Azerilere yapılan vahşet.
Bir kars azerisi olarak içimi sızlatıyor, elimden de bir şey gelmiyor.
Hani yine azeri olan fuzuli demiş ya,
Konuşsam olmuyor,
Sussam gönül razı değil...
işine gelince üç-beş kişi vuruldu muydu "katliam" diye zıplayan onursuz dünyanın görmezden geldiği, yakın tarihin en vahşi, alçak katliamlarından biri.
hepimiz ermeniyizci taner akçam misal bu konuda ermenilerin "biz onlara çıkın" dedik "onlar çıkmadı" savunmasını kabul ediyor.
hepimiz ermeniyizcilerin en son fırat çakıroğlu cinayetini nasıl haklı çıkarmak için uğraştığını da gördük.
bir daha diyeyim dersim alevisiyim ve zazayım lakin bu ülkenin ve tüm tebaasının derdi benim derdimdir. bir tarafı hep masum bir tarafı zalim gösterdiğiniz sürece de sorunlar çözülmez. ira problemi örgütte etkin bir rahip genç ira militanlarının cenazesinde yaptığı "bu ölümlerde biz de kendimize bakmalıyız artık" dedikten sonra çözüm yoluna girdi.
türk milletine gelince. hesap soramıyoruz arkadaş. her şeyi unutuyoruz. var mı ermenilerin zulmüne uğramışların anılarının toplandığı bir müze bir hatıra evi. bu zulümlerin anlatıldığı kitaplar her dilde yayınlandı mı?
1 yılda 365 gün var ve her güne bir vahşet sığdırmayı başarmıştır insanoğlu. yıldönümü kutlamadığımız katliamsız bir gün bile yok nerdeyse. insan, insanoğlunun başına gelmiş en büyük beladır.
ne kadar mı masumdular? roboski de halepçe de dersim de zilan da agirî da koçgiri de mahabad da kamuşlodaki öldürülen yakılan tecavüz edilen zehirlenen derisi yüzülen her çocuk kadar..
Beşiktaş'ın Liverpool'u eleyerek Saygısızlık yaptığı katliamdır... Hele bide yendin diye sevinmeleri tuz biber etmiştir... Oysaki her Hocalı Katliamı günü aramızdan bazıları işi gücü bırakır 00 00 da bu katliama üzülür ve yas tutar... Rezil herifler yaa reziliniz rezil maç biteli kaç saat oldu amk yeni mi geldi aklına entry girmek!!!
SOYKIRIM Bezirganları, KATLiAM Borazancıları, HOCALI'ya gelince pusmuş ve sönük söylemlerle ikiyüzlülüklerini açıkça gösteren tüm unsurlar bilmelidirler ki insanlık HOCALI KATLiAMINI, yani Robert Koçaryan'ın direktifleri üzerine Ermeniler'in Azerbaycan'ın Karabağ Bölgesi'nde bulunan 7 bin kişilik nüfusa sahip ve bunun yanı sıra coğrafi konumu itibariyle bölge için stratejik önem arzeden HOCALI Kenti'ni ele geçirmek adına 25 Şubat gecesi giriştikleri, masum ve sivil halkı hedef alan insanlık dışı KATLiAMI UNUTMAYACAK... Soykırım arayanlar muhakkak ki kendi tarihlerinde aradıkları o karanlık yaprakları bulacaktır...
kardeslerimizin oruspu çocukları tarafindan türlü türlü işkencelerle ve insanlık dışı şekilde öldürüldügu katliamdir. millet olarak belkide yarimizdan çoğumuz bu katliamdan bi haberiz. cahil bir toplum olarak yetistirildik hiç birşeyi gormuyor ve hiç birşeyle ilgilenmiyoruz.
katliam zaten insanlık suçu kimsede ceza almadı hepimiz biliyoruz. asıl üzücü olan kardes ülke dediğimiz her fırsatta kardeşlikten dem vurduğumuz millette devlet olarak kalleslik yapıyoruz. bilmem neredeki hangi ülke bunu katliam olarak adlandirirken bizim türk düşmanı sözde türk hukumetimiz soykırımı tanimiyor. filistine suriyeye velhasıl araplara gösterilen ilginin binde biri bile türklere türk soyu milletlere gosterilmiyor.
sonuç olarak devlet katliam olarak tanimasada bu bir katliamdir, soykirimdir. biz bunu böyle biliyoruz ve arap gotu yalayicilar ne kadar inkar etsede böyledir.
hocalı katliamı, düşünüldüğünün aksine bir katliam değil, bir soykırımdır. ne yazıktır ki, 1992-ci ilde gerçekleşen, 600-den çok insanın öldüğü, gerçek bir soykırım olan, hocalı katliamı hakkında 18 sayfa entry girilmişken, tamamen sahte, ermenilerin düzmecesi ve dünyaya kendini acındırarak prim yapmak maksatıla uydurulmuş ermeni soykırımı hakkında 33 sayfa entry girilmiştir. kardeşimiz türklerin bu soykırımı sadece 26 şubatta anması beni gerçekten üzdü. bazıları tarafından yeterlice bilinmediğini anladım ve bunun için de bu entry-i girmeği kendime borç bildim.
http://www.khodjaly.az/az/ - öncelikle bu site hocalı katliamı hakkında tüm gerçekleri, şahit ifadelerini size sunacaktır.
öncelikle hocalı, azerbaycanın karabağ bölgesinde yerleşen bir köydür. 26 şubat 1992-ci yılda hocalıda 613 kişi - 63 çocuk, 106 kadın, 70 yaşlı, 8 aile katl edilmiştir. 25 çocuk her iki ebeveynini, 130 çocuk ise ebeveynlerinden birini kaybetmiştir. 487 kişi (76-sı çocuk) yaralanmış, 1275 kişi esir alınmıştır, 150 kişinin akibetinnen ise haber alınamamıştır.
şahitlerden ifadeler:
senuber elekberova: biz ormandan geçib ağdam tarafa kaçarken pusuya düştük, ben saysız-hesapsız cesetler gördüm, annemi gözümün önünde kurşunladılar, kızlarım sevinç ve hicran yaralandı. benim kendime de kurşun değdi. genç kadınlar ve çocuklar karın içinde çırpınarak can verdiler.
canan orucov: benim oğlumu kurşunladılar. onun 16 yaşı vardı. iki ikiz çocuğu olan 23 yaşlı kızımı ve 18 yaşlı hamile olan diğer kızımı girov götürdüler.
seriyye talıbova: bizi ermeni kabirstanlığına getirdiler... şehrimizde sığınacak bulmuş 4 genç mesheti türkü, hem de 3 azerbaycanlının bir ermeni askerinin kabrinin üstünde kafalarını kestiler. sonra çocuklara kendi ebeveynlerinin karşısında işkence verip öldürdüler. cesedleri buldozerle biçip dereye döktüler. üstlerinde milli ordunun forması olan iki azerbaycanlının gözlerini şişe açanla oydular.
camal heyderov - karakaya denilen yerin yakınlığındakı fermanın iki kilometrliyinde çirkin hale salınmış hayli azerbaycanlı ceseti vardı. katl edilmiş çocukların sinesini yarıp kalplerini parçalamış, bazı cesetleriyse tike-tike doğramışdılar»
Heyderov Şahin Zülfugar oğlu Nahçıvanik köyü (hocalı) yakınlığında 80-e yakın ceset gördüm. cesetler korkulu vaziyyete salınmış, kafaları kesilmişdi. polis mayoru elif hacıyev, yakin akrabaları Selimov Fahreddin, Selimov Mikayıl da katl edilenler arasındaydı.
Hümbatov Calil Hümbatali oğlu - Ermeniler onun gözü karşısında karısı Füruze, oğlu Muğan, qızı Simuzer ve gelini Südabeni kurşunlamışlar.
Paşayeva Kübra Adil kızı - Ketik ormanına girerken ermenilerin mühasiresine düşmüşdük. Gizlendiyi kollukdan kocası Paşayev Şura Tapdıq oğlu, oğlu Paşayev Elşad Şura oğlunun kurşunlanmasının şahidi olmuşdur.
emirova hazangül Tevekkül kızı - hocalı işgal olunarken ermeni silahlıları onun ailesini bütünlükle girov götürmüştür. Ermeniler hazangülün annesi Rayanı, 7 yaşlı kız kardeşi Yeganeni ve halası Göyceni kuşunlamış, babası emirov Tevekkülü ise benzin dökerek yakmışlar.
eliyeva Zoya eli kızı - 150-ye kadar kişiyle 3 gün ormanda olmuş. ormanda Zoyanın yanında ahmedova Dünya ve onun kız kardeşi Gülhar donarak ölmüşdür.
Mustafayeva Kübra aliş qızı - «Ermeniler bizi girov götüren kimi yanımdakı altı kişiyi oracıkta kurşunlamışlar». Kerimova Seide kurban kızı - «12 kişiyle birlikde girov götürüldük. Ermeniler kızım Nazaketi, Tapdığı, Saadeti, iradeni işkence ile öldürmüşler».
Necefov ali Ağami oğlu - «Ermeniler kaçan adamları mühasireye; alarak 30-40 kişiyi oracıkta kurşunladılar».
yabancı basın hocalı soykırımı hakkında aşağıdakıları söylemiştir.
Sandy times gazetesinin mühabiri: Ermeni asjerkeri yüzlerle azerbaycanlıya divan tutmuşlar...
Ermeniler bu insanlara durmaksızın ateş açmış, sonra onları süngülerle delik-deşik etmiş, bıçakla doğramışlar. Bir oğlanın kulağı kesilmişdi.
washington postun mühabiri: Cesetler arasında iki çocuk ve üç kadın ceseti vardı. Onlardan birinin sinesine yakın mesafeden ateş edilmiştir. Ağdamhospitalına getirilmiş 120 kaçkının çohunda süngü yarası vardı...
Parisde çıkan Le Mond gazetesinin mühabiri: Şehirden kaçan kadınlara ve çocuklara yakın mesafedən avtomat silahlardan ateş açılmışdır. Üç kişinin kafasının derisi soyulmuş, parmakları kesilmişdir.
Londrada çıkan Times gazetesinin mühabiri yazmıştır, onun gördüyü adamların çohu çirkin hale salınmış, küçük kızcığazlarınsa yalnızca kafası kalmışdır...
Fransalı mühabir Jan-iv Yunet: Biz hocalı soykırımının şahitleri olduk, öldürülmüş yüzlerle dinc sakinin kadınların, çocukların, yaşlıların ve hocalını müdafaa edenlerin cesetlerini gördük... Bu, korkunç bir manzaradı. benn savaşlar hakkında, alman faşistlerinin gaddarlığı hakkında çok şey duymuştum. Lakin 5-6 yaşlı çocukları, dinc ahalini katl eden ermeniler faşistleri de koymuşlar...
Rusiyanın izvestiya gazetesinin mühabiri V.Belıh: Ağdama vahtaşırı cesetler getiriliyor. Ermeniler ölmüş bu insanların cesedlerinin karşılığında karşı tarafdan diri adamları girov götürüyorlar. Gecenin karanlığında bu insanların çıkarılmış gözlerini, kesilmiş kulaklarını, derisi yüzülmüş, bedenden ayrılmış kafalarını gördükde insan dehşete kapılıyor. Bir kaç cesedi iple bir-birine bağlayıp zırhlı araca koşarak sürümüşlerdi. işkencelerin haddi-hüdudu yoktur...
Rusiyanın Memorial hukuk savunması merkezi de tasdik etmişdir ki, ermeniler hatta ölülere de hakaret ediyordular. Bu merkez bir azerbaycanlının diri-diri kafasının derisinin soyulması faktını kayda almış ve hocalılıların helak olması sebeplerini belirlemek için adli tıp uzmanlığında araşdırmışdı.
ingiliz televizyon mühabirlerinin birinin olay yerinde olmuş gazeteci R.Patrik demiştir: hocalıda işlenmiş menfur işlere dünya kamuoyu tarafından hiç birşeyle hak kazandırmak olamaz!.
Krua l'Eveneman dergisi (Paris): Ermeniler hocalıya saldırmıştılar. tüm dünya çirkin hale salınmış cesetlerin şahidi oldu. Azerbaycanlılar minlerle ölenler hakkında haber veriyorlar.
Financial Times gazetesi (Londra), 9 mart 1992-ci yıll: Ermeniler Ağdama doğru giden desteni kurşunlamışlardır. Azerbaycanlılar 1200-e kadar ceset saymışlar.
Financial Times gazetesi (Londra), 14 mart 1992-ci yıl: General Polyakov bildirmiştir: 366-cı alayın 103 kişi ermeni askeri Dağlık karabağda kalmışdır.
izvestiya(Moskva), 13 mart 1992-ci il: Mayor Leonid Kravets: ben şahsen tepede yüze kadar ceset gördüm. Bir oğlanın kafası yoktu. Her tarafda özel vahşilikle öldürülmüş kadın, çocuk, yaşlılar görünüyordy.
Valer aktuel dergisi (Paris), 14 mart 1992-ci il: Bu "özerk bölgede" ermeni silahlı desteleri orta doğudan çıkmışlarla birlikde modern teknolojiye, hem de helekopterlere sahipler. ASALA-nın Suriye ve Livanda askeri kampları ve silah anbarları var. Ermeniler yüzden çok müslüman köylerinde katliam işleyerek karabağdakı azerbaycanlıları mahv etmişler.
1992-ci il fevralın 25-de hocalıya ermeni silahlı destelerinin hücumu başlandı.
her bahsi geçtiğinde kalbimi sızlatıyor. biz anca filmini çekip, yıl dönümünde karanfil götürelim. başka bir boka yaradığımız yok, ermeni piçleri de bizim toprağımızda keyif sürsün. bize müstehak lan aslında, zaten asla hakkımızı isteyen güçlü bir millet olmadık. gelen vurdu giden vurdu anasını satiyim, bunun tek suçlusu biziz!
Soykırım diye zırlayan ermeni soysuzlarının çok değil 92 yılında yaptığı katliam değil soykırımdır. insanlıktan nasibini alamamış köpeklerin insanlık dilenirken akıllarına getirmesi sevgi pıtırcığı hümanistlerin türklerin de insan olduğunu hatırlaması dileğiyle.!
katliam diyoruz, soykırım diyoruz ama bilgileri tekrarlamakta fayda var.
ekşide(başak purut çifliği) niketese kullanıcı adlı yazar bir giri paylaşmıştı. kendisine mesaj atmıştım ancak aylardır ses seda çıkmadı, neyse aynen buraya da aktarayım.
ilgili entrysinden bir bölüm.
-------------------------------------------------
26 subat 1992 gecesi hocali katliami olarak bilinen ama aslinda hocali soykirimi olarak da adlandirilabilecek insanlik disi olaylar yasandi azerbeycan'in karabag bolgesinde.
ne mi oldu? ermeni ordusu, stratejik degeri olan bu bolgeye 26 subat gecesi 336 tank ile baskin duzeneleyerek yaklasik 7000 kisinin yasadigi hocali'yi kan golune cevirmistir.
aralarinda cocuk, kadin ve yaslilarin da bulundugu yaklasik 2000 kisi akla hayale gelmeyecek iskenceler ile oldurulmus, cesetleri -ki aralarinda yarali azerilerin de oldugu soylenmektedir- ust uste konulup yakilmistir. hatta ermenilerin cesetleri yakmak icin olusturdugu ozel bir birlik bile vardir ve gaflan olarak bilinmektedirler.
geri kalan yaklasik 5000 kisi ise yerinden yurdundan surulmus, canini zor kurtarmistir.
olayi ermeni bir gazeteci olan ve yasanan bu vahset sonrasi beyrut'a yerlesen daud kheyriyan'dan dinleyelim. "… sometimes we happened to march on dead bodies. in order to cross a swamp near dashbulag, we have paved a road composed of dead bodies. i refused to march on dead bodies. then colonel oganyan ordered me not to scare. it is one of military laws. i have pressed my one foot onto the breast of a wounded girl aged 9 or 10 years and marched... my legs, my photo camera were in blood…" (for the sake of cross…", page 24)
yani diyor ki, "bazen olu vucutlarin ustunden yurumemiz gerekti. hatta dashbulak denilen bolgenin yakinlarindaki bir batakligi gecmek icin olu bedenlerden kendimize yol yaptik. ben olu vucutlarin ustunden yurumeyi reddettim. ardindan albay oganyan bana korkmamami emretti. askeri yasalarindan birisidir bu. daha sonra 9-10 yaslarindaki yarali bir kizin gogsune tek ayagim ile bastim ve yurudum... bacagim ve fotograf makinam kan icindeydi..." ayni kitaptan baska bir bolum;
"… the armenian group "gaflan" (dealing with burning of dead bodies) have collected 100 dead bodies of turks (azerbaijani) and burned them in a place located one kilometer from khojaly to the west on march 2… i saw girl aged 10 and wounded in hands and in head lying in last truck. her face was already of a blue color. but she was still alive despite of hunger, coldness and wounds. she had a little breath. i cannot forget her eyes striving with death… suddenly a soldier called tigranyan took that body and thrown it on other dead bodies… then they have burned dead bodies. it seemed to me that someone was crying in fire between dead bodies… after all i could not go further. but i wanted to see shusha… i returned. and they continued their battles for the sake of cross…." (for the sake of cross…", page 62 and 63) yani diyor ki;
" olu vucutlari yakmak ile gorevli olan ve gaflan denilen grup, 2 mart gunu hocali'nin bir kilometre batisinda azeri turklerinden olusan 100 cesedi topladi ve yakti. son kamyonda basindan ve ellerinden yaralanmis 10 yasinda bir kiz gordum. kizin yuzu mosmordu. fakat acliga, soguga ve yaralarina ragmen hala yasiyordu. zorlukla nefes aliyordu. kucuk kizin gozlerindeki olum korkusunu unutamiyorum. aniden tigranyan isimli bir asker kizi tuttu ve cesetlerin uzerine atti. sonra cesetleri yaktilar. bana sanki yanmakta olan cesetlerin arasindan bir aglama, ciglik duydum gibi geldi. tum bu olanlara daha fazla dayanamadim. fakat shusha'yi gormek istiyordum. geri dondum. digerleri ise hac adina savasmaya devam ettiler." simdi ayni olayi bir de "jean ive yunet" adli fransiz bir gazetecinin agzindan dinleyelim.
"...we happened to be the witnesses of khojaly massacre, we saw the dead bodies of hundreds of civilians- women, children, old-age people and defenders of khojaly. we managed to fly by helicopter, we were taking photographs of every-thing we saw around khojaly at a height of a bird's flight. however armenians started shooting our helicop-ter and we couldn't manage to finish our job. that was a terrible scene. i heard a lot about wars, about cruelty of german fascists, but arme-nians went beyond them, killing 5 or 6 year-old child-ren, innocent people. we saw a lot of injured people in hospitals; carriages, even in kindergarten and school buildings." yani diyor ki;
"hocali katliami’nin taniklarindan biri olduk. yuzlerce sivil, kadin, cocuk yasli ve hocali'yi savunan insanin cesetlerini gorduk. katliamin yasandigi bolgede helikopter ile ucma sansimiz oldu ve gordugumuz her seyin fotografini cekiyorduk. fakat ermeni gucleri bulundugumuz helikoptere ates etmeye basladi ve basladigimiz isi bitiremedik. gorduklerimiz korkunc seylerdi. savaslar ve alman fasistlerinin zulmu hakkinda cok sey duydum. fakat ermeniler 5-6 yasindaki cocuklari, sucsuz insanlari oldurerek tum bunlarin bir adim otesine gecti. hastanelerde, nakliye araclarinda ve hatta anaokulu ve okullarda bile bircok sakat ve yarali insan gorduk."
sadece bu kadar mi? aslinda hocali katliami yasanan vahsetin sembolu gibi. fakat olanlarin cok kucuk bir parcasi. bu katliamlar sirasinda onbinlerce azeri olduruldu. sonra ermenistan'da yasayan 185 bin azeri ile, ermeniler tarafindan isgal edilen fuzuli, cebrail, kelbecer, kubatli, lacin ve zengelan gibi azeri sehirlerinde yasayan yaklasik 900 bin azeri zorunlu goce tabii tutuldu ve basta baku olmak uzere topraklarindan suruldu. ayrica ne gariptir ki turkiye ermenistan'i 16 aralik 1991 tarihinde tanimis ve ermenistan'i taniyan ilk ulkelerden birisi olmustu. ancak aradan bir yil gecti gecmedi ve ermeniler ellerine gecen ilk firsatta turkleri kestiler, yasadiklari topraklardan surduler.
-------------------------------------------------
bu paylaşımından ve emeğinden dolayı kendisine teşekkür ederim.