hrant dink

entry983 galeri85
    181.
  1. hiç sevmedim bu adamı, ne fikirleri ne kişilği önemliydi benim için. bir insanın en kutsal hakkı yaşama hakkı olsa da hergün gazetelerin 3. sayfalarında gördüğüm öldürülen insanlara üzüldüğüm kadar üzüldüm bu adamın öldürülmesine. işi milliyetçilere, faşsitlere yıkmak, onlara ihale etmek tabi ayrı bir sığlık oluyor bence. Kuzey Irak' a girelim mi girmeyelim mi tartışmalarının tavan yaptığı o günlerde bu cinayet neyin uyarısydı acaba? kimler nemalanmıştı bu cinayetten? 3-5 tane dangalağın yaptığı birşey miydi sahiden? olayları iyi tahlil etmek gerekiyor. peşin hüküm vermek çok anlamsız.

    ... Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu... listenin ne başı var ne de sonu. hafızamda kalanlar bu isimler olmuş. ama hırant dink' i bu listeye eklemem bile. bu insanlar için döktüğüm gözyaşının bir damlasını bile akıtmam. sadece içim burkulur aklıma gelince.
    0 ...
  2. 180.
  3. Hrant Dink cinayetinde "planlama" ile "uygulama" düzeni ters yönde işliyor.

    Önce Hrant vuruldu, arkasından bilgi bombardımanı yaşanıyor.

    Cinayetin nasıl geliştiği az dikkatli gazete okurları tarafından bile artık öğrenildi.

    Hiç kimsenin kuşkusu kalmadı: Hrant'ı öldürme planı, sosyal hakları 657 sayılı kanun çerçevesinde bulunan bir ekip tarafından yapıldı. Çözülme sürecinde rol alan, bütün gizli-saklı ilişkileri ortaya çıkartanlar da 657'ye göre hizmet veriyorlar.

    O yüzden her şey kayıt altında...

    isimler, resimler, belgeler, görüntüler, ses kayıtları... Hepsi devletin bilgi deposu içinde yer alıyor. Hukukun üstünlüğü güçlenirse, bunlar ortaya çıkacak. Tersi durumda karanlığa gömülecek.

    Cinayetin azmettiricisi suçu ile yargılanan Erhan Tuncel'in devletle arasındaki bağlantı köprüsü olan polis memuru M.Z. ifadesinde açık olarak söylüyor:

    -Amirlerim istedi yaptım!

    Cinayet işlemeyi görev olarak telakki eden bu amirler grubunun en tepesindeki "amir" yargı önüne gelmeden Hrant Dink cinayeti çözülemez.

    Daha önemlisi demokratik rejim asla rayına oturamaz!
    3 ...
  4. 179.
  5. hani bazı insanların dirisi değilde ölüsünü adamdan sayarlarya hah işte bu hrant denen herifte onlardan biri.
    3 ...
  6. 178.
  7. 19 yaşında bir lise son sınıf öğrencisinin hakkında ırkçı, milliyetçi ve faşistçe düşüncelerini agos gazetesine mail atmasıyla 5 yıla kadar hapisinin istenmesine vesile olan değerli bir yazardı.

    şu an içerde olan zanlılarında dahil kuyruklarını bacaklarının arasına sıkıştırarak topu birbirlerine attıklarını izliyoruz.. pişmanımlar, bana bunu yapmamı bu söylediler havada uçuşuyor.. tabi ki söylkediklerinde samimi değiller, tek yolun bu olduğunun farkındalar çıkış için..

    nasıl kıydınız bu güzel adama ve hala buna utanmadan devam ediyorsunuz..
    7 ...
  8. 177.
  9. öldürüldükten sonra yazılanları elimden geldiğince okudum. ve şunu gördüm;
    ulusalcı kanat devamlı hırant' ı suçlayarak prim yapmaya çalışıyordu. ''öldürülmesine karşıydım ama hrant da şöyleydi böyleydi'' diyerek çift taraflı ajitasyon yapıp ideolojisini ve saldırısını kuvvetlendiren mi ararsınız; hrant dink' in diaspora için çalıştığını söyleyen angutları mı arasınız, zamanında terör örgütünde olduğunu iddaa eden malları mı ararsınız;
    - hacı bak bak ne çabuk toplandılar ardından, 'hepimiz ermeniyiz, hepimiz hristiyanız bik bik'' diyen türk- islam sentezci hödükleri mi ararsınız;
    ayakkabısına takılıp kalanları mı ararsınız.. bilmiyorum gerçekten.
    ortada bir mallık olduğu kesin.
    kimdi ki bu hrant dink?
    ab yi savunan, türkiye sevdalısı, iyi bir ermeni, bir hristiyan ''türkiyeli''
    bunu öldürenlere ve bu cinayetten bilerek nemalananlara söyleyeceğim şudur;
    - doğru yolu bulun demiyorum, biliyorum bazılarınız gerçekten masumlar ama bilip de cinayeti savunanlara, doğru yolu bulun demeyeceğim.
    allah belanızı versin.
    5 ...
  10. 176.
  11. adi kanalların prim ve duygu sömürüsü yapmak için ayakkabısının altını falan gösterdikleri merhum gazeteci.

    bu arada, bildiğim kadarıyla, söylendiği gibi fakir fukara değildir, zira kızı ışık üniversitesinde okumaktadır. yani şu ajitasyonu, şu edebiyatı atlatalım artık diyorum...

    edit: herhangi kötüleme maksatlı söylemiyorum. eğer başka türlü düşünüyorsanız sizin niyetiniz kötüdür, beyninizdeki düşüncelerin karanlığı vicdanınıza vurmuştur demek isterim.
    3 ...
  12. 175.
  13. şimdi, bütün o hain, işbirlikçi, satıcı filan saçmalıklarının ötesinde, bence çok iyi "huysuz dedelik" yapacak insandı(r).
    kendisini birkaç televizyon programında izleme şansımız oldu. televizyonlarımız da her zamanki fantastik zekalarını kullanıp, etyen mahçupyan ve hrant dink gibi iki aydının karşısına hep laftan anlamaz milliyetçileri çıkardı. bir kadınla tartışmalarını hatırlıyorum mesela, kadın ermeni dili edebiyatı doçenti mi ne! ermenistan'daki okullarda öğretilen ve oranın devletlü matbaasından çıkmış, ucuz milliyetçi kitapları gösterip "peki bunlara ne diyeceksiniz" diyordu. hrant ve etyen de "bizim bunlara değer verdiğimizi nerden çıkardınız, biz bütün milliyetçiliklere karşı olduğumuz gibi bunlara da karşıyız" diyorlardı. kadının laftan anlamadığını söylememe gerek var mı bilmiyorum. zira milliyetçi tahayyül, karşısında kendi gibilerin olmasını ister. zira, çok basit bir düşünme mekaniması (biz-ötekiler) olan miliyetçiler, karşılarında "barış"tan bahseden insanları gördüklerinde ne yapacaklarını şaşırır. barış kavramına uzak oldukları için ilk akıllarına gelecek olan "satılmış"tır. bunu sırasıyla "çıkar odaklarına hizmet etmek", "farkında olmadan çıkar odaklarına hizmet etmek" ve "kandırılmış gençler" izler. dünyanın, kendilerininkinden farklı bir perspektifle göründüğünü kabul etmek istemezler. bahsi geçen kadın da, karşısında türk devlet tezlerini kabul etmeyen insanlar gördüğü için işi "siz de ermenilere hizmet ediyorsunuz"a getirip duruyordu. işte "huyuz dedelik" meselesi burada ortaya çıkıyor. kadın saçmaladıkça hrant dink öyle bir sinirle sinirleniyor, öyle mimiklerle parlıyordu ki tam o dedelere yakışır yüzle bakıyordu karşısındakine. yanlış anlaşılmış, anlatmaktan yorulmuş ve hırslanmış yaşlı adam suratı görürdüm ben o yüzde. fevri tepkilerini de bizim karadenizlilerin ani parlamalarına benzetirdim. zaten o parlamalarını, "ya ne ilgisi var şimdi"lerini gördükçe kanım o kadar ısındı kendisine. fikirlerini ondan sonra takip etmeye başladım, anadolulu kardeşimi (yaşı itibariyle amcamı) tanımak istedim. öldürüldüğünde duyduğum utanç ve üzüntünün kaynağı bu yakınlık, kalın kaşların altında sinirle bakan o dede yüzünün gözümün önünden gitmemesiydi. hala arkasından hain dendiğini duydukça sinirleniyorum, hain filan olmadığını biliyorum. kaldı ki, türkiye'nin çıkarlarının karşısında olduğu ve bu yönde çalıştığı kabul edilse ve yargılansa bile bu bir insanın öldürülmesini haklı çıkarmaz. izmir'de patlayan bombalar nasıl içimizi ezdiyse, yargısız infaza kurban gitmiş her insanın hatırası da içimizi ezmelidir. hele ki, gerçek bir anadolu insanı, "biz bu toprakları alıp götürmek istemiyoruz, bu topraklarda yaşamak istiyoruz" diyen bir can, anadolu'ya ihanetle suçlanıyorsa ve beynindeki kıvrım sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek insanlar tarafından hain diye anlılıyorsa içimizin tekrar tekrar ezilmesi gerekir.
    gene uzadı laf. aslında şunu söylemek için başlamıştım entry'e. umarım bu dede tavırlı adam dede olmuştur. kızları olduğunu biliyorum ama torun sevdi mi bilmiyorum. torunlarıyla çekişmenin çok yakışacağı bu adam inşallah torun sevmiştir de gözü arkada kalmamıştır. yok eğer onu da yapamadıysa, utancım daha da artacak.
    5 ...
  14. 174.
  15. ölümünün ardından ismail türüt'ün zafer türküsü rezaleti ardından şimdi de üniversite öğrencileri(!!!)nin çektiği klip ortaya çıktı. hayır ismail türüt'ü anladık bi nebze yaptığı cehalete, ter bezleriyle havaya karışan beynine ve eğitimsiz çorak bünyesine verebiliriz. peki siz ey genç, okuyan, istediğiniz zaman konunun ehli insanlardan öğrenebiliceğiniz rahatlıkta olduğunuz halde yavşak ruhuyla kaygan zeminde koşan ve türk gençliğini zerre kadar temsil etmeyen vasıfsız insanlar daha ne yapıcağını bilmeden, okumadan, öğrenmeden aslını, 3 sütün gazete haberinden yola çıkıp film yapan sözüm ona sinema öğrencileri ya size ne demeli!!!
    bir ölü... bir can... gitti çoktan gitti... yazardı... o şimdi yaşasaydı sizi de severdi...
    artık durması gerek o faşist hormonun yoksa bünyeleriniz aşırı faşizmden bir gaz kütlesinden başka hiçbir şey haline gelecek... agos gazetesinin kurucusuydu. en çok sarı gelini, erguvanları bir de... türkleri severdi...
    ---bu entryyi yazarken hayko cepkin-melekler çalıyordu. ""bir olsun gönlünde, bir olmasamda""anlıyormusunuz?? kardeşliği öğrenin.

    edit:binlerce kötü oy verceğinizi biliyordum. ama bu entyimde ne kadar eksi oy alırsam o kadar dediğimde haklı çıkıcam. biliyorum. vermeye devam.
    6 ...
  16. 173.
  17. Öldürülmesine çok üzüldüğüm, ertesi gün gazetede yırtık ayakkabısını görünce dayanamayıp ağladığım kişi.
    0 ...
  18. 172.
  19. 171.
  20. trajik ölümüyle ermeni rüyasına prim sağlamış, beyaz saray'ın ermeni soykırımı tanımasına ramak kalmıştır.
    1 ...
  21. 170.
  22. pırlanta gibi olmayan sadece bir hiç uğruna öldüğü için saygı görmesi gereken adamdı vel hasılkelam biz ondan da sınıfta kaldık..
    1 ...
  23. 169.
  24. hakkında yapılan en ufak eleştiride faşist damgası yemek olmazsa olmazlarındandır. tamam bilader faşizm iyi bir şey değil o konuda hemfikiriz de rahmetlinin ermeni diasporasıyla-faşizmiyle hiç mi alakası yoktu?? o lafları asuman krause mi söyledi?? meğersem pırlanta gibi adammış. kıymetini bilememişmişmişiz.
    3 ...
  25. 168.
  26. iyi insan"dı". *
    herşey bir yana iyi bir insandı. tanımayanların hakkında atıp tutmasını, bu sözlerin muhatabı olmayı hak etmeyen bir insandı. çocuklara bakarken gözleri parlayan, zaman zaman heyecanlanıp kendisi de çocuk gibi olan biriydi. samimiydi bütün söylediklerinde, yağcılık yapmaya ihtiyacı yoktu ki, yaranmaya çalışmazdı ki... seviyordu gerçekten buraları, kokusunu, havasını, suyunu sevdiği topraklarda, arkasını kontrol etmeden yaşayabilmek istiyordu sadece, hatta çoğu ermeni'den farklı olarak böyle yaşayabileceğine inancı tamdı. insan insana kıyamaz, sırtından vurmaz zannediyordu...

    yalnızdı... hem sağdan hem soldan kenara itilmişti. çünkü kimseyi memnun etmek değildi derdi. arzusu, yaşayabilmekti arkasına bakmadan... güvendiği, sırtını döndüğü için geldi bütün bunlar başına.

    şimdi, iki yıl önce adını bile bilmeyen bir sürü insan, hakaretler ediyor o'na. kimisi de üzüntüsünü dile getiriyor. benimse derdim bambaşka. televizyondan bekli de gazeteden resmini gördüğünüz o insanın elini sıkmış, onla sohbet etmiş, iyi hem de dünyalar iyisi biri olduğunu bilecek kadar tanıdığım hrant ağpariğim o... hrant ağpariğim"di"... bir iki tane de olsa komik anım vardı onla ilgili, bir zamanlar gülerek anlattığım... buydu işte hrant dink. uzaktan nefret edenlerden çok, benim içimde yaşayan haliyle var hep...
    5 ...
  27. 167.
  28. kalleşçe bir pusu ile katledilmiş merhum gazeteci.

    Bu olayı savunan ve eleştirenler için de son nokta kıvamında bir yazı size armağınım olsun Can Dündar'dan ;

    --spoiler--
    ismail türüt, Gerçekten dünkü Milliyet'e söylediği gibi "Bir Müslüman olarak" bir insanın öldürülmesinden haz duymuyorsa, bir an için kendini öldürülen o insanın ailesinin yerine koymalı ve türküsünü piyasadan toplatıp özür dilemelidir.

    Hatta türküsünü biraz tadil etse, Karadeniz için de iyi olur:

    "Bir uşak ensesinden / vurulmaz Karadeniz'de
    Öyle kalleşçe pusu / kurulmaz Karadeniz'de...
    Fatihmiş, Yasinmiş / bilinmez Karadeniz'de
    Katillere kahraman / denilmez Karadeniz'de... "
    * * *
    Tabii işin Türüt'ün özrüyle, savcıların girişimiyle bitmeyeceğini de biliyoruz.
    Asıl, bu kini üreten toplumsal kültürü, hepimizin içindeki "Türüt"ü sorgulamak gerektiğine inanıyoruz.
    "Masum bir bebekten bir ismail Türüt çıkaran bu kültürel iklim sorgulanmadıkça bizlere huzur yok kardeşlerim."
    --spoiler--

    Son cümleye dikkat!!....

    Bir de yazmadan edemeyeceğim, düşünceleri yüzünden ne yaptığını bile bilmeyen bir dallama tarafından ensesinden vurularak öldürülmesine karşı yüksek sesle konuşanlar, aynı eleştirileri turan dursun'un katillerine neden yapmazlar. ve ya bahriye üçok'un... ve ya uğur mumcu'nun... ve ya abdi ipekçi'nin... veya der uzar da gider...

    Herşeyi neden kendi görüşlerimize göre savunuruz ki?

    nedeni için buyrun okuyun;

    (bkz: turkiye nin demokrasi sorunu/#2320735)
    4 ...
  29. 166.
  30. bilinçiz, cahil faşist uşaklarının hala nefretle andığı, aslında doğru dürüst kim olduğunu bile bilmediği kişilik.
    insan bir açar okur, kimdir nedir, en azından söz konusu "zehirli kan" yazısının içeriği nedir diye. gerçekten bir hakaret mi vardır ortada ya da bir kışkırtma mı? yoksa apayrı bir söylem mi noktalara virgüllere dikkatlice bakınca ortaya çıkan...

    ortalığa çıkıp o tinerci kılıklı, soyu sopu belirsiz, onun bunun işini görmeye alışmış katil veledi savunmaya kalkanlara ise gülmek isterdim ama gülümseyecek halim bile kalmıyor çoğu zaman. düne kadar altına yattığı abilerinin bir emriyle katil olacak zekaya sahip bu namussuz uşağı adam yerine koyup beyaz bere takan mallardan ziyade onunla anı fotoğrafı çektiren güvenlik güçlerine haddini bildirmek gerekir aslında, her şekilde. ama burası bizim memleket, herkes aklandı bir zavallı hrant hala karalanıyor. maktul olmasına rağmen...
    6 ...
  31. 165.
  32. ölümü ertesisi ve sonraki haftasında gazetenin trajı artmış, reklam vermeyen ermeni kilisesi, kurumları ve vakıfları artık reklam vermeye başlamıştır. mirasçıları göbek atmıştır. * *
    3 ...
  33. 164.
  34. dişlerinin arasından kan sızan çakalların uluması, uluyup da kudurması, kudurdukça kafatasımıza abanması ile insan olup olmamak durumu arasında bir turnusol kağıdı işlevi gören insan.

    gözleri nefretten, kandan başka bir şey görmeyen cahiller, enformasyonu hep benzer ve yanlı kanallardan alarak doldurulmuş malul şuurlarından utanmadan konuşanlar, resmi olana boğulup "sözde" sıfatı ile vatan kurtardığını sananlar elbette ki gelip isminin altında polatçılık oynayacaklar. biz hepimiz hala ermeni hala hırant'ız. insanız...
    6 ...
  35. 163.
  36. "o hep badem gözlüydü, göremeyen körler utansın" insanı. rahat uyusun..
    6 ...
  37. 162.
  38. öldürüldükten sonra pek bir kıymete binmemiştir, daha yıllar önce avrupa parlamentosunda birkaç küstah diasporacının, lobicinin kışkırtmalarına karşı asil duruşu, türkiye cumhuriyeti vatandaşlığıNdan ve birliğinden gururla bahsedişiyle, bazı ermeni faşistlerine haddini güzelce bildirmesiyle zaten gönüllerde yer etmiş, haklı kıymetine sahip olmuştur.
    4 ...
  39. 161.
  40. Kör ölünce badem gözlü olur misali, öldürüldükten sonra pek bir kıymete binen ermeni.

    Türkün Türk'e bile kıymetli olmadığı bu ülkede bunu doğal karşılamak boynumuzun borcudur.

    Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana savaş görmemiş Türk aydınları, türk gençleri, düşman çizmesi altında ezilmediklerinden, analarına bacılarına düşman tarafından tecavüz edilmediğinden, paradan başka birşey düşünmeyen emperyalistlerin pompaladığı barış, kardeşlik, çağdaşlık, insan hakları zırvalarına kanıp vakti zamanında anadolu'da türk halkına türlü eziyeti yapan, yakın zamanda da türk diplomatlarını hiç gözünü kırpmadan şehit eden ermeni diasporası'nın, kendi çıkarları uğruna gözden çıkardığı sözüm ona aydını yere göğe koyamıyorlar.

    Amacımız onun ensesine mermi * sıkan ne ettiğini bilmez zavallıları korumak değildir.

    Lakin gençleri böylesine bilinçsiz, böylesine boş beyinli hale getiren yine o savunduğunuz aydınlar değil midir?

    Her akşam gittiği barda viski içen at kuyruklu, top sakallı ve de gerizekalı aydın değil midir sosyalizm söylevleri veren?

    Bir yandan boğazda rakısını içip balığını yiyen, öte yandan da komunizm * nutukları atanlar değil midir o savunduğunuz aydınlar?

    Ülkede gündemi Cia ve mossad destekli yahudi medyanın aldığı talimatlara göre değiştirdiğini ve halkı yönlendirdiğini bilmiyor muyuz?

    Talat Paşa'yı Berlin'de katleden Sokomon Teyleryan'ı da kınayınız aynı dirayetle. O zaman uyuşuruz.
    7 ...
  41. 160.
  42. söz konusu yazısını okumayıp etmemiş, yada üzerine düşünmemiş "bize zehirli kan demiş oolum"cuların, sözde milliyetçilerin, faşist ve saldırgan "köpek"LERin kurbanı olmuş aydındır.

    şimdi o suikastçi, katil köpek soyu, kokuşmuş zihindaşlarına bıraktı yerini, ancAK en bir cahil cühela halleriyle laf ebeliği yapmayı, göz boyamak için milliyetçilik taslamayı bilen, ermeniliğe hakaret ederken türklüğü de istismar eden soydaşlarına.. bunlara insan bile denemez, zavalı birer köpek hepsi.. kuduzundan hemde.
    11 ...
  43. 159.
  44. düşüncelerini beğenilmeyip kendisi sevilmese de bir insanın düşünceleri yüzünden öldürülmesi asla ve asla onaylanamaz.

    bir merak

    acaba ne zaman devlet bu işleri ele alacak halk suçlulara veya suçlu olarak gördüklerine ceza vermekten vazgeçecek!?
    6 ...
  45. 158.
  46. ismail türüt tarafından bir defa daha öldürülen insan. ismail türüt son türküsünde Hrant dink'in katil zanlısı ve azmettiricisine övgüler yağdırıyor. * ismail türüt ve onun gibi düşünenler için tekrardan aynı şarkının sözlerini söylüyorum şimdi.
    ''ne bir haram yedi ne cana kıydı
    ekmek kadar temiz su gibi aydın
    hiç kimse duymadan hükümler giydin
    yiğidim aslanım burda yatıyor''
    4 ...
  47. 157.
  48. bu ülkede farklı düşünüyorsanız hain bir kurşunla bir kez ölmezseniz. bulmaca çözüp kadın resimlerini birbirine göstermek dışında bir şey yapmayan türklükleri ve erkeklikleriyle övünen sıradan faşizmin öncüleri her gün binlerce kere öldürür sizi. yetmez onlara sizin ölümünüz, sizi öldürene methiyeler düzülür, poster çektirilir, klipler yapılır, kısa filmler ithaf edilir ,etnik kimliğiniz hakaret olarak kullanılır rakip takımı tahrik etmek için. ermeni kelimesinin başında "sözde" sıfatı olmadığı zaman tahrik olmaya hazırdır onlar.bu ülkenin sokaklarında kahvelerinde, internet kafelerinde, stadyumlarında binlerce ogün samast var. ve her gün hrant dink' in katlini hatırlamayarak, sıradanlaştırarak, meşru bularak dolaşıyorlar aramızda. bu cinayete münferit diyenler bir insanın öldürülmesini kutsayan binlerce kişinin olmasını nasıl hala münferit görebilir. hrant dink'in bedenine iki kurşun sıkıldı ama arkasından ruhuna sıkılan kurşunların haddi hesabı yok. karadeniz ikliminde sadece fındık, çay ve mısır yetiştiğinden çok da emin değilim artık . karadeniz iklimi nefret ve faşizm üretiyor bir süredir. belki iklim değişir akdeniz olur dese de sezen aksu ismail türüt'ün sesi daha baskın sanki oralarda.
    12 ...
© 2026 uludağ sözlük