katledilmesinin suçu ikinci cumhuriyet mahkemelerince, akp devletinin kurumları arasında adeta kutsal ittifak yapılarak, iki üç tetikçi faşistin üstüne atılmış ve iktidarın cinayetten yakayı kurtarmasına çalışılmıştır.
ama bu iş burada bitmeyecektir. hrant'ın yoldaşları "bu iş bitti" demeden iş bitmeyecektir.
(bkz: agos'a yürüyoruz)
suçluların cezalarını çekmesi gerekirken olan şeylere bakın. sanıkların tahliye durumu, hala daha ırk tartışmaları. bu neyin çabası anlamadım ki.
eğer böyle olacaksa harbiden yazıklar olsun.
bu olay üzerinden ırk tartışmaları, siyasi parti yandaşlığı yapanlara, türk bayrağıyla fotoğraf çektiren polislere ceza dahi vermeyen devlete, ogün samast' ı, yasin hayal' i belki de yakın bir zamanda tahliye edecek adalete yazıklar olsun.
iki gün evvel öğrendik ki, bir bebekten katil yaratan karanlık örgütlü değilmiş. iki gün evvel, senin yalnızca iki üç kendini bilmez milliyetçi genç (hatta biri çocuk) tarafından sırtından vurulmuş olduğunu öğrendik.
Ruh halimizin güvercin tedirginliği sürüyor.
Nefes alamıyoruz artık.
"bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim... sevgilim, sevdiklerinden ayrıldın, çocuklarından, torunlarından ayrıldın. burada seni uğurlayanlardan ayrıldın, kucağımdan ayrıldın. ülkenden ayrılmadın." *
bazı tatlısu aydınlarına "ben de ermeniyim, ben de hrant'ım" dedirten "adam"dır.
o tatlısu aydınları herhangi bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak hrant'a ağlayamadılar. ona ağlamak için ermeni olmak onun yerine koymak istediler kendilerini. bilemediler ki asıl müslüman bir türk olarak hrant'a ağlayabilmek gerek, büyükadalı bir rum olarak ağlayabilmek gerek yada mardinli bir süryani olarak ağlayabilmek gerek.
ne acıdır ki "ben de ermeniyim ben de hrant'ım" diye ağlayanlar "yetmez ama evet" de demişlerdi. işte o evetlerinin getirdiği noktada adaletin çarkları artık böyle işliyor. themis heykelinin gözü artık açık.
kimse timsah gözyaşları dökmesin. siz hrant için ağlayamadınız. ağlayabilmek için kendi dışınızda birileri olmak zorunda kaldınız.
ama hrant sadece kendi olduğu için öldürüldü. fikirlerini söylediği için. ve bu fikirleri kabul ettirmek için de teröristlerle içli dışlı olmadı, havaalanlarına terörist götürüp getirmedi, dağlarda teröristlerle fotoğraf çektirmedi, bombalara yataklık yapmadı.
sadece ve sadece düşündüklerini söyledi.
ermeni değilim,
adım da hrant değil,
hrant'ın düşündüğü gibi de düşünmüyorum,
ama benim gözyaşlarım hrant için ağlayanlarınkinden çok daha gerçek.
dönemin istanbul emniyet müdürü bugünün osmaniye valisi celalettin cerrah, cinayet sonrası örgüt yok, bireysel bir iş demişti. dediği gibi oldu. hakim de örgüt yok dedi.
bırakın bir insanın, bir hayvan veya bir bitkinin bile sebepsizce hayatına son verilmesi savunulamaz. ancak, memlekette son 28 yılda binlerce sivil ve güvenlik görevlisini şehit verdiğimiz halde, bir tane ermeni vatandaşın öldürülmesine gösterilen tepkinin binde biri o şehitler lehine gösterilmiyor ise, kendisini aydın diye yutturan sahtekar sürüsü tarafından, o zaman bu ayrıntıya dikkat çekmek boynumuzun borcudur. kimse öldürülmesin tabiki, hrant öldürülünce hepsi ermeni olan kesim, şehitler için de tepki koysunlar ki inanalım samimiyetlerine. bir ölüm var ortada, yargılama yapılıyor öldüren ve azmettiren ömür boyu hapis cezası alıyor, ama yetmiyor birileri için. ne olacak peki, bir ölüden bin ölü mü yaratılacak? yargı, öç yeri midir? yargıçlar mevzuata göre mi, sözde kamuoyu tepkilerine göre mi hüküm verecek? kamuoyu rahatsız diyor abdullah gül ve avanesi. kamuoyu öcalan asılmadığı için de rahatsız, ama asmıyorlar, besliyorlar binlerce şehidin katliam emrini veren caniyi. ölen, öldürülen türk ve müslüman olunca, hakkını savunan az, dikkate alan az, umursayan az. ne yazık ki, bunları söylemek bile, memleketin hainleri ve hainlerin ahmet hakan gibi yalakaları nezdinde afaroz sebebi oluyor.
"örgüt yok" kararı veren hakimlerin
heyet başkanının bile, üstü kapalı
da olsa "doğru kararı vermemize devlet
engel oldu" dediği cinayet davasının
maktulü.
(#14310622)
bu ülkede yaşamamın utançlığını ölümüyle ispatlamış nadide insan.
hrant, ben zaten biliyordum utanç olduğunu faşistlerle yaşamamın, sen keşke gitmeseydin...
not: ermeni değilim... sizin daha çok aşağıladıklarınızdanım. Kürdüm.
yargıyı ele geçiren AKP, ee yasama ve yürütme de AKP'nin diktası altında ezilmekte. Haliyle bu saatten sonra güya sevenleriyle, Hükümetin başbaşa bırakılması gereken adamdır. Hal böyleyken hükümeti hedef almak yerine güya sevenleri hala Türk milletini hedef alıyorsa kendi sorunlarıdır. Böylelikle ne idüğü belirsiz adamlarla lüzumsuz polemikler ortaya çıkmayacaktır.
ölümünün üstünde kaç yıl geçti, "türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, ermeni'nin ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur." cümlesini kullandığı yazı yazılalı kaç yıl oldu ancak hala bu yazının tamamını okumayanlar var, hala türkçe bilmeden, okuduğunu anlamadan bu adamın ölümüne sevinenler var. 6 türk yılda bir kitap okuyunca böyle sonuçlar doğuyor.
"bir türkü aşağılamak da, bir kürdü, ermeniyi aşağılamak da, bir homeseksüeli ve kadını aşağılamak da ırkıcılıktır. ve ırkçılık dünyanın en büyük suçudur."
"ben türkiye'de yaşayan bir ermeniyim ve kendimi gerçek anlamda bir yurttaş gibi hissediyorum."
gibi bir çok içi dolu cümlenin sahibi katledilmiş insan.
her katledilen aydın, aydınlanma yoluna vurulmuş balta, söndürülmüş mumdur. heleki bu insanların katillerinin bir çoğu bulunamıyorsa ve bulunanlar da çeşitli şekillerde yüceltiliyorsa (bkz: mehmet ali ağca) orada devletin acizliği var demektir.
ogün samast'ın yakalanmasında sonraki polis karakolunda gördüğü krallar gibi muamelenin son halkasıydı 2 gün önce verilen karar. 17 yaşındaki bir çocuğun bu cinayeti kendi kendine planladığı ve işlediğine karar verilmiş olabilir ama yukarıda saydığım aydınlar gibi hrant'ın da sıradan insanlar gibi muamele görmesine neden olmayacaktır.
aydınlık bir ülke istiyorsak bu yoldaki ışık kaynaklarını kaybetmeyelim. artık aydınlar katledilmesin, faili meçhul cinayetlere gitmesin.
böyle diyorum ama daha kim bilir kaç mum daha karanlığa kurban edilecek. kendi kendimi avutuyorum ben de işte.
bir hürriyet milliyet manşeti bu adamı kurtarabilirdi ama atmadılar o manşeti.
tıpkı ahmet kaya'yı öldüren o manşetler gibi. temize çıkma şansı vermediler bu adama. şimdi o gazetelerin tepe yazarları hrant neden öldü, kim öldürdü, gibi günlerce yazıyorlar siz öldürdünüz o. çocukları.
türk diplomatlar kahpece öldürülürken bu zat bir örgütün üyesiydi. acaba hangi örgüt? sonra sokak ortasında bir türk tarafından zımbalanınca masum ve mazlum olmuştur. temel'in dediği gibi "furdi furdi furuldi"
bu topraklardan bir hrant geçti !! sizin hiç hazmedemediğiniz. rakel dink'in deyimiyle. o yıllarca her sabah türk olduğunu söyledi ama siz bir gün ermeni olamadınız. bu da yetmezmiş gibi o dilinizden düşürmediğiniz türk töresine yakışır bir şekilde " arkasından vurdunuz " .
ayakkabısındaki deliği görmek yerine daha öncesinde yüreğindeki deliği görseydiniz keşke. o zaman hrant yaşardı belki.
verilen kararın altında her kimin imzası varsa burdan selamlarım onları. yaptınız bari tam yapın işinizi. kararın bir tarafına not edin. " hrant da suçludur" diyin. öldü diye bir cezada ona kesin.