dumlupınar diye bir yere gitmiştim ismini yanlış hatırlamıyorum dur umarım.
tam ışid zihniyetli insanlar gördüm.
eşlerini dışarıya çıkarmayan manyaklar vardı.
bize kötü kötü bakıyorlardı, tabi takım elbise ile dolaşan bir bizdik sanırım.
o harebe de nasıl yaşıyorlar bilmiyorum. adamlar 3. sınıf yaşam sürüyorlar dı.
gider gitmez 2 hatun ile çıktım. batı dan gelince tabi biraz ilgi gördüm.
kilise'ye gireyim dedim. bir baktım ortadoks kilisesi. ben ise bir katolik olduğum için girmedim.
neyse uzun lafın kısası sahili güzel, içeriye doğru girince vasat bir şehir.
çok gitmek isterseniz hatay sahili, arsuz plajı, karaağaç, sahilevler, antakya, belene gidin. diğer yerler vasat.
bazı gerizekalıların şehrin arap, kürt, ermeni yoğunluğu olan urfaya,mardine benzeyen bir yer olduğunu söylüyorlar.
Aha buradan imzamı atıyorum o büyük şehirleri dışarıda tutarak söylüyorum; Hatay kadar milli değerlerine sahip çıkan Atatürkçü bir şehir yok.
etnik olarak %55 i türk %35 i arap(bu arapların içinde alevilerde esatçılar dışında tamamı Atatürkçü insanlar) %10 u da balkan göçmeni ve Kürtler.
Bazı çok bilmiş arkadaşlar seçimler üzerinden hareketle şehirde kürt nüfusunun fazla olduğunu öne sürüyor. yukarıda da bahsettiğim gibi alevilerin içinde 3-5 tane mayası bozuk var akp kaybetsin diye gidip hdp ye oy vererek öyle bir durum ortaya çıkarmışlar.
onun dışında
Simon tapınağı,
Kürşat kalesi,
bakras kalesi,
Payas kalesi,
cin kulesi,
sarısekisi,
arsuz'u,
künefesi,
kağıt kebabı,
oruğu,
insanı,
Yayladağlıların şivesi,
2 senedir verdiği 40 küsur şehidi,
osmanlı'dan bu yanadır sapasağlam duran 700 senelik köyleri,
askerlik yaptığım şehir. çok fazla arap bulunmaktadır. suriyelilerden bahsetmiyorum tabiki. çoğu arap olduğunu kabul etmez ama arap şivesi hala ağzındadır. arap şivesiyle ben Türküm der. bide bunların türkçü olanları vardır beni benden alır.