tarihi hiç sevmeme, cidden hiç sevmememe rağmen değişik bir büyüsü olan ve o "burnu havada" tavrıyla beraber tatlı tatlı konuşmasıyla beni benden alan saygı duyduğum tarihçi. normalde öğrendiğim bilgileri sonrasında gidip acaba doğru mu diye araştırırım. kendisi öyle bir anlatıyor ki hani gidip ayrıca doğru mu yanlış mı acaba diye araştırmama gerek yokmuş gibi düşünüyorum. hani kasten bir taraflarından bir element uydursa yerim yani o havayı gerçekten çok iyi veriyor. dinledikçe kendimi daha çok cahil hissettirip beni daha fazla araştırmaya ittiği için kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır sanırım.
bir toplumda bilim adamları-düşünürler en son meşhur olduğunda o toplumda aydınlanma sürecine girilmişti. aydınlanma yaşayacağımızdan umudum falan yok da ne bileyim aklıma geldi işte. popüler olması o kadar hoşuma gidiyor ki edison'ın, newton'ın, einstein'ın sıradan halk tarafından nasıl da rock yıldızları gibi karşılandığı yazar kitaplar. onlar falan geliyor aklıma gülümsüyorum.
suriyeli mülteciler konusundaki söylemlerini anlayamadığım ve bu konuda beni kızdıran tarihçi. genel olarak farklı açılardan konuları ele alıp dikkat çekici yorumlar yapabilen, beğendiğim bir tarihçiyken suriyeli göçmenler konusunda aşağıdaki tarz yorumlar yapığını görmek şaşırtıyor beni.
"Bugün 3 milyona yakın Suriyeli mülteci ülkemizde. Araştırmalar Suriyelilerin büyük bölümünün ülkesine dönmeyeceğine işaret ediyor. Bu Türkiye’yi nasıl değiştirecek?
Büyük kazanca dönüşebilir. Suriye dediğin ülkede 5 bin yıllık medeniyetin uzantılarını görürsün. Çok zeki insanlar çıkar. Bunu yaratan bir yapı, bir tortu vardır. Tabii ki kriminal da, üçkâğıtçı da çıkacak ama doğru dürüstleri de çıkacak. Suriye diye bir devlet zaten yok tarihte, çok rahat şekilde bize de intibak edebilirler."
şimdi türk insanı dünyada pek eşi benzeri olmayan binlerce yıllık büyük bir geçmişe sahip olan, büyük devlet ve imparatorluklar kurmuş millet iken; suriyeden gelen insanların içinde çok zeki insanların olup bu ülkeye büyük katkılar sağlayabilmesi tezi bana enteresan geldi. 5 bin yıllık medeniyetin uzantıları olan suriyelilerin kendi ülkelerine şu ana kadar yaptıkları katkı ortada. zekalarını da şu sıralar almanya ve isveç gibi soyal devleti güçlü olan ülkelere kapak atmaya kullanıyorlar. ülkelerinin en zor anında, kendi doğduğu toprakları bırakıp arkasına bakmadan kaçan bu insanlardan türkiye için ne gibi katkı beklenir ki? yok bir de adam utanmadan sanki bu ülkenin sanki köksüz bir geçmişi var da suriye'den gelen zeki insanlara muhtaçmış gibi anlatmış. bu söylemi ikinciye yapıyor konuyu detaylandırmadan. olmadı ilber hoca, olmadı...
tarihci yani ezberci, yaratıcı zeka gram yoktur bütün tarihciler gibi kendine ait olmayan ezberlediği bilgileri anlatır durur. kendine ait ne bir sözü nede fikri vardır.uluslararası ortamda kimse tanımaz gram entellektüel birikimi olmayan ergenlerin idolüdür.
tarihi vakalara yorumsal yaklaşan, pek delil getirmeyen, hatta getiremeyen ve iddialardan ibaret sözde tarihçi. osmanlıyı alttan alta kötüleyendir aynı zamanda. yavuz döneminde alevi katliamının doğru olup olmadığı ile ilgili bir soruda verdiği cevap aynen şudur;
"-tabi bir şeyler olmuştur ama sayısını bilmek mümkün değil"
azıcık beyni olan bir adam şu cevabın arkasındaki art niyeti görür. vatan ve din düşmanı masonlara çalıştığı apaçık ortadadır. muhteşem yüzyıl gibi rezalet bir diziyi takiben, osmanlı tarihi konusunda dizideki vakaları destekleyici konulara bol bol yorum getirmiştir, delil değil. sonrada dersiniz ki; türkiye'nin en büyük tarihçisi.
televizyonda ve sosyal medyada kendisi üzerinden dönen geyiklerden çok daha fazlasıdır. bu topraklarda yaşayan sayılı değerlerden birisi, yaşarken kıymetini bilmek lazım.