Berbat bir şeydir. Hayatımda en nefret ettiğim şeydir. Sırf onun yüzünden hastaneye gitmem. iğrenç bir şey ya. Ayrıca hemşirelerin, sağlık görevlilerinin, doktorların ve hatta hastanede çalışan kantincilerin dahi üstüne siner.
ilaç ve dezenfekte temizlik ürünleri karışımı bir kokudur. temizlik malzemeleriyle mikrobik bulaşıcı hastalıkların önlenmesi amacıyla hastanelerin sürekli dezenfekte edilmesi bu tarz kokmalarına neden oluyor ayrıca morg kokusu da bir o kadar ilginç ve keskindir, hastanelerin morg kısımları daha fazla dezenfekte edilir ve ölmüş insan bedenlerinin (cesetlerin) kokmaması için ilaçlanması da bu tarz kokularda etkilidir.
Önceden eczaneleri de içinde olduğundan daha iğrenç kokardı.şimdide yine o koku var ama daha az gibi.kokusan da ziyade sağlıklı bile olsanız hastaneye birinci hastaymış gibi bir psikolojiye girmek daha rahatsız edici.
bizim eski komşumuz bayram ziyaretine gelir ve sürekli hastane kokardı iğrenirdim. bir gün anneme sordum 'bu kadın neden böyle kokuyor' diye. 'onun parfümü o, yıllardır hep o parfümü kullanıyor' dedi. ne o parfümün markası bilmiyorum ama kadının bu kadar saçma bir kokudaki istikrarı takdire şayan, ben çok sevdiğim parfümleri bile baydı deyip bırakan biriyim şahsen. ya ama insana şifa vermesi temenni edilen bir yerde bu kadar rahatsız edici bir kokunun hakim olması tezat değil mi?
Evim gibi, evimden ote bir sey gibi benimsedigim koku. Ve hatta house olan degil, home olan ev gibi.
En icten dilegimi bir hastane odasinda dilemistim. Tek basimayken. Tanri ile basbasayken. SOylersem gerceklesmezdi, ben de kimseye soyemedim. Ama yasamaktan bile cok istedigim bir sey vardi. Gercek aski bulmak.
Benden tam on yas kucuk bir kiz cocugu ile tanistim ayni hastanede. O losemiydi, kat kat sansliydim ondan. Benim sansim onun olsun isterdim.
Renkli kagitlardan bin tane kus yaparsan dilegin gercek olur dedi bir gun bana. Yapalim oyleyse dedim, annemden istedim. Bir suru renkli kagit alip getirdi bize. Ben bilmiyordum yapmayi ama damar yolu her daim acik sag eliyle elimden tutup ogretti bana nasil kus yapildigini.
Bin tane kus yapamadik. Dileklerimizin ortasinda yasama veda etti ve bir kus olup gitti kucuk kiz. Butun o kuslar, tam 492 renkli kus odamdaki en buyuk kutuda durur hala.
Bugun odami toplarken aklima geldi. Actim kutuyu. Once yuva kokusu, sonra kucuk kizin bir tutam kalmis saclarinin kokusu esti odamda. Bir huzun, ki boyle huzun gorulmemistir, sicak bir ulkede usutur insanlari.
O kiz, gozde'ydi ismi, bir kus simdi. Gozlerinden opsun ruzgar.