hayata dair umut veren detaylar

entry453 galeri23
    324.
  1. 325.
  2. bazı güzel şeyler için geç kalmamış olmak.
    1 ...
  3. 326.
  4. kelebeklerin hala uçabiliyor oluşu, kuşların cıvıltılarının duyulabiliyor oluşu, "akşam yemeğinden sonra size bir çay içmeye geleceğiz komşu" sözünün muhatabının hala bulunuyor oluşu, telefon rehberine bakıldığında hala bayramlarda ve diğer özel günlerde aranabilecek insanların bulunuyor oluşu, tutulan takımın attığı golden sonra seviniliyor oluşu şimdilik yeterli olacaktır.
    2 ...
  5. 327.
  6. (bkz: dost)

    gece yan yana uyudugunuz yatagindan kalkip, sarip sarmalandiginiz pikenin ustune bi tane battaniye atip, yanaginiza da opucuk kondurup "usumus kuzum" diyen dosttur.
    2 ...
  7. 328.
  8. istifa etmek.
    yıllarca bağlı kaldığınız, ''aman yahu kıdem tazminatım'' diye ayrılamadığınız iş yerinize;
    ''haaastr oradan ya'' deyip istifayı bastyığınız gün,
    hayata ve kendinize çok daha umutlu bakmaya başlıyorsunuz.
    öyle bir bakış açısı kazanıyorsunuz ki,
    kendi hayatınızı köleleştiren ''kıdem'' muhabbetinden azad ediyorsunuz kendinizi.
    gel de, umutlu olma hayata dair.
    insan diyor ki; alayınız gelin ulan! siz hepiniz, ben tek!
    3 ...
  9. 329.
  10. Minicik burnuna burnumu degdirdigimde, cigliga karismis kahkahalar atan ve o esnada alt iki disi pirinc gibi parildayan 11 aylik bir kiz cocugudur.
    2 ...
  11. 330.
  12. 331.
  13. tam olman gerektigine inandigin kisiyle olmadigina uzulurken,
    aslinda olman gereken kisi icin baskasiyla olamadigini anladigin, yanildigini anladigin an.

    edit: ben de ne dedigimi bilmiyorum .
    6 ...
  14. 332.
  15. 333.
  16. bir sabah saçma bir tebessümle uyanmak galiba.
    2 ...
  17. 334.
  18. menemen, tam yağlı klasik ezine peynir ve çay.
    1 ...
  19. 335.
  20. 336.
  21. Bazi anlarda bulunamayan detaylardir. Yok amk.
    1 ...
  22. 337.
  23. Her güne yeniden doğan güneş. Hafiften esen sımsıcak rüzgar. Biraz deniz kokusu... Bir çocuğun size gülümsemesi. Aslında o kadar çok detay var ki göremediğimiz hayatta. Görmek istemediğimizden mi , göremediğimizden mi? O çok arkasına sığındığımız ' meşguliyetlerimiz' den mi, bilinmez.
    4 ...
  24. 338.
  25. 339.
  26. bu sabah mahalle ilkokulunun önünden geçerken bir velinin elinde gördüğüm karton üzerine yapılmış elma ağacıdır.
    bilenler bilir, ilkokulda koca bir kartonun üzerine bir ağaç çiziliyordu, herkesin adının yazdığı elmalar oluyordu o ağacın üstünde.
    yıl içinde okuma yazmayı öğrenene kadar o elmalar boyanıyordu. mesela az okuyabiliyorsan elma hafif kırmızı, tam okuma yazma söktüysen elma kan kırmızı oluyordu.
    ben ilkokul biri bitireli 13 sene olmuş, bu gelenek hala devam ediyor.
    belki çok saçma ama sabah sabah onu görünce çok mutlu oldum. sanki hayat çok güzelmiş gibi hissettim ve bir anda hayatımda hiç kötü giden bir şey yokmuş gibi davranmaya başladım.
    sonra akbilimde para kalmadığını hatırlayınca geçti tabi.
    3 ...
  27. 340.
  28. Vardır da göremiyoruz, henüz..
    1 ...
  29. 341.
  30. Hastayken, elinde sıcacık çorbasıyla gelen komşu.
    Yoksul öğrenciye, karşılıksız burs veren güzel insan.
    Akbilin bittiğinde, kartını veren ve öğrenci olduğun için para kabul etmeyen yaşlı amca.
    "Sonra yazdırırsın" deyip, karşılıksız ilaç veren, nazik eczacı.
    Askıda ekmek olayını önemseyip, her gün ekmek veren güzel insanlar.
    En zor gününde yalnız bırakmayan, deli gibi koşturan dostların.
    Bunlara kısaca umut diyoruz...Herşeye inat kocaman umutlar...
    3 ...
  31. 342.
  32. 343.
  33. yeni doğmuş bir bebeğin ağlaması.

    işte ben umut diye buna derim!
    1 ...
  34. 344.
  35. bir dönem çok hastalandım, iki hafta kadar yatmak zorunda kaldım sürekli evdeyim, televizyonun olduğu odaya bir yatak kurdular, yatıyorum.
    ilaçların etkisiyle bitkinim ve çok mutsuzum öyle ki reklamlarda biri yumurta kırdı ben hüngür hüngür ağlamaya başladım çünkü o yumurtayı bile kırabilecek takatim yoktu. aradan zaman geçti çok iyi bir şekilde tedaviye cevap verdim ama ayağa kalkmamam gerekiyormuş, dinlemedim raporu falan işe gitmek için çıktım evden, annem babam durağa kadar gelmek istedilerse de ben istemedim yavaş yavaş durağa gittim her sabah önümden geçen simitçi geçti önümden, işte o zaman hayata dair umutlarım yeşerdi, simit kokusu beni o güne götürüyor ve umutlandırıyor.
    4 ...
  36. 345.
  37. 346.
  38. O kadar derdin vardır ve bir el uzanır sana.
    Dertlerinden kurtulmanı sağlar.
    1 ...
  39. 347.
  40. içinden ufak bir şeyin olmasını dilediğin anda gerçekleşmesi. Örneğin: Canın çikolata çektiği anda dolabın köşesinde arada derede saklı bir tane çiklatın kalmış olması. Hee bu kadar. Bu.
    1 ...
  41. 348.
  42. teknoloji bakanının santez projeleri için tüm yıl boyunca başvurabilme imkanı getirmesi.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük