Bazi filmler vardir icinde yasarsiniz, anlatilmak istenen hikayeyi son damlasina kadar icinizde hissedersiniz ve her izleyisinizde yine ayni keyfi alirsiniz ayni heyecani yasarsiniz, Heat tam da boyle bir film, cekildigi yil olan 1995'te Braveheart filmi ile cakistigi icin onun golgesinde kalmasina ragmen daha sonraki yillarda hak ettigi ovguyu gecte olsa aldi. Michael mann'in hem yazip hem yonettigi bu filmde basrolleri Oscarli iki oyuncu Al Pacino ve Robert De Niro paylasiyor, Los Angeles'in buyulu atmosferinde muhtesem ses ve gorsel efektlerin kullanildigi bu muhtesem film aradan 14 yil gecmesine ragmen izleyenlere hala ayni heyecani vermekte..
Pacino De Niro ikilisinin tavan yaptigi ve birbirini tamamladigi bir film, suc ogeleri, polisiye bir tema ve zaman zaman yukselen tansiyonu ile kendi dalinda her turlu ovguyu hakediyor ki daha sonra yapilan taklitleri de filmin ne kadar basarili oldugunu gosteriyor. Suc adina gerilim adina aradiginiz her seyi bulabileceginiz bir film.
2 saat 40 dakika boyunca gozlerini ekrandan alamiyorsunuz cunku her saniyesinde (uzun konusmalar haric) bir olay ve bir gelisme ile karsi karsiyasiniz Filme o donem icin onemli bir butce ayrildigini duymustum ki o muhtesem catisma sahnesi, Los Angeles'in en islek caddesinde trafige kapali alanda gerceklestirilmis, Miami Vice ile ozellikle taninan Michael Mann'in filmi ne kadar onemsedigini hem yazip hem yonetip hemde yapimciligini ustlenmesinden anlayabiliyoruz ki emeginin karsiligini da sinema otoritesi sayilan IMDB 'de tum zamanlar siralamasinda 133. sirayi alarak almis.
Al Pacino ve Robert De Niro hayranlari bu filmi simdiye kadar defalarca izledigini varsayarak filmi izlemeyenler icin bir iki kucuk tavsiye yapacak olursak: suc dunyasini tum ciplakligi ile takip edebileceginiz ve tum isleri onlari durdurmak olan polislerin ne sartlar altinda ve nasil calistiklarina taniklik edebileceginiz bir film, ozellikle filmin havaalaninda cekilen en son sahnesi bir hirsizin ve bir polisin birbirine nasil saygi duydugunu goreceksiniz. Guzel ve son derece gercekci aksiyon ve suc tarzinda bir film ariyorsaniz fazla armaniza gerek yok bu film tam size gore iyi seyirler...
2009'un sonlarına doğru oyunu çıkması gereken 1995 yapımı Michael Mann filmi. oyundaki karakterlerin seslendirmelerini filmin oyuncuları al pacino ve robert de niro yapacak.
(Skit)
"Aye you want some of this shit"
"Naw, I don't want that shit"
"I don't give a fuck, I don't play dat shit"
"And I'm fin'nin to buss a cap mother nigga"
"Man SHUT the fuck up"
"Whoa slow down, slow down, slow down"
"You see that brick house right there"
"That's the nigga crib when he come out you gotta tighten his ass up"
"I'ma get in the other car"
"Aight" {*a car revs up*}
{*gunshots from uzi*}(*single shot*)
[Chorus: 50 Cent]
If there's beef, cock it and dump it, the drama really means nothin
To me I'll ride by and blow ya brains out (brains out)
There's no time to cock it, no way you can stop it
When niggas run up on you wit them thangs out (thangs out)
I do what I gotta do I don't care I if get caught
The DA can play this motherfuckin tape in court
I'll kill you - I ain't playin, hear what I'm sayin, homie I ain't playin
Catch you slippin, I'ma kill you - I ain't playin, hear what I'm sayin,
homie I ain't playin
[50 Cent]
Keep thinkin I'm candy till ya fuckin skull get popped
And ya brain jump out the top like Jack-in-da-box
In the hood summer time is the killing season
It's hot out this bitch that's a good 'nuff reason
I see gangsta's get religious when they start bleedin
Sayin "Lord, Jesus Help Me" cause they ass leakin
When they window roll down and that A.K. come out
You can squeeze ya lil handgun until you run out
And you can run for ya back-up
But them machine gun shells gone tear ya back up
God's on ya side, shit I'm aight wit that
We reload them clips and come on right back
It's a fact homie, you go against me ya fucked
I get the drop, if you can duck, ya luckier then Lady Luck
Look nigga, don't think you safe cause you moved out the hood
Cuz ya momma still around dog, and dat ain't good
If you was smart you'd be shook of me
Cuz I'd get tired of lookin for ya, spray ya momma crib, and let yo ass look
for me
(Chorus)
[50 Cent]
My heart bleeds for you nigga, I can't wait to get to you
Behind that twinkle in ya eyes, I can see the bitch in you
Nigga you know the streets talk
So they'll be no white flags and no peace talks
I got my back against the wind, I'm down to ride till the sun burn out
If I die today, I'm happy how my life turned out
See the shootouts that I've been in I'm by myself
Locked up I was in a box by myself
I done made myself a millionaire by myself
Now, shit changed motherfucker I can hire some help
I done heard about the 50 grand you put in the hood
But ya shooter fin'nin to get get shot it won't do 'em no good
With a pistol I define the definition of pain
If you survive ya bones'll still fuckin hurt when it rain
Oh you a pro at playin battleship well this ain't the same
Lil homie this is a whole different type of war game
See the losers end up in shackles of motherfuckin chains
Or laid out in the streets leakin out they brains
(Chorus)
[50 Cent]
After the fist fights it's gunfire boy you get the best of me (best of me)
If you don't wanna get shot I suggest you don't go testin me (testin me)
All the wrong I've done the Lord still keep on blessin me (blessin me)
Fin'nin to run rap cuz Dr. Dre got the recipe (the recipe, recipe)
Yeah, uh ha, aye Dre
You got me feelin real bulletproof up in this motherfucker
Cuz my windows on my motherfuckin Benz is bulletproof nigga
Cuz my motherfuckin vest is bulletproof nigga
Cuz my motherfuckin hat is bulletproof nigga
But the Doc said if I get hit I might get a fuckin concussion
Better that then a hole in the head, right nigga, HA HA HA
çok uzun bir filmdir, bu konuyla bu kadar uzun bir film yapılması cesaretini bünyesinde barındırdığı usta oyunculardan aldığını düşündürtmüştür. izlenilesi bir filmdir. ama konudan çokta birşey beklenmeden izlenilirse gösterilen oyunculuk performansı adına hoş bir tat bırakabilir.
oyunculuklar güzel, konu güzel,
ancak bir şekilde eksik..
filmin sonunda kötü adamımızın kaçacağı havaalanının, intikam alacağı arkadaşın otelinin koşarak 5-10 dakika uzağında olması olsun, banka çıkışı çatışma sahnesinde o kadar polisin çembere aldıkları 4 adamı haklayamamaları olsun, otelde kabak gibi kapının önünde duran de niro'nun bir tekmeyle kilitli kapıyı kırıp eli silahlı elemanı öldürmesi olsun, n^n resmi çekilmiş olmasına rağmen polisin sarışın arkadaşı tanıyamaması olsun.
kimi zamanlar vardır, haklıyla haksızın tam ortasında kalırsınız, ya da haklıyı ve haksızı iyi olarak ya da kötü olarak tanımlayamaycağınız ince çizgide, hangisinin doğru yolda olduğuna karar veremezsiniz ( ne demek istiyosun lan deyyus diyosunuz belki de filmi izlemeyenler olarak) işte, ben de rabırt amca'nın baskın ve de, hemen hemen her yerde 'nik' olarak seçmeme sebebiyet verdirecek derecede bağlandığım, ve de kötü olarak lanse edilmesi gereken bir işi (hırsızlık) meslek edinmiş olsa da içime işlemiş karakterinden, NeilMcCauley'den bahsediyorum. işinin ehli, ustalaşmış, filmi izleyip de, hikayeyi bilenler için artık klişeleşmiş '30 saniye kuralı' ve, yine işinde usta aynı zamanda da, ailevi problemlerle boğuşan, ağzında sakızı ile her daim sevişen bir al pacino, 'vincent hanna' dayı. ilk bakışta, siz olsanız filmi izlemeden, ne dersiniz ki? hırsız - polis oyununda kaybeden kim olmalıdır. nesillerimizce süregelen bu oyunda, her ne kdar rakip takımın as oyuncularında olduğu gibi, kuralı bozan bir iki hırsız olsa da, her daim polislerimizin zaferleri ile filmlerimiz 'the end' sekansına ulaşmışlardır. ama, kişisel kanaatimce, bu filmdeki son ise, bana oldum olası aykırı gelmiştir. robert de niro amcam, (ellerinden öperim, bayram geldi geçiyor, arayamadık da kendisini) film boyunca her türlü vincent hanna'nın eline vermiş olsa da, (sıpoylır mıpoylır yok, on defa seyretmeniz gerekir lan bu filmi) sonunda, bir gölgesini hesaplayamayacak derecedeki acizliğine kapılarak, haketmediği bir şekilde, al abisi tarafından kurşunlanmıştır. ama, gelgelelim, NeilMcCauley'in ruh halini belki de, hatunla yiyiştikten sonraki şehrin o boğuk ve kasvetli havası anlatmaktadır. her ne kadar acımasız bir hırsız gibi görünse de, val kilmer'ın (filmde chris shiherlis) bozuk giden ve yürümeyen evliliği için bile, bir 'aile babası' tadındaki girişimleriyle, aslında takım caoch'u olarak nasıl bir yol izlediğini de, babacanlığı ve de, kendisi bir aile kuramadığı için bu yoldaki davranışlarıyla belli eden bir karakter olarak karakterize edilmiştir. aynı zamanda, psikopatlaşma yolunda ilerleyen, ailevi problemlerini eşsiz derecede beyazperdeye aktarmış bir al pacino'da diğer bir yarısıdır filmin. hani özene bezene karpuz alırsınız, gavur damı gibi yanan bir yaz akşamında; bıçağı da bir vurdunuz mu cartt, çaturtt nidaları ile yarılır da, ortadan bölünüverir; bir bakarsınız iki yarısı da kıpkırmızıdır, yenecek, çekirdeklerini ayıklayacak, elleri kırmızıya boyayacak, mideyi şişirecek zamanı bekler ;velakin lezzetlidir de. işte bu filmde aynı lezzeti bahşeder insana, hazmı zor, mideyi şişirgen yapısı olsa da uzun zamanı ile, son sahnelerini de görünce, vcd ya da bilimum ne b.ksa, onu bir kez daha geriyi sarıp da, 170 dakikalık takribi süreyi, bir daha izlemeyi göze alır insan. tabii, karpuzun bir yanı robert de niro - Neil McCauley, diğer yanı da al pacino - Vincent Hanna'dır.
al pacino ve de niro dışında daha birçok babayı bulunduran filmidir ( val kilmer, john voight, tom sizemore, ashley judd, natalie portman). gerçekten çok zengin bir filmdir.
tabi, yaşayan en büyük üç aktörden ikisi karşı karşıya olunca, insan hangisini tutacağını şaşırıyor. olaya bir de michael mann'in "saf iyi ve saf kötü yoktur" karakter algılaması da çıkınca, taraf tutmaya çalışma, filmin sonuna kadar devam ediyor!
de niro'nun soğukkanlılığı ve ustalığı, al pacino'nun harika sesi ve özel yaşantısı sorunlu polisi canlandırmadaki başarısı, filmi birkaç kez sıkılmadan izlettirebiliyor.
sinema tarihinin en gerçekçi çatışma sahnelerinden biri de bu filmdedir. val kilmer; böyle usta iki oyuncunun karşısında ** ezilmemiş, o da bir nebze döktürmüştür.
ashley judd' un balkondan gözleri dolarak val kilmer' e gelmemesini işaret ettiği ve soyguncunun yeni ufuklara şaşkınlıkla yol aldığı sahnenin filmin en çarpıcı sahnelerinden biri olduğu aksiyon.
michael mann' ın, iki usta italyan aktörü * bir araya getirerek beyaz perde izleyicisine bayram yaptırdığı film. val kilmer da rolünün altından kalkmayı bilmiştir, her ne kadar kısıtlı bir role sahip olsa da.
filmde al pacino' nun canlandırdığı vincent hanna karakteri, frank serpico canlandırmasından beri en iyi dedektif performansı olarak gösterilebilir.
mann, iki ustayı filmin finaline taşıyarak işi bildiğini göstermiştir. elbette iç ses finalde, robert de niro' nun karakteri neil mccauley ölmese daha iyi olurdu demiştir.
michael mann ın ustalığını gösterdiği film. çatışma sahnesi gerçekten nefes kesicidir. diğer bir michael mann ustalığı için (bkz: the last of the mohicans)
çok uzun olmasına rağmen izlerken sıkılmayacağınız bir filmdir. robert de niro ve al pacino ikilisinin en güzel filmlerinden biridir. ayrıca "ısı" anlamına gelen ingilizce bir kelimedir.
robert de niro ve al pacino'nun karşılıklı bir kafede oturup konuştuğu sahne, filmin en can alıcı noktasıdır. defalarca izlenebilir, amiyane tabirle şov vardır bu sahnede. televizyonda 50 kez verildi, 10'unu yakalayıp izledim, her akşam izlenilse sıkılmanın mümkün olamayacağı türden bir film..