demir demirkan'ın bence en ilginç parçası. hiç alışık olmadığımız bir biçimde karşımıza çıkmış bu sefer. fazlasıyla elektronik. sözleri:
bileklerimde birer altın kelepce
gögsümdeki bu izler pence pence
kuruyor toprak yaralarımın icinde
parcalandım bir ruyanın pesinde
tanrı gibi yasadım kul gibi öldüm
hayat nedir?, hayat nedir?
seytan gibi cehenneme gömüldüm
giden gider.. kalan kalır...
ölen bilir, hayat nedir?
giden gider.. kalan kalır..
ölen bilir, hayat nedir?
toz oldu tastan kalbim ellerinde
savrulurken küllerim tek nefeste
katilim ol gel bitir "bir tetikte"..
vur sırtımdan durma.. ölürüm hergün bin kere!
tanrı gibi yasadım kul gibi öldüm
hayat nedir?, hayat nedir?
seytan gibi cehenneme gömüldüm
giden gider.. kalan kalır...
kul yanarken ben kendimi gördüm
ölen bilir, hayat nedir?
laneti çözdüm kayıp özüme döndüm...
giden gider .. kalan kalır..
ölen bilir hayat nedir ?
Hüzün makamından
şarkılar söylüyor şimdi
sevgi ve umut sözcüklerini
çoktan unutan dudaklarım
ihaneti tüm çıplaklığıyla görmenin
şokunu yaşıyor
bütün muhafazakar bakışlarında gözlerim
aldattın beni hayat
Arabesk bir parçanın
en damar yerinde
ağlayan nağmeler gibi
ağlıyor düşüncelerim
liriklerim hep karamsar çalıyor
ağlattın beni hayat
En dipsiz kuyulardan
daha dipsiz ve karanlık yüreğim
içime düşen hiç bir aşk
ve hiç bir sevda
bir daha aydınlıkla buluşamıyor.
kararttın beni hayat
Malzemeden çalınmış
dışı şatavatlı
inşaatlara döndürdün beni
dışardan hep güzel görünüyorum
ama en ufak sartıntıda
yerle bir oluyorum
çökerttin beni hayat.
hayat,yaşam iki farklı kelime iki aynı anlam.uzun gibi görünse de cogu zaman hemen gecen süreç,bi bakmışsın göçme vaktin gelmiş ve son nefesini veriyorsun.önemli olan arkanda pişmanlıklar bırakmamak önemli olan arkanda üzdüğün acıttığın insanlar bırakmamak.nasıl yaşarsan yaşa ne yaparsan yap acıtma,incitme kimseyi.
birbirini sevmeyen fakat bir arada yaşamak zorunda olan iki insan gibiyiz seninle, ne zaman gitmek istesem yanından yine sen tutuyorsun ellerimden gitme diye...
Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör
sahnede bir ileri, bir geri saatini doldurur
ve sonra duyulmaz olur sesi, bir masaldır
gürültücü bir salağın anlattığı
ki yoktur hiç bir anlamı.
Döndüm çevremde baktım her dönüşte değişen suretlere...
Hiç biri bana benzemiyordu...
Hani 360 derece dönünce aynı noktaya gelinir ya ben dönüyorum ama aynı suretler karşılamıyor beni...
Bir yerlere ya çok geç kalıyorum ya da çok erken gidiyorum hep...
Zamanlama sorunu sanırım hayatım baştan başa...
kalıplaşmış ve saptırılmış değerlerin şekillendirdiği, insanı her gün yeni bir sendroma ya da krize sokmayı amaçlayan, küçük mutluluklara değer veren ve sabır gösterenin, tüm tatsızlığına ve durağanlığına rağmen yürüyebileceği uzun yol.
sürekli kendinize bir şeyler kattığınızı düşündüğünüz aslında sürekli sizden bir şeylerin koptuğu ve farklı şekiller aldığımız bir süreç. bir şey katmıyor kısaca, fazlalıkları alıyor, siz fazla görmeseniz dahi, bir şekilde alıyor..