Bu arada 4 yıl oldu... senin de arkandan yılları saymak istiyoruz ama senin sevdiğin gibi faili meçhul değil. bir sara krizinde dilin boğazını kilitler "inşallah"
devletin tetikçilere öldürttüğü, katillerinin hala aramızda dolaştığı insan.sadece, onun yıllardır bu ülke üzerinde kurulan iğrenç kumpasa kurban gittiğini, kafese alınarak harcandığını görmezden gelenlere acıyorum.
Deniz gezmiş ve arkadaşları gibi, nazım hikmet, atatürk , uğur mumcu, a. taner kışlalı gibi , sivasta yanan aydınlar gibi o da susturulmaya çalışılanlardan biriydi. Ama asıl susturulmak istenen bu insanlar değildi. barışı, halkların, dinlerin, dillerin kardeşliğini sonuna kadar susturmayı istiyorlardı. Ama bilmiyorlardı ki kaybedilen her savaşçının, öldürülen her güvercinin yerini binlercesi alıyordu. insanlar susturulabilir , öyle hrantın olduğu gibi kolayca da öldürülebilir. ama onların dile getirmeye çalıştığı gerçeği ne kimse öldürebilir ne de saklayabilir.
ittihatçı ziyniyetin son cinayetlerinden birisidir hrant dink. azmettiricisi israil büyük mason locasıdır. cinayeti ergenekon terör örgütü işlemiştir. bu konuda albay arif doğan ın son günlerdeki jitem itirafları manidardır.
oynanan oyun çok büyük ve kapsamlı, lakin sona yaklaşıldı.
hrant dink i türkiye cumhuriyeti nin menfaatlerini gözetme kisvesi altında siyoninst mihrakların piyonları öldürmüştür.
"ermeni köpekler, beşiktaş'ı destekler" bu söz bir taraftarlığın ne kadar aciz ve çirkinliğini göstermişti bana gittiğim bursaspor maçında. beşiktaş'ın amigosu alen ermeni olduğu için böyle bir söz edilmişti çünkü biz beşiktaş taraftarına. işte bu düşünce yüzünden öldü hrant. sadece ermeni olduğu için. oysa aç cüzdanını ne yazıyor türkiye cumhuriyeti vatandaşı. şimdi ermeni köpekler beşiktaşı destekler diye bağıranda aynı ülkenin vatandaşı, hrant'ta. ama yersen... rahat uyu hrant.
sırtından vurulmuştur , yargı süreci bitmediğinden hala yüzü koyun yatmaktadır. utanın artık. göz göre göre zaman aşımı beklenmektedir. ha gayret az kaldı. onu da salıverin.
....
Bu halk, Hrant o kaldırıma düştüğünde, hiçbir evladına ağlamadığı kadar ağlamışsa iki sebebi vardır.
Birincisi, kanlı zalimler hep atlı, devletliyken, o attan düşmüş, yoksul ve yaya kalmıştır. ispatı da altı delik ayakkabısıdır.
ikincisi, bizim isfahan zalimleri gibi davranmamız sonucunda kavuşamayacağını, kavuşturulmayacağını bile bile, bir Kerem yüreği ile "su çatlağını bulana kadar" sevmeye devam etmiştir.
Keşke bir sipahi gelse Bu hikâyenin sonu böyle bitemez! dese.
kendisini anmak ve adalet istemek uğruna iş yerinden izin alıp mesai saatinde, saat tam 3te agosun önünde olmamızı sağlayan, öldür diyenlerinin yakalanmadığı, tetiği çekenin çocuk ilan edildiği maktül.
tam 4 yıl önce daha lise sıralarındayken vuruldu.okulda yeni dönmüştüm annem babam televizyonda izliyorlardı.yerde yüz üstü yatmış üstünde gazeteler vardı.
onu daha önceden de bir kaç tartışma programında da görmüştüm.Ev halkına demiştim bu adam korkuyor baksanıza tavrına davranışlarına sesine .ilk gördüğüm zaman bile anlamıştım kortuğunu.belki sürekli tehdit alıyordu belki faili hiç bulunmayacak biri tarafında vurulacağını düşünüyordu.
Ölümünden sonra ortaya çıkan güvercin yazısı tamda bunu anlatıyordu.
ama bu korku onun gercekleri söylemesini engellemiyordu.Her yerde 1915 olaylarına, soykırım diyordu.
Yine sabah o milliyetci gerici şehirde ki okuluma gittiğimde insanların katil hemşerilerini nasıl savunduklarını gördüğümden insanların katil olabileceğini bir kaç islam milliyetcillik afyonu ile katiller sürüsünü yaratacığını gördüm.
bir bebekten katil yaratıp, bir güvercin vurdurulmuş. onu vurduranların , onun kadar katkısı olmamıştır bu memlekete. evet hrant öldü şimdi sevinin, halaylar, horonlar, zılgıtlar. onu hiç tanımadan nefret edin. ne entersandır değil mi, hiç ermeni arkadaşınız olmadığı halde ermenilerden nefret ediyorsunuz. nefret etmeye devam edin, kan kusmaya devam edin. ama bir dinleyin bakın hrant ne diyor.
demokrasi ile beraber katledilen büyük yazar, büyük insan.. gerçi bu aralar kendisinin bir kitabını okumayanlar, en büyük savunucusu oldular, kendisine 'çizmeyi aştı' diyenler, en büyük destekçisi oldular.
Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. evet, biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce..
10 Ocak 2007 H.D.
o inanmıştı özgürlüğe, 9 gün sonra ise inandığı özgürlük uçup gitmişti