evinizin herşeyi sloganı ile milleti soyan firmadır.5 parçadan fazla ürünler için kargo ücretini siz ödemek zorundasınızdır.taksitli satışlarda ise taksit miktarına göre vade farkı uygularlar.ucuz satıyoruz dedikleri ürünleri dışarda rahatlıkla daha ucuza bulabilirsiniz.
içinde bulunan sosisci mukemmel. 1 adet sosis ve sınırsız içeçek 1 tl her sosis 50 kurş ve istediğin kadar ketcap mayonez hardal falan da koyuyorsun. sırf bunun için manitasıyla gelenler varmış. *
gidip de küçük bile olsa herhangi bir aksesuar almadan dönenin aklına şaşılacak dev mağazadır. boyunuzdan büyük lambayı vakumlanmışcasına, parçalar halinde kolilenmiş şekilde elinizde rahatlıkla taşıyabileceğiniz, tasarımlarıyla hayrete düşüren, showroomlarında kendinizi kaybedebileceğiniz, kullanışlılığı ve konforu en ince detaylarına dek düşünülmüş, rengarenk, kocaman bir markettir. göz zevkiniz kadar midenizi de doyurucudur. ikea, müşterilerine self-servis hizmeti ile ucuz ve kaliteli fastfood ya da restoranında isveç usülü farklı tatlar sunmaktadır. herkese, her keseyedir. ikea'dan alınanları eve getirip, yap-boz misali yeniden şekillendirmek yetişkinler için lego yapmak gibidir.
(bkz: ikea evimizin herşeyisin)
bayrampaşa da bulunan şubesi; pazar günleri çok yoğun olan ''evinizin herşeyi'' sloganıyla hayatımıza girmiş bir mağaza. ancak aldığımız ürünlerin montajı için bize yardımcı olacak kitapçıklarda kesinlikle ''türkçe anlatım'' bulunmuyor. olsun bulunmasın. resimli anlatım zaten yetiyor. nasılsa yakında türkçe anlatım da garanti yaparlar. içerisinde yer alan bütün ürünler kaliteli. yemek bölümünde isveç köftesi'ne diyecek yok. tuvaletler bir o kadar kaliteli sabun ve peçetelerle dolu. ayrıca tuvaletlerde her daim bir temizlik görevlisi var. ayrıca dağıttırdığı kataloglar da ayrı söz konusu. mağaza reklam konusunda da çok cüretkar.
yıllardır gitmeyi arzuladığım, resmen takıntı yaptığım mağaza..
önce reklamlarda görürdüm, o zamanlar türkiye'de açılmamıştı. birkaç sene sonra istanbul'da bir mağazası açıldı. anadolu'nun güzide bir şehrinde yaşamam dolayısıyla ancak reklamlarının takip eder oldum. derken istanbul'da bir şube daha ve izmir'de bir şube açtılar. sırf ikea için izmir'e gitme planları kurmaya başladım. izmir'de okuyan arkadaşımın, ikea'daki teneke kutuları kafasına geçirip poz verdiği fotoğraflara içten içe kıskanarak bakıyordum.
geçen gün, yaşadığım 'anadolu'nun güzide şehri'nden, okuduğum şehir bursa'ya gelirken, terminalin yanında gördüm onu.. kocaman bir bina, dev bir ikea amblemi. sevinçten ne yapacağımı şaşırdım, "lan acaba rüya mı görüyorum" dedim kendi kendime. eve geldim, netten kontrol ettim, harbiden de bursa'da açılmak üzere olan ikea binasıymış o. artık günler geçmiyordu.. her gün, yeni öğrenci evimi nasıl döşeyeceğimi hayal eder olmuştum. içim içime sığmıyordu. "içeri girince ordan oraya saldıracam, köfte yicem, sınırsız kola içecem" diye fanteziler kuruyordum gece gündüz.
derken...
birkaç saat önce ikea'nın online kataloğuna bakmayı akıl edebildim.. fiyatlar biraz fazlaydı bana göre. sayfaları çevirdikçe ucuz ürünler gelmeye başlar diye düşündüm, gelmedi.. basit bir sandalyeye 70-80 ytl, sıradan bir kırlente 25 ytl verecek durumda olmadığım için, içim kan ağlaya ağlaya kapattım kataloğu..
evlat acısı gibi oturdu içime..
ve şu aşağıda görecek olduğunuz özlü sözü yarattım:
fightclub ve wanted filmlerinde feci ayar verilen firma. özellikle kız arkadaşınızın ikea'dan almış olduğunuz suntadan kotarılma mutfak masası üzerinde en yakın arkadaşınız tarafından kütürdetilmesi fikri pek bi' kötü, pek bi fena!
bursa şehirler arası terminalinin dibine ternialden büyük bir şekilde inşaa edilen büyük ötesi * bir mağazalar zinciriymiş. "ne işe yarıyor bu?" dedim güldüler bana ağladım biraz yağmur yağıyor belli olmaz diye, sonra döndüm 38 e binip zafer plazama gittim. rahat rahat tikyyliğimi yaşadım.
aldığınız ürünler tek parça ise ne ala; ancak demonte bir ürün aldıysanız vay halinize. çok amaçlı 9 çekmeceli huş ağacından kutuyu yapmak 9 günümü aldı. şarap bardaklarını koydukları kutunun tepesi açıktı. eve gidene kadar sağlam kalsınlar diye kendiniz sarıp sarmalıyorsunuz. ama yine de haklarını yemeyelim. şarap bardaklarını kasada koruyup kollarken, aynayı kasada unutmuştum. fişte ödenmiş görünüyor ama ayna evde yok. hemen ikeayı aradım ve ertesi gün kasada unutulan ürünlerin listesinin açıklanacağını söylediler. benim gibi salaklar bolmuş demek dedim ve ertesi gün o listeye girdim*. aynayı da taa 2 ay sonra aldım. hatta bir arkadaşa aldırdım. yine de pürüz çıkarmadılar. helal olsun. çok ucuza çok orijinal parçalar bulabilmek mümkün. ayrıca her seferinde alacağım birşeyin olmadığını söyleyip,alışveriş arabası dolu çıkıyorum. özetle gidilmeli hem de aç karına. çünkü yemekleri de harika.