Bir zamanlar afrikaya gidip orada iyi top koşturan gençleri toplayıp Türkiyeye getiren ve daha sonra da bunların bizim güzide enayi kulüplerimize kakalayan şahsiyet.
her ne kadar antipatik bir adam olsada yaptıkları imrenilecek cinsten. düşünün adam 70 bin liraya takım alıp degerini bir kaç yılda 3 milyona yaklaştırabiliyor. veya 100 bin liraya futbolcu alıp milyon dolara satabiliyor. başarı şampiyonluk umrunda bile degil para para para. iyide kazıklıyor adam.
1985-1986 sezonunda Bursaspor'dan şike teklifi aldığını ve reddettiğini ve maçın 2-2 biterek Bursaspor'un o puanla ligde kaldığını daha sonra Bursaspor başkanının kendisine o maçta 2 futbolcusunu satın aldığını söylediğini ve bu futbolcuların Halil ibrahim ve Zlatko olduğunu iddia etmiştir. Ancak 1985-86 sezonunda 2-2 biten karşılaşmada Halil ibrahim Bursaspor'a bir gol atmış ve Zlatko da oynamamıştır. Ayrıca cavcav 1985 yılında 50 milyar teklif edildi demiştir. Maç 1986 yılında oynanmıştır ve de o yıllarda 50 milyar tl gibi bir para teklif edilmesi çok gülünçtür. Artık futbolu bırakması domates falan yetiştirmesi gereken gençlerbirliği başkanı galatasaray taraftarı şahsiyettir.
ölüm döşeğinde olduğu şeklindeki yalan haber ankaragücü'ne birileri tarafından iletildikten hemen sonra ikinci devrede antalya'nın ankaragücüne attığı golle kümede kalan takımın başkanı.
küme düşen hacettepe'nin ardından dünkü maçların 70.dakikasına kadar gençlerbirliği'nin küme düşme hattında olması gördüğümde herhalde kalp krizi geçirmiş şu anda hastanededir diye düşündüğüm gençlerbirliği başkanı. allahtan antalya attı da kurtardı gençler'i yoksa gidiyodu adam.
1935 Ankara doğumlu futbol ve iş adamı.gençlerbirliği spor klubünün 32 yıllık duayen başkanı.dedesi raşit cavcav 93 harbini mütekip kosova'dan ankara göç etmiş değirmenci.Amcası tayyar cavcav galatasaraylı milli futbolcu.kendiside galatasaray taraftarı olan cavcav gençliğinde mamak spor,ptt ve bahçeli gençlik kluplerinde top koşturmuş.
13 mart 2008 itibariyle aziz yıldırım ın kulüpler birliği başkanı olması sırasında ve sonrasında hafiften yalama olmuş hissini uyandıran kulüp şeysi. daha dün canaydın ın yanında duran, şimdi ise aziz yıldıvım ın işbirlikçisi olan.
uğur boral için sarfettiği:"ben futboldan anlıyorsam uğur fenerde 5 maç adam akıllı oynayamaz." şeklindeki sözleri aspirin niyetine yutan değişmez başkan. öldükten sonrada takımı diğer taraftan yöneteceğinden korkmaktayım.
1977 yılından beri gençlerbirliği'nin başkanlığını yapan yüce insan. her ne kadar yanlışları olsada, yönetici olarak türk futbolunun en önemli insanlarının başında gelmektedir.
adamın üç büyüklere sattığı futbolcuların haddi hesabı yoktur. ucuza futbolcu alıp, avrupa'nın en büyük takımı olan real madrid'e geremi'yi satmış, sonrasında aynı futbolcu chelsea'ye transfer olmuştur. bu da onun oyunculardan ne kadar iyi anladığının göstergesidir.
anadolu'nun böyle başkanlara ihtiyacı var. umarım bu tür insanlar takımları başına geçer ve yıllarca aynı istikrarı sürdürür..
şu an katıldığı lig tv'nin futbol gündemi programında yaptığı açıklamalar ile kendi yetenek ve kapasitesini bir kez daha ortaya koyar. **
takımının bütçesinin 22 milyon dolar olduğunu; yayın gelirinden 6, iddaa'dan 2 milyon dolar kazandığını geriye kalan açığı ise oyuncu satışı ile kapattığını belirtti.
gençlerbirliği oftaş'ı da 30 milyon dolar getirene vereceğini ve yenisini 10 bin dolara hemen kuracağını belirtmiştir ayrıca.
içindeki canavarı bir türlü durduramayan insandır. ne eline, ne ağzına, ne de ayağına hakim olamamaktadır. beyinsel fonksiyonlarını çoktan yitirdiği 2 haftada bir kaza yapmasından ve zırt pırt verdiği abuk sabuk demeçlerden anlaşılabilinir. dengesiz adam. gençlerbirliğinin kuruluşundan beri kulübün başkanı olması ihtimali kuvvetlidir. (bkz: 14 Mart 1923)
pre edit: sol frame'de görünce korkmayın lan, sözlük yazarı filan değil. kutlama olayı için kasmayın.
asıl konu: gençlerbirliği'nin başkanı olan, son zamanlarda futboldan çok 15 günde bir yaptığı kazalarla gündeme gelen zat.
yılbaşından önce karşıdan karşıya geçmekte olan baba kızı ezmişti. " yayalar bilinçli olmalı, suç bende değil" demişti.nereye gittiği sorulunca ise, içmeye gitmekte olduğunu, bilinçli bir sürücü olarak açıklamıştı. perşembenin gelişi çarşambadan belli oldu ve dün yine kaza yaptı. görgü tanıkları, cavcav'ı buzlu olan yola girmemesi için uyardıklarını ama onun dinlemeyip zincirleme kazaya yol açtığını belirttiler. üstelik içmeye gittiği gün yarım kalan içki faslını tamamlamış herhalde ki
görenler arabadan inip olay yerini terkettiğini ve alkollü olduğunu belirtmişler.
en vahimi ise kazaya karışan diğer sürücülerin tutanak tutan polislerin işinin bitmesini o karda kışta 7 saat beklemeleri oldu. çünkü kazaya karışan herkesin ifadesi alınmalıymış ki sigorta para ödesin. ama, o saatte sayın cavcav olay yerini terkedip evine gitmiş.
peki sonra ne mi oldu? cavcav'ın gelip ifade vereceği yerde polis cavcav'ın ayağına gidip ifade aldı. burası hukuk devleti ve herkes yasalar önünde eşittir. anayasa'da yazıyor sanırsam, yoksa çıkartıldı mı? bir kontrol edeyim. gelişmeleri o zaman bildireyim.
final editi: son olarak söyleyeyim fenerbahçeli değilim. yani futboldan kaynaklı bir kin kusma durumu sözkonusu değildir efem.