gecelerimi kitleyen tarifi bende mümkün olmayan dizi. moraller-im yerle bir olduğu anda bile beni güldüren dizi. Robin'in Barney'leşmeye başlamasıyla daha da hoş bir hal almıştır. . sezonun yarısına gelmeme rağmen anne hala ortalıkta görünmemektedir ve zaman karmaşası alıp başını girmektedir..
hafif friends çakması gibi dursa da severek izlenen komedi dizisi. ayrıca barney i canlandıran Neil Patrick Harris oyunculuğundan dolayı takdiri hak eder.
iyice sıkmaya başlayan dizi. Olaylar hep aynı, Barney güldürüyor. Ted ve Robin birileriyle çıkıp 2-3 gün sonra ayrılıyor. Hüzünlü hava veriliyor. Barney-Ted-Robin üçlüsü var bir de. Bunlarda dönüyor arada bir. Lilly ve Marchal'da evli mutlu çocuklu ayaklarındalar. Uzadıkça boku çıkıyor dizinin. Her bölümde benzer şeyler artık sıkmaya başladı.
Bir önceki bölümlerine nazaran daha az kötü olan bölümü yayınlanmış olan dizi. Ben anlamış değilim arkadaş dünyanın neresinde bu denli çok sevgili değiştiriliyor.
günümüzde gelişen dizi sektörü sebebiyle bu tüt sit-com'lara gösterilen değerin azalmasından bu dizi de nasibini almıştır. şimdi bakınca; the walking dead, the revolution gibi diziler varken insanların bu diziye artık çok fazla hevesle yaklaşmamaları şaşırtıcı değil.
sekizinci sezonunun altıncı bölümünün sadece 10 dakikacık olduğu dizi. anlayamadığım bir diğer nokta ise senaristler olayı dolandıra dolandıra senaryoyu unuttular herhalde nasıl toparlayacaklarını onlar da bilmiyor olabilirler. *
dizinin adını da "gayliğin sınırlarında gezerken nasıl ananızla bir türlü tanışamadım" olarak değiştirirlerse daha doğru olur. barney'nin aktif olmadığı bir bölüm daha süründü. artık bir an önce anneyle tanışma hikayesine geçseler çok sevineceğiz yoksa ana avrat sövüp çocukların kalbini kırabilirim.
gülmekten ağlatan 4. sezonun 16. bölümünden bir kare sizlerle
ve o muhteşem replik:Ted has a little sister, gets hotter every day, and if I ever meet her, with her boobies I will play. Everybody! Sister, sister, sister... What? I can celebrate Hannukah.
8. sezonun son sezon olduğunu duyduğumda çok üzüldüğüm favori dizim. zaten 3 dizi izliyorum ama himym'ın yeri çok başka. en beğendiğim kitapları, filmleri bile bitince unuturken bu diziyi 2 kez baştan sona izledim büyük bi zevkle. yine olsa yine izlerim.
--spoiler--
2 bolum sonrada ted yapisir bu sefer robin"in dudaklara. Bu arada jason segel"in oyunculugu niye bir kac bolumdur bu kadar garip geliyo anlamadim ya sokarim son sezon falan mi diye dusunuyo anlamadim acayip boktan oynuyo.
--spoiler--
son sezonda boku çıkmış dizidir diğer her dizi gibi. sonuca bağlayıp kaliteli bitirmek varken üç kuruş fazla kazanıcaz diye trolleştiriyorlar dizileri.
Hiç gülmedim desem yeridir. Marshall'ın bürosunda olan birkaç şeye tebessüm ettim o kadar.
Bu kadar boş diyalogların olduğu bölüm zor bulunur.
Dizi eskisi gibi değil klişesi gerçekten doğrudur.
8. sezon 7 .bölümde true blood' da alcide rolündeki kurt adam Joe Manganiello konuk oyuncu olarak dizide görünmüştür. daha öncede 6 bölüm de rol almıştır.