Bazen düşünmeden konuşan milli sporcumuz.
Hidayet Türkoğlu, Angola karşılaşması sonrası, ''Allah da yardım etti sağ olsun,'' diyerek samimiyetin sınırlarını zorlayalı 9 yıl oldu...
son iki maçta performansı bayağı düştü. new york maçında erken dakikalarda oyundan atılıp soyunma odasına gönderildi dün akşamki miami maçındada 3 sayı ile oynadı.erken faul probleminede girdiği için önemli dakikalarda takımını yalnız bıraktı ama bunlara rağmen orlando bu kadar iki güçlü ekip karşında yinede kazanmayı bildi.
hidayette çok farklı bir oyun anlayışı oluşmuş sanki teknik anlayışa bağlı bişey buda sanırım.ne zaman top eline gelse ya takım arkadaşına pas olarak gidiyor yada içerdeki howard'a gidiyor.skor üretme konusunda hiç bir zahmeti yok potaya oynadığını son iki maçtır hiç görmedim.
zaten iki maçta attığı toplam 3 sayıda bunu belli ediyor.
bu akşam ömer aşıklı chicago karşısına çıkıyorlar bekliyoruz heyencanla.
orlandoya geri döndüğünden beri her maçta en az bir alley hop pası var ... assit ortalaması çok yüksek takıma tekrar geri katıldıgından beri.
howardın hidayeti bu kadar sevmesinin nedenlerinden biri onu hidayet gibi besleyen oyuncu yok takımda o yüzden hidonun geri gelmesiyle oda çoşmaya başladı tekrardan.
iyice olgunlaşmış artık hidayet izlemesi büyük zevk veriyor.
Adını hatırlayamadığım travesti bir antrenor tarafından yetiştirilmiştir, mevzubahis bey/hanımefendi, hidoyu henüz 17 yaşında 1.70 boyunda malın tekiyken bulur, baskete başlatır zorla, neticede şimdikizaman hidosu meydana gelir.
bundan yaklaşık 10 yıl kadar evvel bir 14 şubat tarihli gazetede "ben basketbola aşığım" başlıklı röportajıyla beni gülmekten öldüren kişi. zira 14 şubat gibi bir günde tutup da basketbola aşığım ben de denilmez be kardeş herşeyin yeri zamanı olduğu gibi bir de yeri ve zamanı olmadığı zamanlar da var.
amerikalardan türk insanına; asistleriyle, sayılarıyla, eğlencesiyle, gülümsemesiyle pozitif enerji veren basketbolcu. ama hala kuş beyinliler tartışıp dursun iyi oyuncu mu kötü oyuncu mu diye. o ayrı.
her maç howard'a en az bir alley oop pası veren basketbolcu.
howard adamını boyalı alan dışına çeker, eğer adam topu almasına engel olmaya çalışırsa biraz önüne geçmesine izin verir,
sonra pota tarafından ani bir hareketle sırtını rakibe dayanarak döner, koşusunu yapar, zıpladığında zaten top elindedir, smacı basar.
tabiki pas hidayet'ten gelmiştir.