mustafa kemal e "atatürk" diye bir şahsı manevi ismi uyduranların, gönüllerden söküp almak istediği peygamber sevgisinin olmamasındandır,
ve az daha başaracaklardı, peygamber sevgisini tüm yüreklerden silmeyi,
ama 80 yıllık cehalet uykusundan uyanıp, bidatlerden sıyrılmış bir din ile daha dirayetli bir gençlik geliyor, inşallah.
hazret kelimesi sadece ve sadece sayın anlamına geldiğinden çok da önemli olmayan şey. yani kimse hazreti muhammede muhammed diyor diye günaha girmiş ya da saygısızlık etmiş olmuyor.
kelamlarda bile, insani doğasına vurgu yapılan bir tarihi figüre ismi ile hitap etmektir.
bir nebiye, hazreti sıfatıyla seslenmek, onu yüceltmek mahiyetini taşırken; bu gibi yüceltici sıfatlardan eksik halde; "muhammed", "muhammet peygamber", "arap peygamber muhammed", "peygamber olan muhammed" gibi kalıplarla anmak, saygısızlık değildir. sadece, yüceltme söz konusu değildir. kaldı ki, peygamberliği tasdik de ediliyor.
ayrıca, abdullah'ın oğlu muhammed'e ismiyle şanıyla seslenen ateist, musevi nebisi musa'ya, hıristiyanlığın tanrısı isa'ya da yine yalın haldeki ismiyle vurgu yapar.
çifte standart: peygamberine göre kelam atfetmekle değil, söyleneni üzerine alınmakla başlıyor. zira, bir musevi samuel için samuel davud ve süleyman için, doğrudan ismiyle vurgu yapılmasına son derece olumlu bakar. o süleyman ki, devrindeki peygamberlerden de büyük bir bilge ve kraldır.
her ne kadar, linguistik açıdan muhammed ismi islam peygamberi ile başlamıyor olsa da, kendisinden sonraki asırlarda çocuklara konan muhammed ismi, kendisine duyulan saygıdan haseptir. yani, salt ismi dahi yeterince saygınlık ifade ediyor. bu sebepten, önüne hazreti ardına "aleyhivesellem", "radyallah-u anh" gibi saygı hitapları tamamen öznel olur, kullanılmaması hakaret edildiğini göstermez.
hazret kelimesi islamın ilk yıllarında sadece allah için kullanılmış bir yüceltme sıfatıdır. "h-z-r" kökünden oluşmuştur ve "her an her yerde hazır bulunan" anlamına gelmektedir. daha sonra zamanla islam dinine cahiliye döneminden kalma kültürler tekrar etki edince, insanlar bu ünvanı putlaştırdıkları bazı şeyhlere, evliyalara da yakıştırmışlar; dolayısıyla bu yakıştırmaya peygamberler de maruz kalmıştır.
dün olduğu gibi bugünde hazreti peygamberin tebliğ ettikleri onların benimsedikleri hayat tarzına uymadığı için "o" na içerisinde türlü melanet bulunan bir nefretle karşıdırlar ve yarında karşı olacaklardır.
kimse boşuna bunlarda saygı aramasın.
işte edip yüksel'in güzel anlatımıyla; neden hazreti denmemesi gerekir = youtube'a yazın moderatörler linkleri siliyorlar = Edip Yüksel ; Hazret-i Muhammed Demem! videodaki gericilerin yazılarına bakmadan sadece edip bey'in ne demek istediğini dinleyin lütfen.