her kitabında yeni nesneler çıkan, düzgün bir olay zinciri bulunmayan, söz sanatlarının beceriksizce kullanıldığı saçma sapan bir kitap.
not: hacı alnına "z" hiç yakışmamış yav
çocuk kitabı diyenlerle ölümüne münakaşa edebileceğim bir hayat felsefesi. son kitabın son sayfasını okuduktan sonra hp severler için bir devir kapanmış ve yepyeni bir devir açılmıştır.
j.k rowling'in aynı ismi taşıyan serisinin baş kahramanı. Kendisinin seriyi yaratırken fena halde star wars'tan etkilendiği aşikardır.
Hele ki harry potter'a the chosen one denilmesi, Lord Voldemort'un aslında bir zamanlar iyi tarafta iken karanlık tarafa geçmesi, kendisine karanlık lord denilmesi meselesi, ölüm yiyenlerin(death eaters) fena halde sith triplerinde gezmesi falan derken bir ara harry potter ile voldermort, luke-vader hesabı baba-oğul çıkacaklar dedim ama orada allah'tan dur demiş rowling.
hollywood un küçük emrah ı. ne yani yeşilçam ın emrahı varsa, holivud un da harry si var. dün gece serinin filmlerinden birini orijinalinden izlerken iyice fark ettim de vallaha da emrah. hık demiş burnundan düşmüş. anlaşılan rowling yeşilçam filmlerini bayaa izlemiş. hem böyle düşünen sadece ben değilim. ne dediydi ata demirer:
çocukluk-ergenlik-yetişkinlik üçgeninde birlikte büyüdüğüm roman karakteri. kitap okumayı sevmemin sebebi, o yaşlarda tek başına sinema salonuna dalıp film izleme cesaretini gösterecek kadar ileri gitmemin sebebi. bir 'çocuk romanı'ndan çok daha fazlası. bugünlerde okudukları twilight zımbırtısını fantastik-edebiyat sanan ergenlerin gözüne sokulması gereken bir başyapıt. bu kadar iyisi günün birinde gelecek mi bilmesem de, benim için yeri hep farklı olacaktır.
J.K. Rowling'in bir cafede kağıda döktüğü süper bir eser. Benim ayrı bir dünya diye nitelendirdiğim harika bir kurgu. Hele kitabı okuduktan sonra filmlerin çıkması, başrol oyuncusunun Daniel Radcliffe olması da benim için vazgeçilmez kıldı bu yapımı..
tam bir acıların çocuğu. ailesinin tüm fertleri öldürüldüğü yetmedi vaftiz babası bile öldürürdü onu bırakın çok değer verdiği insanlar bile öldürürdü sadece yanındaki arkadaşları kaldı.
şayet cennet diye bir yer varsa ve girerken bodyguardlar sorun çıkarmazsa, dilek olarak 'hogwards olsun meğerse gerçekmiş, ben de arkadaşlarımla yaşayayım bir dünya ömrü kadar' isteyeceğimdir.
daha küçükken "o ne öyle yaa" diyerek önyargıyla filmine gittiğim ama filminden sonra merak edip kitabını okuduğum, okuduktan sonra da elimden bırakamadığım, okuduğum en iyi fantastik roman olduğunu düşündüğüm seri.
tüm serisini okuduğum, her kitapta kalitesinin biraz daha arttığı,özellikle 7. kitabı 1 gün içinde bitirdiğim, sonra 2 kez daha okuduğum, ancak ne yazık ki filmlerinin hüsrana uğrattığı, 5-10 yıl sonra tekrar filminin çekilmesini umduğum, sürükleyici kitap serisi. özellikle yazın deniz kenarında güneşlenirken zevkle okunacak seri. (HP okuyanları aşağılayanları aşağılıyorum bu arada.) çıtır çerez kitaplardan ama çooook sürükleyici. kesinlikle filmlerinden çok çok iyi. özellikle 7. kitap çok güzel.
tüm kitaplarını okuduğum, ilk bakışta çocuk kitabı gibi gözükse de okumaya başladığınızda öyle olmadığını anlayacağınız, pek çok duygunun, düşüncenin, plânın içiçe müthiş bir şekilde aktarıldığı, zaman zaman insanın kafasını karıştıran seri. asla ve asla 11 yaşından küçük çocuklara okutulmaması gerektiği taraftarıyım. zira, gerçekleşen olayları akılda tutmak ve yorumlamak bazen yetişkinler için bile zor olabiliyor. daha kitaba bakmadan "dünyadaki en salakça kitap. çocuk kitabı. bebe kitabı." diye dalga geçenlerin yanıldığını düşünüyorum.
kitapla ilgili olumsuz eleştirilerim de yok mu? elbette var.
meselâ ilk iki kitap ** daha çok çocuklara hitap eederken, başta harry potter ve askaban tutsağı olmak üzere diğer 5 kitap daha çok yetişkinler için yazılmış gibi. bu yönüyle de kitabın yazılmasında ticari bir amaç güdüldüğü çok belirgin duruyor.
olayların hep bir sisteme oturtulmuş oluşu ve her şeyin yolunda gitmeyip insanların öldüğü, başına kötü şeylerin geldiği bir seri olması ise kitabın gerçekçiliğini arttırmış. diğer fantastik romanlara göre burada yaratılmış olan sistemin dışına çıkılmadan her şey fantastik dünyanın gereklerine göre yazılmış. bu yaratılmış sistemin üzerine yeni şeyler eklenerek yeni bir roman bile yazılabilir.
bir de kitaptaki iksirlerin, büyülerin hep bir anlamı var. mesela birine gerçekleri söyletme iksiri olan veritaserum'un kökü, ingilizce'de gerçek anlamına gelen veritable ve ilaç anlamındaki serum kelimelerinin yan yana gelmesiyle oluşur ki bu da gerçeklik ilacı gibi bir mânaya gelir.
kısacası okunası, üzerine yeni hikâyeler kurgulanası kitaptır.
ölümcül lanete karşı gelebilen, ama konu veela'lar (güzel kadınlar) olunca kendini kaybeden karakter. hatta bu uğurda quiditch dünya kupasında sahaya atlamaya bile çalıştı.
Ortaokulda biri bana "çocukça" dediği için okumadığım; ama liseye gelince hiç de çocukça olmadığını fark ettiğim kitap serisi. Test kitaplarının arasına sığmasa da gizli gizli okurdum ben bunu. Ve çok sevilen şekerlemeler gibiydi Harry Potter. Çabucak biterdi. *