high hopes

entry258 galeri1
    125.
  1. başlangıçta gelen piano dramitezisi bir çok soundtrack'e ilham vermiştir.
    0 ...
  2. 126.
  3. bana balonları hatırlatan şarkı. bazen uçan balonunun ölene kadar yanında olacağını sanan, bazen de elinden kayan balonun uzaya gidişini izleyen bi çocuk kadar umutluyum bu şarkıyı dinlerken.
    1 ...
  4. 127.
  5. hayatın sikkoluğundan sıkıldığınız anda bir çift kulaklık yardımıyla sizi uzaklara götürecek ve sonrasında bakış açınızı değiştirebilecek şarkı.
    0 ...
  6. 128.
  7. daha ilk çan sesi ile içinizi acıtmaya başlar. Ardından gelen piyano ise ruhunuzu okşadıktan sonra vokaller sizi yavaşça ölüme hazırlar. Nakarat ve ortadaki soloyla kalbinize bir şeylerin saplandığını hissedersiniz. Ve son solo öldürücü darbeyi yapar. Bu şarkı tüm ışıkları loşlaştırır ve elinizi istemsiz olarak sigaranıza götürür.
    0 ...
  8. 129.
  9. tarif edilemeyecek kadar iyi olan pink floyd şarkısı. şarkı demek bile bu parçaya bir hakarettir kanımca.
    klibini söylemiyorum bile.
    sonundaki solo ise aşmıştır.
    dinlemeyenlere şiddetle önerilir.
    2 ...
  10. 130.
  11. Saat sabahın beşi, içtiğiniz şarap neredeyse bitmiş durumda. Sizde bitmişsiniz. Yalnızsınız, o anda, hayatın geri kalanında.. Gözleriniz sonunu bulamadığı ufuklardadır. Bu şarkı başlar aniden, sevinirsiniz ama mutlu olmazsınız. Eliniz şarap kadehine gider, bir sigara yakıp arkanıza yaslanırsınız. Şarkı bitene kadar hiçbir şey düşünemezsiniz, bittiğinde ise hayata aynı şekilde devam etmek imkansızlaşır.
    0 ...
  12. 131.
  13. yüzünüzde ağlama ile gülme arasında bir ifade bırakan düşündüren muhteşem şarkı.

    the grass was greener
    the light was brighter
    the taste was sweeter
    the nights of wonder
    with friends surrounded
    the dawn mist glowing
    the water flowing
    the endless river
    0 ...
  14. 132.
  15. özellikle bugünlerde karda yürürken dinlenmelidir ya da pencereden bembeyaz sokağı seyrederken gece...
    0 ...
  16. 133.
  17. pink floyd'un david gılmour etkili müthiş şarkısı, efsane denilebilecek bir eser.
    0 ...
  18. 134.
  19. geçmişi, geçmişte yaşadığımız güzel şeyleri, hatalarımızı, hayallerimizi, pişmanlıklarımızı, hayatın giderek zorlaştığını, berbatlaştığını tanrısal bir şekilde yorumlayan pink floyd eseridir.

    yorgun bakışlarımız hâlâ başıboş geziniyor ufukta
    çakılıp kaldığımız halde bu yolun üzerine defalarca
    0 ...
  20. 135.
  21. david gilmour'un ustalık eseri. insan yapımı değil de; fantastik, kaybedilenler diyarından kaçak olarak yapılmış bir ses kaydı sanki.
    milyar kere dinledikten sonra, bu şarkıyla farkettiklerimin, kaybettiklerimin etkisiyle söyleyebilirim ki;
    eğer hiç dinlememiş biriyseniz öyle kalın. boşverin, dinleyen dinlesin, siz kesinlikle böyle bir hata yapmayın.
    müziğin bile bazen ne kadar acımasız olduğunu anlarsınız. çan sesleriyle sinek vızıltılarına bir başka sempati duymaya başlarsınız.
    tek bir notanın bazen bir albüm değerinde olabileceğini görürsünüz. ayrıca müzik dinleyicisi olarak çıtanızı çok yükseltecektir.
    müzik adına başka şeyler dinlemenize engel olacak, bir tarafında pink floyd imzası olmayan tüm seslerin aslında gürültü olduğunu farkedeceksiniz. etkisinden çıkamayabilirsiniz.
    - slide soloya giriş anı çeşitli denekler üzerinde de gözlemlenmiştir ki, ciddi anlamda adamın amına koyar.
    3 ...
  22. 136.
  23. kafanız dumanlıyken yan etkileri vardır bu şarkının. her çana vuruluşta bütün kılcal damarlarınızdaki kan kalbinize hücum eder. mükemmeldir.
    2 ...
  24. 137.
  25. klasik gitar solosu sırasında o muhteşem melankolinin arkasındaki davul ritmleri öyle bir gerilim yaratır ki tarifi yoktur.
    1 ...
  26. 138.
  27. ateistlerin çok sevdiği bir ateist şarkısıdır.

    diğeri için:

    (bkz: echoes)

    dinlemeyin! dinletmeyin! etrafınızda dinleyen birisi varsa derhal ilişkinizi kesin. yazık edersiniz kendinize...
    1 ...
  28. 139.
  29. 5.20den sonraki kısmı cennetten bir parça olan pink floyd şaheseridir.
    0 ...
  30. 140.
  31. bu şarkıyı dinlerken, şöyle yıldızların çok parlak göründüğü bir gece yarısı üstü açık arabaya atlayıp şuursuzca uzaklaşmak istiyorum buralardan. teyyy teyyyy...
    2 ...
  32. 141.
  33. "the grass was greener,
    the light was brighter.." diye gider uzar bu şarkı..
    2 ...
  34. 142.
  35. bir kaç ay önce yazdığım bir yazıyı paylaşmak istiyorum burada.

    Kusursuz nedir? Hayatınızda hiç cennetten gelen sesler duydunuz mu? Çocukken çimlerin üzerinde oyun oynadığınız zamanlardaki gülüşlerinizi, arkadaşlarınızla yaptığınız sohbetleri düşünün mesela. Ne kadar güzeller. Aynı şeyleri şimdi yapmaya çalışsak? Hayır, yapamayız çünkü yapılacak daha önemli işler var, artık ideallerimiz var, hırslarımız var.

    Bu şarkı dünyada gizemini koruyan nadir şeylerden biridir. Bir yandan huzurla gözlerinizi kapatırken diğer yandan gözlerinizin dolması, kalbinizde aslında hep olan ama ortaya çıkarmaktan nefret ettiğiniz o acıyı ortaya çıkarır “High Hopes”.

    “çimler daha yeşildi
    ışık daha parlaktı
    dostlarla çevrili
    harika geceler…”

    Bu şarkı dinlerken çimlerin yemyeşil olduğu zamanlara götürür. Hani en fazla mahalle maçını kaybettiğimizde üzüldüğümüz zamanlara. Küçükken kurduğumuz masum hayallere, kamyoncu olmak istiyorum diyen çocukluğumuza. Şimdi dönüp baktığımızda kaçı gerçekleşti o masum hayallerin? Daha iyiye mi gitti yaşam? Izlediğimiz bir çizgi film, akşam dışarda bir saat daha fazla oturmak o zamanlar dünyanın en güzel duygularıyken şimdi, otomobiller, lüks evler, kıyafetler bizi neden mutlu edemiyor?

    Yüksek umutlar. Hep daha yükseğini isteyerek bitiremediğimiz umutlarımız, arzularımız. Asla tükenmeyecek arzularımızı hep bir yük gibi taşıyoruz omzumuzda. Hep “daha…” derken büyüyecek her şey ve artık geçmişimize ulaşmak imkansızlaşacak. Zaten hep bu tatminsizliklerimiz yüzünden mahvetmedik mi her şeyi?



    Zaman önemli, zaman insanı hep yıpratır. Bizse onu değersiz bir şeymiş gibi harcarız. Çocukluğumuzda mucizevi gelen şeyler artık sıradan geliyor. Çürüyoruz günden güne, zaman çürütüyor. Geride bıraktığımız kişiler ve şeylerle birlikte yaktığımız köprülerin ötesine bakıyoruz hep. Orası her zaman daha yeşil geliyor gözümüze.

    Gençliğimizdeki, çocukluğumuzdaki mutluluklara, özgürlüklere geri dönmek isterken karşılaştığımız bir engel oluyor hep. Çünkü hayat sonsuz bir nehir ve sürekli akmaya devam ediyor. Bizi o zamanlardan uzaklaştırdığı gibi, kayalıklarıyla da bizi yıpratan bir nehir.

    “sonsuza dek arzu ve tutkuyla yüklü
    bir açlık daha var tatmin edilmemiş
    yorgun bakışlarımız hala başıboş geziniyor ufukta
    çakılıp kaldığımız halde bu yolun üzerinde defalarca”
    3 ...
  36. 143.
  37. pink floyd'un vazgeçilmeyen şarkısı. sessiz, sakin, yanlız olunan bir anda dinlenmesi tavsiyedir.**
    2 ...
  38. 144.
  39. ölümlerden ölüm beğendirir, vermez. solo bittiğinde herşey içinizde kalır.
    1 ...
  40. 145.
  41. hakkında cennetin fon müziğidir deseler inanılacak şarkıdır.
    1 ...
  42. 146.
  43. dinleyin, dinletin, ama sakın bunu sabahın 5.30'unda yapmayın.
    0 ...
  44. 147.
  45. insanda tarif edilemez hisler uyandıran bir pink floyd şaheseri.
    0 ...
  46. 148.
  47. Gitar solo bölümü ölümdür.Hani sırf soloyu da dinlerseniz şarkı sözlerini çıkartabilirsiniz. yanlış hatırlamıyorsam 5:10 da giriyordu.
    1 ...
  48. 149.
  49. abartma huyumu ve bir şarkının ne kadar mükemmel olabileceği düşündüm. bu sefer galip gelen abartma huyum değil, bu şarkının fazlasıyla güzel, hatta mükemmel olduğuydu. şarkının solosu geldiğinde ruh halimde ciddi değişimler gözlemliyorum. bana hatırlattıkları, hissettirdikleri bambaşka.

    nasıl bir ruh haliyle çekildiğini merak ettiğim klibi;



    bu performansı da ayrı değerlendirilmesi gerekir. harikadır. michael kamen, obuasıyla eşlik eder;



    the grass was greener
    the light was brighter
    with friends surrounded
    the nights of wonder

    "her şey ne kadar güzeldi" der kısacası david gilmour.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük