sıradan gariban bir 8. nesil sözde yazarımsı. tanımımızıda yaptığımıza göre vasiyet, kimine göre vaziyet yazımı paylaşabilirim. hepimiz geleceğin hayalini kurarken, bazılarımız kendi sonlarını yazar. bu yazıyı yıllar sonrası için yazmaktayım, olurda bir gariban haşmet vardı diyen olur, nerelere kayboldu diye soran olursa, bu entryde o sorunun cevabını bulacaktır.
her geçen vakit, biraz daha vazgeçtim kendimden, umutlarımdan. korkularım, ben yaşlandıkça artmaya, umutlarım azalmaya başladı. bir söz verdim, şayet ailemi kaybettiğim gün, herşeyi, herkesi bırakıp sırra kadem basacağıma daire bir sözdü. gün gelir, kutlama mesajlarım kesilir, paylaşımlarım son bulur ise, ben tüm hayatımı geride bırakarak,garibanlık mertebesine ulaşıcam. buda intiharın farklı bi yolu aslında, ismail abi gibi bir sahilde el sallıyor olacağım gemilere, o gemide kaybettiklerim, sevdiklerim, yarım kalmış yaşanmışlıklarım, kaybettiğim umutlarım olacak. şüphesiz, bi mezar taşım olmayacak ve son durağım kimsesizler mezarlığı olacak.
o veda zamanı gelene kadar, burada yazmaya ve mesaj atmaya devam edeceğim. herkese teşekkürler, dinlediğiniz, sevmediğiniz, sevdiğiniz için...
Geçen sefer mesaj atmaması üzerine uyarıp zorla mesaj attırdığım yazar. Yine arka plana atmıştır. Bu sefer atsa da anlamı yok benim için. Sanırım ilişkimiz eskisi gibi değil, bazı şeyleri konuşmalıyız.
şu kadar nickaltını ''mesaj atmak'' suretiyle, bunu babasının hayrına yapmadığını anlamayan sözlük safları sayesinde oluşturan haşmet bey kendisini padişah sanıyor artık. allah şifasını versin.