bursa'daki ikea'nın şehir merkezine uzaklığından dolayı insanların otobüse atlayıp esenler otogarı yakınındaki ikea'dan alış veriş yaptıklarını duyduğum, her telden orijinal ve modüler ürünlerine bayıldığım, aynı zamanda da her defasında çıkışı bulmakta zorlandığım isveç bandralı mağaza...
Demonte ürünleriyle aldığın dolabı veya kitaplığı yapana kadar canının çıktığı. Montajı bitirdikten sonra TÜBiTAK başarı ödülü kazanmışçasına sevindiğin ürünler satan isviçreli mağazalar zinciri.
isveç'lilerin gurur duyduğu mobilya ve ev eşyası hüpermarketidir. ikea renkleri isveç bayrağını temsil emektedir ve restorantlarında sundukları isveç köfteleri dahil herşeyleri isveç'ten gelmektedir.
her fırsatta yoz tüketime, kokuşmuş modernliğe, insani değerlere tecavüz eden teknolojiye küfürler edip, kendimce onurlu yaşarken sınırlarına girmemle; her şeyi unutup aberkırombi eşofman altlı, babasının aldığı bmw ile hatun kovalayan çocuk ya da sol kolunu dik açıyla tutmuş, çantası ve iphoneyla bol makyajının hakkını veren gerizekalı kız tandansı yakalamama sebep olan mobilya marketi.
kendimi kaybediyorum. o kadar çok şey beğeniyorum ki, o kadar seviyorum ki kendimden utanıyorum. param da olmadığı için küçük kuzenime oyuncak fil ya da köpek alarak ayrılıyorum. marketten çıkıp arabaya bindiğimde o tatlı filin kıçına eklenmiş kocamaaaan iki üç tane etiketi görüyorum. endüstriel dünyaya nefretle doluyorum tekrar, ta ki bir dahaki ikea ziyaretime kadar. işte o güne kadar yalandan "farkında" adamı oynamaya devam ediyorum.
er kişilerin akıl ve cep sağlıkları açısından zinhar hatun kişiler ile bulunmaktan kaçınması salık verilen, depresif hatun kişilere şifa niyetine önerilen mekan...
restoranında, "neden yediğimiz boşları kendimiz kaldırmalıyız" gibisinden bir şeyler asılıdır duvarlarda..hayır bu kadar pişkinlik olur, yakında, "neden kendimiz yıkıyoruz bulaşıkları" minvalinde bir yazı bekliyorum kendilerinden..