bi tane kitabını açmamış olanların işgüzarlık yaparak eleştirdiği kişi. ne faşisti be olum dağılın la, destekleyici argüman kullanasım gelmedi o derece.
kimilerinin son zamanlarda onu sahiplenme nedeni haline gelen milliyetçilik kavramına çok geniş bir perspektiften ve tam da bir akademisyen tavrıyla bakmaktadır ilber hoca.
o, milliyetçiliği aidiyetin bir gereği olarak; ortak tarih, ortak kültür ve ortak yaşam alanı boyutuyla birleştirici bir unsur olarak değerlendirmektedir. bu aynı zamanda, milliyetçilik kavramına entelektüel bir bakış açısıdır ki bu tavır, eylem sahibine partiler üstü bir nitelik de kazandırmaktadır.
su dunyadaki tarih konusunda 3 idolumden biri. (digerleri muazzez ilmiye cig ve tabiki halil inalcik) tweetlerinin hepsinde dokturen yuce insan, bilge, muhtesem varlik.
Elleri öpülesi, tarih konsuunda türkiye'nin bir numarası isim.
"Son gunlerde yapılan aleyhte yayınları gorunce rahatlıkla diyebilirim ki; "Türküm" demek de suc oldu artık. Türk olmayan "ben Türk değilim" diyebilir, kendi kimliğini rahatlıkla söyleyebilir ama birisi Kürt'üm diyecek diye ben Türklük'ten çıkmam." ilber ortaylı
dünya ve türkiye tarihini rijit bir kavimler, milliyetler ve devletler tarihi olarak okumayi sevenler tarafindan beğenilmesine şaşmamak gerek. milliyetçiliği negatif ve dişlayici yanlarindan arindirarak pozitif bir ideoloji mertebesine yükselten, milletlere bir takim değişmez hars'lar ve kültürel genetik kodlar atfeden geleneksel türk muhafazakarliğinin ve faşizan ideojiler yatağının çok sık rastlanan bu varyanti, çağdaş temsilini ilbey ortayli'da buluyor. ve belki tersi, türk muhafazakarliği popüler türk tarihçilerinin şahsinda kendisini temize çekmeye ve akp'nin dolduramadiği alanlara yaslanarak yeniden ayağa kalkmaya gayret ediyor. ancak bütün bunlarin dişinda sanirim asil trajik ve tehlikeli olan çoktan tarihin ve bilimin çöplügüne atilmiş bu basmakalip sözlerin, "asker millet", "din her zaman devlet kontrolündeydi" vb. kültürel genetik kodlar sabuklamalarinin ve tezlerin "saygin bilim adami" kisvesiyle yeniden ve yeniden hortlaması ve ilgi görmesidir.
dediğim gibi aslinda çok şaşirtici değil bu. her zaman kamuoyunun ve ortalama sağduyunun temsilcisi olan, kisa bir süre önesine kadar akp'nin kültürel alanda yaptiklarini öven, şimdiyse bu işler belediyeciliğe benzemez diyerek mhp cenahlarina meyleden, konjonktüre göre "tarih tezleri" üreten ilber ortayli, neredeyse bütün "tarihçilik" kariyeri boyunca da bu çizgide çalışmış, resmi ideolojiye ve resmi milliyetçiliğe paralel çizgide malzeme üreten bir tarihçidir. akademik planda inalcik, barkan, ortayli ekolü büyük hocalari köprülü'nün ikinci tarih kongresinde hasan cemil karşisinda geri atip güneş dil teorisi işlerine yol verdiğinden beri de bu çizgide resmi bir milliyetçilik türetme gayretiyle çalişmiştir. ama mhp eğitiminde yaptiği konuşma da basit bir retoriğin ötesinde ortayli'nin bir tarihçi olarak maalesef gerçek düşünceleridir. resmi türk tarihçiliğinin zirvelerinden kabul edilen bir figürün 150 yillik bayatlamış sakızlarla siyaset üretmesi ise başka bahis.
velev ki yirmi iki yabanci dil bilsin. dillerin sahipleri arasinda barişa ve kardeşliğe meyletmedikten sonra ne farkeder karacoğlan.
ntv'de hükümetle ilgili bir kaç şeyi eleştirdiği için programı kaldırılan üstad tarihçi. yalakalar yerine böyle delikanlı adamların sayısının artması dileğiyle.
son zamanlarda,oldukça aktif bir şekilde meydanlarda gezinen yüksek hoca.
bunda devlet görevinden emekli olmasının da payı büyük sanırım. türkiyenin böyle insanlara ihtiyacı var. o ve onun gibilerin -gerçek entelektüellerin- haklı bilinçlendirmek adına daha etkin çalışması gerekmektedir.
sözde akil değil, özde akil insanlara ihtiyacımız var.
milliyetçiliğin uygarlıkların evrim aşamasındaki önemini henüz* kaybetmediğinin farkında olan birisi. bir sürü yabancı dil bilen kocaman bir kütüphanesi olan fazlaca mürekkep yalamış bir tarih profesörü. ülkemizin değerlerinden olan ilber hoca'nın görüşlerini türk halkının akıl tutulması yaşadığı bir dönemde dile getirmesi ayrıca takdiren şayan.
ilber ortaylı'yı hiç okumadım ama son sözlerinden sonra gözüme bir anda girmiştir.
osmanlıda şehrilerin türkleri aşağıladığı hatta atasözü uydurdukları ziya gökalp'in Türkleşmek, islamlaşmak, muasırlaşmak kitabında da yazar. gerçek birşey için kimse kimseyi itin götüne sokmaz.
evet türk kelimesi eskiden osmanlı'da hakaret olarak kullanılmıştır.
o zamanki osmanlılar da bu zamanki hainler gibi türklüğü reddedip ümmetçilik yapmıştır.
bu tarihi bir gerçektir. bunu ortaylı sadece aktarmıştır. bu zaten tarihçinin görevidir.
rte tarzı saptırmalarla ancak kendin gibi cahilleri kandırırsın.
edit: son cümle harici yazdıklarım tamamen nesnel gerçeklikler. ee rahatsız etmiş. olacak.
türklüğe hakaret etmenin aydın denilmeye önşart olarak gösterildiği günümüzde; kendine düşen görevi yaparak; kral çıplak demiş tarihçi/entellektüel/aydın.
--spoiler--
-Türkiye Cumhuriyeti Devleti, binlerce yıllık kadim Türk devlet geleneğinin
mirasını devralmıştır...
- 66 yaşında bir tarihçi olarak, bu memleketin Türk ismini ve kimliğini
taşımasını istemeye ve bununla onur duymaya hakkım vardır.
- Birilerinin hayran olduğu Fransada aydınlar Fransız vatandaşlığıyla iftihar ederler.
Gururluyum, memnunum ve mutluyum derler.
- Sevin ya da sevmeyin başka kültürlere saygılı olmak zorundasınız ve bu saygıyı Türkler
de bekliyor. Tüm mesele bu.
- Türk olmayan ben Türk değilim diyebilir, kendi kimliğini rahatlıkla söyleyebilir ama
birisi Kürtüm diyecek diye ben Türklükten çıkmam.
- Herkes kendi kimliğine sahip olabilir ama öbürünün kimliğini kaldırmasını
isteyemezsiniz. Fransada, Rusyada bunu derseniz gülerler adama.
--spoiler--