Yerelde ticaret yapıp o bitmek bilmeyen rekabetle boğuşmak yetmiyormuş gibi, bir de ihracat tarafına kafa yormak gerçekten yürek istiyor. zira işin içine girince gümrük kuralları, dil bariyeri, farklı ödeme sistemleri ve lojistik derken insanın devreleri yanıyor.
Tüm bu süreçleri tek başına yönetmeye çalışıp hata yapmak yerine, işi otomatiğe bağlayan e-ihracat paketlerinden birini seçmek çok daha mantıklı. mesela ideasoft bu konuda her şeyi tek bir pakette toplayıp süreci bayağı basitleştirmiş. adamlar gümrükten ödemeye kadar her şeyi kolaylaştırdığı için size sadece dünyaya mal satmak kalıyor. Dövizle kazanmanın bu kadar kritik olduğu bir dönemde, bu tarz profesyonel destekler lüks değil zorunlu bir ihtiyaç.
merter'deki atölyemizden rusya'ya giyim ürünleri özelinde yapmayı düşündüğümüz faaliyet. şimdilik fazla risk almak istemiyoruz, mikro düzeyde olacak gibi gözüküyor. mikro ithalatla ilgili sorusu olan arkadaşlar için aşağıya benim faydalandığım sitenin linkini bırakıyorum.
ihrac kelimesinin çoğuludur. ihrac da huruc kelimesinden gelmektedir. bir memleketin başka bir memlekete mal veya hizmet satmasıdır.
(bkz: exportation)
Türkiye'nin iHRACATIYLA ilgili çok önemli bir veri... ithal ettiğimiz malların ne kadarının parasını PEŞiN öderken; ihraç ettiğimiz malların ne kadarının parasını PEŞiN alabiliyoruz dersiniz? Buyrun: http://galeri.uludagsozluk.com/r/ihracat-260840/
iktisadi anlamda bakılırsa olaya, ülke içinde üretilen bir malın başka bir ülkeye satışıdır. ama olaya biyolojik açıdan baktığımızda farklı bir anlam çıkar karşımıza. aslında özünde aynıdır. ama buradaki ürünler ve gümrükler farklıdır.
bedenimizi bir ülke olarak düşünürsek. bizim yediğimiz ve içtiğimiz herşey bizim ülkemiz için bir ithal maldır. biz bunları tüketerek ithalat yapmış oluyoruz. bu durumda bu ithalatı yaptığımız organımız olan ağzımız, bizim ülkemizin gümrük kapılarında birisi oluyor. gümrükten giren ürünler içerde farklı organlara gidip orada işleniyor. işlendikten sonra bir kısmı vücutta saklanıyor. ülke için zararlı olduğuna karar verilen işlenmiş ürünler ülkeden ihrac ediliyor. bu ihraç olayı terleme, kusma, işeme ve sıçma şeklinde oluyor.
terlemeyi ülkeden kaçak çıkışlar olarak nitelendirebiliriz. kusmayı ise fazlalıkları aldığımız yerden iade etmek olarak tanımlayabiliriz. işeme ise ülkede dengeyi sağlayan en önemli kalem olarak normal bir çıkış olarak tanımlayabiliriz.
sıçma olayının farklı durumları sözkonusudur. eğer halk arasında cırcır olarak bilinen ishal şeklinde sıçma işlevi varsa ithalat fazlası vardır. bu yoğun ithal mal baskısı bir an önce çıkmak ister ülkeden. yok cırcır değill de kabız olarak sıçıyorsa ülke de ihraç fazlası mal vardır. ve iç piyasaya sunulmuştur. ancak bu arz iç piyasada şişkinlik yaratmıştır. en güzeli normal sıçmadır. uzmanlara göre günde 1 kez yapılmalı.
nasıl yapılacağı ve tabi olduğu diğer hususlar ihracat rejim kararı ve buna ilişkin yönetmelik ile gümrük kanunu ile gümrük yönetmeliğinin ilgili maddelerinde düzenlenmiştir.
bir mal ya da hizmetin, dış ticaret ve gümrük mevzuatlarına göre yurtdışına gönderilip, kambiyo mevzuatına uygun olarak bedelinin ülkeye getirilmesidir.