koy götüne rast gitsin vur sirtina rahvan gitsin meretebesinin tam odak noktasidir. eninde sonunda yikilacağini bile bile günü doldurmak için yasarsiniz.
gerci buna yasamak denmez ama sinir sahibi olacağina deve gibi yasamak evladir.
neresinden tutsan elinde dağilacak, kicini yere caksan bile verdiğin mucadelenin anca zekati kadar rant alacaksan ne kafani takacaksin?
belki de yolun hepsini birden kosamazsin, bazen durup nefes alman gerekir. yikilasi hane yikilasi varsa eğer yikilir.
vel hasil-i kelam, takmayacaksin tak acacaksin, mumkun mertebe yan gelip yatacaksin. ne kadar tembellik yapabiliyorsan o kadar özgürsündür. geçmişi kinali dünyada en büyük ödül tembelliktir vesselam.
Bazı acı gerçekleri öğrenip , o acı gerçeklerin getirdiği gerçekleri gördüğünde yaşanabilen bir durum. örnek olarak ;
seni arkadaş olarak görüyorum diyen birinin aslında başkasından hoşlandığı için size bu cümleyi kurduğunu düşünün .Evet çaresizliğin daniskası.Az daha anlatmak için er kişi olduğunuzu ve eşşekler gibi aşık olduğunuzu düşünün.Alın size bal gibi örnek neresinden bakarsanız bakın .
söyleyeceğin şeylerin birçok şeyi değiştireceğini bilmek; ama büyük insanları kızdıracağını da bilmekten dolayı korkmak, çaresizce olayları akışına bırakmaktır. bu olay insanın içini yavaş yavaş kemirir, parçalar. günler geçer; demlik demlik çaylar, paket paket sigaralar eşliğinde bu olay düşünülür; ama hiçbir şey yapılmaz, yapılmak istenmez. bir süre sonra iş işten geçer, ve kişi hala bir zamanlar bir şeyleri değiştirebileceğini düşünmeye devam eder, yapabilirdim der. bununla kendini avutarak hayatına devam eder. ama kendini göstermesi için eline geçen şans kaçmıştır ve yenisi asla gelmeyecektir.
--spoiler--
...Baylar, yemin ederim, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; hem de tam anlamıyla, gerçek bir hastalık. normal bir insanın anlayış gücü çok olmamalıdır. 19. yüzyıl aydınının payına düşen anlayışın yarısı, dörtte biri, hatta daha azı günlük yaşantımız için yeter de artar bile...
--spoiler--
mümin sekmana göre atalet demektir.
Yapmanız gereken şeyi bilirsiniz yapmazsınız.
yaptığınızda size sağlayacağı katkıyı bilirsiniz yapmazsınız.
Sürekli ertelersiniz.
işte buna atalet denir.
(bkz: atalet momenti)*