8.sezon 11. ve 12. bölümü birleştirip 45 dakikalık yaptıkları bölümde ters köşenin ve aşkın ne demek olduğunu yüzümüze çarpmıştır. izlemeyen acil izlesin demekten başka bir şey diyemiyorum maalesef.
11. ve 12. bölümü birleştirip 45 dakikalık süper bir bölüm yapmışlar. Ve belli bir araya girecek olan dizidir. Müdavimlerinin kaçırmaması ve hemen izlemesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu dizinin ilk çıktığı yıldan beri yani toplamda 7 sene öncesinden beri izleyen biri olarak, bu bölümüyle enlerim arasına girmiştir. Adına yarışır güzel ve iyi kurgulanmış bir final gibi bölüm ile yılı noktalamıştır. Barney'i bu bölümde daha bir seveceksiniz ve gözlerinize inanamayabilirsiniz. Spoiler falan vermiyorum gidin izleyin arkadaşlar bu kıyağımı da unutmayın.
1. şu barney-robin, ted-robin olaylarını ısıtıp ısıtıp önümüze koymasalar çok sağlam dizi.
2. en sevdiğim karakter lily olsa da bazen lily ve marshall'ın tepkilerini çok abartıyorlar cidden bayıyor. 8x10'da marvini bırakıp 5 dakika ted'in partisine gittiklerinde oturup ağlamaları gibi.
onun dışında sırf robin'in patrice'e bağırmaları için bile izlenir.
ayrıca, kamera arkası çekimleri dizinin kendisinden daha komiktir, şiddetle tavsiye ederim efendim ben böyle edepsiz geyikler görmedim.
eski tadı yeniden yakalamışlar fakat benim için daha önemli şey buffy'de sevgili olan willow ve oz yeniden aynı karede görüldü. vallahi duygulandım la.
8. sezon 11. ve 12. bölümler için yorum yapmak çok zor. tüm duyguları 45 dakikaya sığdırmışlar. sırf 11-12 çekilebilsin diye seyirciye bilmem kaç bölümdür Subliminal mesaj verilmiş. kimsenin de ruhu duymamış. sözde lost gibi bir dizi hakkında sayfalarca teori üreten nesilden bahsediyorum. son dakika da çalan şarkı ve 2 binanın son karede görüntülenmesi her anlamda mükemmel olmuş.
Robin olayından sıkılıyordum ki Barney'e çok güzel şekilde bağlandı. Robin'in sevdiğim tek şeyi ''bla bla bla Patrice!!'' şeklinde bağırması.
Cipskolakilit olayı harikaydı, baya güldürdü.
Şaka bir yana Ted için üzülüyorum ben. Adam istediğini hiçbir şekilde alamıyor yahu.. Yazık günah.
Marshall ve Lily'nin, Marvin'e ninni okudukları sırada gülmekten öldüm.
--spoiler--
bende mi bi sorun var yoksa gerçekten o modda değilmiydim bilmiyorum ama barney'nin evlenme teklifi fazla abartı, karışık ve saçma geldi. bir erkek bir kadını seviyorsa evlenme teklif etmek için bu kadar fazla oyun oynamasına, yalan söylemesine, insanları kullanmasına gerek yok. ayrıca bütün her şey istediği gibi olamazdı.
--spoiler--
8x11-12 istisnasız izlerken en çok güldüğüm ve ağladığım bölümdür.
barney çıtayı öyle bir yükseltti ki, hiç bir evlilik teklifine gözlerim dolmaz artık.
ayrıca artık diziyi anneyi merak ettiği için izleyenlerden usanmadık mı?
anne mi, ne annesi? modunda izliyorum diyalogları yeter.
robin'in her romantizme elinde tuzluğuyla koşturduğu 8 koca sezondan sonra iyice sıvayan dizidir.
artık kör gözüme parmağım misali bariz sahneleri oluyor.
ve bütün bu dönemler boyunca ted, "dostlarım" dediği insanlar ona ne tavsiye ederse etsin, tam tersini yapsın.
robin o yaşta tenis toplarına taş çıkaracak performansıyla dengesizliğini tescil ededursun, ted artık iyice cıvımaya başlayan sulu şakırt naifliği ve "the one" sanrısından hala kurtulamadığı robin takıntısıyla hayatına giren tüm o muhteşem kadınları (başta victoria olmak üzere; zoey, cindy hatta natalie) elinin tersiyle itsin.
ergen gibi iş yapıyor anasını satayım. 8 koca sezondur şu ortalık malı robin'in kimseye bir faydası olmadığını, seti basıp kafalarına balyozla vura vura, heceleye heceleye anlatmak istiyorum.