hayat

entry2345 galeri116 ses1
    518.
  1. Şimdi ben yok denecek kadar çokum...
    Firardayken insan ve buz kesiyorken hava,
    Soğuk en çok parmak uçlarıma yakışmaz...

    Şimdi vakit seyir defterimde yorgundur,
    Şimdi feryat en çok sesimin tonunda vurgundur

    ve şimdi hayat;
    Cevabını bildiğim en zor sorudur...!
    0 ...
  2. 517.
  3. hayat; yapmak istediklerini yaparken, başından geçenlerdir. başından geçenler de, tanrının istediğidir.
    2 ...
  4. 516.
  5. gelmek için hiçbir şey yapılmamışken yaşamak için çokça şey yapılan, bir gün biteceği kesin olsa da daha fazla kalmak adına çabalayıp durduğumuz, kimine kısa kimine uzun gelen şey.
    1 ...
  6. 515.
  7. 1926-1930 yılları arasında , dönemin en önemli kültür dergilerinde biri. *
    0 ...
  8. 514.
  9. icinde tüm canlilarin ortak yasadigi ve kendisini paylastigi seydir. yasayan canliya göre zamanla sinirlidir.
    karsimiza bir cok firsatlar cikaran, yaptiklarimizi sonradan elimizden geldigi kadar düzeltmemize de firsat veren, fakat icinde asla geri alamayacagimiz 'zaman' kavramini barindiran sey.

    kelimenin tam anlamiyla, editlenemeyen bir entry'dir aslinda..
    0 ...
  10. 513.
  11. Herkes ne kadar bağımsız görünse de ve rastgele dağılmış hayatlardaymışcasına dursa da yaşananlar; karşımıza her çıkan yeni yüz için hayat kendi ritminde bir yol çizer zamanı geldiğinde kesişecek ya da ayrılacak olan.... ve hayat biz başka planlar yapmakla meşgulken başımızdan geçenlerdir...
    1 ...
  12. 512.
  13. altay öktem 'cesi:

    "hayatı ıskaladığımız ölçüde yaralıyız hepimiz. hayatsa, evrenin küçük bir delilik anından başka bir şey değildir. evrenin bocalamasıdır. kısa bir süreliğine sapıtması, ne yaptığını bilememesi, kendini dağıtmasıdır. boşluğun kanunudur bu; evren çabuk toparlar. düzelir hemen. oysa kendini kaybettiği o birkaç saniye, bize milyonlarca yıl gibi gelir. o kısacık dağılmaya "hayat" adını vermiş ve hiç zaman kaybetmeden başlamışızdır birbirimizi incitmeye..."

    3 eylül 2005 penguen
    1 ...
  14. 511.
  15. 510.
  16. nefes alıp vermekten ibaret olsaydı eğer hayat yıkık dökük bir harabe olurdu sadece...
    oysa hayat kocaman bir malikane... her odasında ayrı duyguların yaşadığı, içinde çocukların koşup oynadığı, mutfağında en lezzetli yemeklerin piştiği, bahçesinde buram buram hanımeli kokan, bazen bir bebek sevincinin bazen bir ölüm hüznünün kuşattığı, sevdiğimiz, sevmediğimiz hatta kaybettiğimiz herkesi barındırabilen, yağmurda çatısı aksa da güneş açınca cennete dönen, tavan arasında unutulmuş gramafon gibi hüzünlerimizi, gözyaşlarımızı, düşkırıklıklarımızı, sevinçlerimizi, mutluluğumuzu, kalabalıkları yalnızlıkları, keşkeleri... biz unutsak da saklayan ve yeri geldiğinde önümüze çıkaran, baktığımız her pencereden başka başka manzaralar gördüğümüz kocaman bir evdir hayat..
    0 ...
  17. 509.
  18. çocukken kendinin farkına varmayla başlar. artık önünde bi dünya sorumluluk, çok az da mutluluk vardır. en sonunda da ölüm. ve sana sorulmaz dünya'ya gelmek ister misin diye. mecbur kalırsın hayatını sürmeye. öyle gider.
    0 ...
  19. 508.
  20. bir yoldur. bazen engebeli, bazen düz, bazı çıkmazlara gebe, bezen de tam adrese çıkan.

    bir mevsimdir. bazen en soğuk kışlardan daha soğuk, bazen en neşeli baharlardan daha şen.

    bir gecedir. bazen zifiri bir karanlık, bazen dolunayla aydınlanmış ,gündüzden daha gündüz.

    bir şarkıdır. bazen yürek yakacak kadar hüzün dolu, bazen çığlık çığlığa eşlik edecek kadar neşe dolu.

    bir amaçtır. ne olursa olsun yaşanması gereken bir amaç.
    1 ...
  21. 507.
  22. hayaller diye başlıyor
    anılarla yol alıyor
    yaşanmışlıklar öğretiyor
    acıların tecrübesi derken
    the end.
    2 ...
  23. 506.
  24. 505.
  25. içten gelenle mi yönetilmek istiyoruz? yani kendi iktidarımıza mı sahip olmak istiyoruz ya da dışarıdan yönetilip ipleri başkasına mı devrediyoruz? eğer sonuncucu ise; bahsettiğim başkası, bizim bağımlılığımız olabilir. evet evet tıpkı sigara, alkol, karı-koca, çocuk, para vs bütün bu saydıklarımın üstüne bin tane daha bağımlılık gibi durmayan fakat tam anlamıyla bağımlılık olan absürt şey ekleyebilirim. normalde kalıp, bağımlılık geliştirmeden hayatı sürdürebilmek bu kadar mı zor. eğer zorsa da neden hep kolay olanı tercih ediyoruz?
    tanım: çözemediğim bir *dır hayat.
    1 ...
  26. 504.
  27. I

    Hayat bu dokunacak
    Gün geçmeden acılar silinmeyecek
    Bir tat kalacak dudaklarda
    Görünmeyen sevgiliye ait
    Sonu gelmeyen mısralara saklanan ömrünü
    Dağların ardında mı teslim edeceksin?
    Ait olduğunu düşündüğün yerde
    Kanayan mendilini tampon yapıp yarana
    Sessizce haykıracak mısın,
    Yıldızların soğuk yüzüne..

    II

    Yıldızların vahşi yüzünü gördüğünde anlarsın
    Ne denli uzak olduğunu kendine
    Ve de ne denli yakın...
    Su çırpınışıyla geçen kısa ömrü
    Hangi dağa,hangi yıldıza bağışlamak istersin
    Yokluğun ve varlığının beraber raks ettiği ovaların
    Aslında bir servistan olduğunu bilir misin baL
    Soğukluğun kasvetini...
    *
    1 ...
  28. 503.
  29. hayat; bir çift güzel söze kanacak kadar kolay değilken, gerçekleri görebilecek kadar da zor değildir.
    0 ...
  30. 502.
  31. sakin'in arka arkaya defalarca dinlenilebilecek albümü.

    "ilk albüm" olduğunu düşünürsek, mükemmel bir iş çıkarmışlar.

    plak şirketleri de mor ve ötesi'nin rakun'u..
    0 ...
  32. 501.
  33. o kadar da karmaşık değildir.

    ilk sinyalle atmaya başladı kalbimiz. gözlerimiz gördü renklerini. ve işittik seslerini. hayat nedir bilmezken hayatta kalmanın derdine düşüverdik. kimimiz hayat dolu olduk. kimimizin hayatı kaydı. kimimiz erteledi hayatı, kimimiz hayat beklemez dedi." hayat mı lan bu!" diye isyan edenimiz, "hayatta olmaz!" diye diretenlerimiz oldu. sonra sevgililer verdi bize "hayatım" dediğimiz. kimi için hayat memat meselesi oldu. kimi için bomboş ve bombok birşey.

    ılık rüzgarlarını çok sevip, fırtınalarına sövecek değilim. bir bebeğin ışıl ışıl gözlerinde gördüm onu. bir dedenin kupkuru ellerinde. yuvalarında ağızlarını kocaman açan o yavru kuşların telaşında gördüm. sevgilinin kokusuna saklanmış, buldum onu. katran kara gecelerinin bile hep bir sabahı vardı. ve her sabah bir "günaydın" diyeni.

    hayat bizim. yaşayacağız. ve alnımız açık kucaklayacağız ölümü. kurumuş yaprakların dallarda değil ama toprakta yaşadığını bilerek. ve nefretle çürütmeyerek onu. yaşayacağız, hatıralarını saklayarak ruhumuzda ve hep geçmişi özleyip geleceği bekleyerek yürüyeceğiz bu yolu. düşe kalka, yara bere içinde göğüsleyeceğiz ipini. son sinyalle duracak kalbimiz. sesler susacak ve kaybolacak renkleri.
    ve en sonunda biz, ölümle dirilip kaldığımız yerden devam edeceğiz

    hayata.
    1 ...
  34. 500.
  35. hatalara düşmemek için çabalarken kendi içinizdeki boşluklara düşebildiğiniz, sonsuzluğun size ayrılan kısmı..
    0 ...
  36. 499.
  37. "Hayat bir bisiklete binmek gibidir. Pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz. "
    (bkz: Claude Peppeer)
    1 ...
  38. 498.
  39. hiç bir ücret ödemeden sahip olunan en değerli şey.
    0 ...
  40. 497.
  41. belki de kendimi kandırıyorum ama gerçekten ölüm ile bittiğine inanmadığım olgu. bu şekilde düşünmeme en büyük etken dedem olmuştur. dedem gerçekten bilge bir insandı ve çocukluğumda kişiliğime büyük etkileri olmuş bir insandı. bir kaç yıl önce kendisini kaybettik. ama ben hala onun yaşadığını hissediyorum. bu ölümü kabullenmemek ile alakalı değil. bedenen öldüğünü tamamen kabul ediyorum. ama o sanki hala yaşıyor. içimde. çevresinde kendisini etkilemiş insanların içinde. sanki hala yanımızda. o bize bir miras bıraktı. biz de onun mirasına katkılarda bulunuyoruz. hayat böyle aslında. yüzyılların mirası. biz de katkımızı yapıyoruz. biz de bir miras bırakacağız ve başkaları bizi o mirasta yaşatacak. önemli olan o katkıyı yapabilmek ve mirası bırakabilmek.
    1 ...
  42. 496.
  43. hızla akıp giden bir döngü.... Yakalamak bazen kolay olmaz... ya o hızlı koşuyordur, ya biz yavaşızdır... iki durumda da yakalama şansımız olmaz.
    1 ...
  44. 495.
  45. insanın var olduğu süreden bu yana üzerine düşünülen derin bir konu.

    (bkz: çifte standart uygulayan normlar bütünü)
    0 ...
  46. 494.
  47. mutluluk atmosferinden solunmuş bir nefes ile güzelliklerin görülebildiği içinde yaşadığımız güzel bir biçimdir.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük