40lı yılları çok verimli görmeyen, ismet inönü devrine fena sallayan, o devre aydınlar arasına tefrika düşürme devri diyen büyük tarihçi. bunu da orhan şaik gökyay, pertev naili boratav, ve onların zamanındaki telgraf vakası bağlamında diyor.
"ülkede cehalet sorunu var, cahil olmak sorun değil aslında, asıl sorun yarı-cahiller. insanlar da başkalarına bir şeyler söylemek için bunları yapıyorlar. hoşuma da gidiyor. e denizi de deliye yüzdürürler zaten, heiheihheih"
böyle önemli bir tarihçinin popüler kültür malzemesi olması yazının girişinde tahmin ettiğiniz gibi kötü bir şey değil aksine çok iyi. gençlik acun ılıcalı'nın saçma sapan programlarını konuşacağına, ilber ortaylı konuşuyor bence çok olumlu bir şekilde tanınırlığı arttırıldı. özellikle internet üzerinden ilber ortaylı'nın bilinirliği arttı.
bu da "Atatürk olmasaydı Türkiye kurtulur muydu?" sorusuna cevabı:
Çok sevdiğim bir tarihçi olan ilber ortaylı bu sözüyle taraflı olduğunu göstermiş oldu. Ben de düşmanımın dostunu sevemem. Benim sevgime ihtiyacı yoktur zaten. Benim de onu sevecek kadar Engin bir yüreğim yok.
Kim ne derse desin ben ilber Ortaylı'yı seviyorum.
Adamın konuşmalarında da, tarih anlatışında hiçbir abartılı yada taraflı yan yok. adamın tarihe ideolojik bir yönme verme gibi bir eğilimi de yok. üstelik uzman olması ve bildiği yabancı diller bu işi önemsediğini gösteriyor. şu ana dek ilber ortaylı'dan daha tarafsız, lafı dolamadan konuşan ve bütün tarihi dönemlerin yanlış ve doğrularını birlikte söyleyebilen başka bir tarihçi yoktur. ötekilerin çoğu ya onun ya bunun adamı...
'matbaanın gecikmesine asıl neden, matbaaya gereksinim duymayan okuma yazama oranı düşük toplumdur.' sözü, "Atatürk harf devrimiyle bir gecede toplumu cahil bıraktı" diye kıçlarını yalan yere yırtan sırnaşık cahil akplilere ve atatürk düşmanlarına kapak olmuş zat.