Öncelikle belirtmem gerekiyor ki bir işi başlatmak bitirmekten (tamama erdirmekten) daha zordur.
Bazıları şöyle düşünüyorlar: "hz. Muhammed bile dini tüm dünyaya hakim kılamadı. Hz.mehdi döneminde bu nasıl olacak?"
Üstte de yazdım bir şeye başlamak, bitirmekten her zaman daha zordur.
Hz. Muhammed'in hayatını okumak, bu yolda neler yaşadığını öğrenmek yeterli olacaktır.
Hz.mehdi allah izin verirse dini tamama erdirmek için gelecek.
Böyle düşünülmesinin sebebi de:
Saff 8.ayet:
Onlar ağızlarıyla Allah'ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nûrunu tamamlayacaktır.
Mehdi hidayete ermiş yani doğru yola yönelmiş kişi anlamına gelir.
Dolayısıyla inanmış her müslüman kul aynı zamanda mehdidir.
Mehdi ve Mesih rivayetleri israiliyat ve Mesihiyat kültüründen dinimize girmiş tuhaf inançlardır.
Her ikisinin de Kur’ani bir temeli yoktur.
Mehdilik konusu sadece Şia’da beş temel esastan biri olan “imamet” esasının kapsamında değerlendirildiğinden dolayı akidenin bir parçasıdır.
Ehlisünnet tasavvuf çevreleri ile bir kısım Selefiler de Mehdilik inancına sahip olmakla beraber, bunların hiçbiri bunu akidevi bir mesele olarak görmemektedir.
Mehdilik için Kur’an’dan hiçbir delil olmadığı gibi, Buhari, Müslim ve imam Malik gibi hadis yazarlarının eserlerinde de herhangi bir rivayet bulunmamaktadır.
Bununla beraber Ebu Davud, Tirmizi ve ibn Mace ile Ahmed b. Hanbel eserlerine mehdilik hakkında epey rivayet almışlardır.
Bu inanca göre mehdi gelecek ve peygamberimizin yapamadığını(!) güya yapacak ve dünyaya birlik/beraberlik getirecek, huzur getirecek, hz isa ile ıttifak kurup deccal'i yenecekmiş.
Allah hepimize aklımızı kullanabilmeyi nasip etsin.
esasında mehdi meselesi şii mezhebinde en keskin hali ile var.
çok kullanışlı olduğü için bütün sünni cemaatler de kendine pay çıkarmış.
her kes kendi şeyhi ve liderini mehdi görüyor şimdi