gönülde gizli bir sığınaktır, kimileri içinse bir mabed, dua makamı. her kafan karıştığında bakışın bulandığında fikrin şaştığında aklının taşları yerinden oynadığında ararsın onu. özlersin gözlersin. hayatın her keşmekeşiyle haşır neşir olduğunda her karmaşıklığında o ilk duyguyu berraklığı netliği ararsın. hiçbiri onun kadar katışıksız olmamıştır olmayacaktır çünkü. aradan geçen zaman ne kadar uzun olursa olsun mesafeler ne kadar uzarsa uzasın gönlünde bir parça halen nöbet tutar belki onun için. belki birgün yine yolu düşer diye. seni caydırmak isteyenler onu özlemeni sana yakıştıramayanlar da olacaktır elbet. onlar da "takma kafana" şeklinde ucuz ve bayağı teselli cümlesinden fazlasını bilmezler.
insanı en savunmasın en masum anında yakalayan aşktır. Genellikle çoğu insan en büyük acılarını da en büyük mutluluklarını da bu aşkla yaşar. Çoğu kedi gibi masum insan bu ilişki bittikten sonra aslan gibi hırçın ve yırtıcı kesilir. Ve asla bir daha böyle aşık olamazsınız.
samimi ve içtendir. ilk aşkını yıllar sonra gördüğünde kendinden bile iğrenebilirsin. zira küçükken çok güzel görünenler, büyüdüklerinde bir sikime benzemeyebiliyorlar.
bir ilişki yaşanacaksa o süre zarfında yaşanmalıdır. bilmemkaçyıl(5) sonrasında duyguların tekrar depreşmesiyle başlanan ilişki eski aşkının tadını vermez. ilk günler uçarsınız sonra ben aslında sevmiyorum diye düşünürsünüz. bırakın ilk aşk olarak kalsın,devamı gelmesin.
platoniktir, yıllar sonra d&r'da gördüğümde avuçlarımın terlemesine neden olandır. arkasından utangaçlığını skiyim ne diye konuşmadın dedirtendir, pişmanlıktır.
(bkz: yalnızım sözlük)
ilk aşk demek, keşkelerle dolu bir yığın cümle demektir. Aynı zamanda o masumluk, saflık bir daha hiç bir aşkta bulunmayacaktır. Başkadır ilk aşklar...
unutulmaz olandır. fakat zamanla her şeyi unuttuğumuz gibi onuda unutabiliyoruz. hatırladığımızda ise sadece ufak bir tebessüm ve keşke demek geliyor içinden.