da normal zengin ailelerin çocuklarıydık sosyete falan değildik. starbucs'ın bu kadar abartılmasına anlam veremeyenlerdenim. türkiye'de son şubesini de kapatsa da, gloria jeans bile starbucs'tan daha iyi kahve yapan ve daha iyi servis yapan ( en azında kahvenizi gidip siz almıyorsunuz ), daha kaliteli bir cafeydi.
    3 ...
  47. 149.
  48. ilk defa gittik dört kişi. aldık içecekleri falan oturduk masaya. bizim arkadaşın sakarlığı tuttu bir vurdu bardağa her yer kahve. kaçtık başka masaya kadın o masayı 8 kere sildi kalktık kaçtık ordan kadın silmeye devam ediyordu.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük