serisinin son kitabının geçenlerde raflara çıktığı büyücü abimiz. abimizin kitabına heves ettik, gittik aldık. oku oku oku 100 küsürüncü sayfaya gel, ne göresin!? birden 200 küsürüncü sayfaya atlıyor kitap (bkz: basim hatasi). kitabının sonuna cümleleri okumamak kaydıyla şöyle bir göz gezdireyim dedim, ne göreyim!? bazı sayfalar ters basılmış.
son gelişmelerle yazarının da inandığı bir dünya ve evrene sahip olduğu ortaya iyice dökülen kapital midir çocuk romanı mı belli olmayan eser; başucu eseri.
çoğumuz kendimizi es kaza özleştirdiği bu kahramanın 10 yaşından alıp da bizi beraberinde imkansız şeylerin mümkün olduğu bir dünyayı da kapsayan bir evrene götürüşü çok değil şunun şurasında 10 yıl olmuş.
bu 10 yıla da 5 tane film yerleştirilmiş ki siz düşünün arada geçen olayları, ayrıntıları; ev cini winky'nin nedense ortalarda görünmeyişine kadar kendi kabından taşmasını.
harry potter'ın röportajlarını çok takip etmem ama o ilk öpüşme sahnesi yazılırken nasıl duygular içerisindeydi rowling merak eder dururum. ya da ateş kadehindeki büyük baloyu okurken veya izlerken kaç tanemiz kendi mezuniyet gecelerimize döndük durduk; yatılı okumayı deneyimlemiş kaç insan acaba ron'un arslan kükremesini yaptığı anda kendince daha da bi gülmedi? kendi kendime sorarım. 6 yaşında ilk defa hayvanat bahçesinde bir camın ardında gördüğü güzeller güzeli sürüngene bakakalan gözlüklü çocuğu hayal ederim.
okulun onur öğrencisinin aslında kendi günlüğüne karanlık kelimelerle entiriler giren bir şizo olduğundan tut, kemerli burnunun üstünden baktığı gözlükleriyle belkide dedemiz sanacağımız bir sakallıya, "hizaya geç" diye bağıran müdür yardımcımıza, -bir de o sivri uçlu cadı şapkası ve ilk belirdiğindeki yeşil cübbesiyle- o kadar da benziyordu ki tüm bu 10 yılda yazılan seri.
devamı kesinlikle gelecekti. bu maddi manevi herkesin isteğiydi ve böyle içten istekler yaratıcıların zayıf noktalarıdır denilebilir. rowling kendi kızının bu konuda ısrarcı olduğunu da belirtiyor ilgili haberde.
annelik işte nelere kadir...* revenge of the slytherin edasıyla bitecek yeni bir yedileme olmaz ümidindeyim ama heyecan
dorukta.
potterverse de whendonverse** gibi açılacakmış, dallanıp budaklanacakmış gibi görünüyor muggle dünyasından şimdilik.
dolarlı lens takmasını temenni ettiğim j.k. rowling ablamızın kesesini biraz daha kabartmaya yarayan karakter. kullanılmışlık konusunda küçük emrah'ın en büyük rakibi oldu benim gözümde. tadında bırakamadılar çocuğu. allah bildiği gibi yapsın sizi (scholastic ve rowling ikilisini yani)
19 yıl sonra bölümünün akıbetine bakılırsa çocuklarını bir nevi anıt taşı olarak kullanmış kitap karakteri. ne o lan james, lily, albus-severus, brian, wulfric, percival maşallah maşallah...
çocuk hikayesidir. ama kesinlikle fantastik edebiyat örneği değildir. Dragonlance, forgotten realms, darksun ve ravenloft varken harry potter'a fantastik edebiyat demek komiktir zaten. Azalin tavuğa çevirir adamı valla.
ileri derecede fantastik edebiyat örneğidir. kitapların arasındaki bağlantılar ve detaylar yazarın yeteneğini ortaya koymaktadır. çocuklar içinmiş gibi bir önyargı olsa da 13 yaşüstü kişilerin okuması gerektiği inancındayım.
zaman kavramı kesinlikle sezdirilmeyen ve bu özelliğini çok takdir ettiğim seridir.
ayrıca gözünün önünde kaç arkadaşı-tanıdığı ölmüş olsa da, tek kelime küfür etmemiştir. hayır insan patlar bir yerden sonra. bir savunma mekanizmasıdır küfretmek. insanın akli dengesini yitirmesine bir nebze engel olur. kısaca, "yabma bunu! yabma bunu!"
serinin 5 filmide çok iyi gişe başarısı elde etmesine karşın oscar alamamış hatta ciddi bir ödül bile alamamıştır. aday gösterildiği bir ödülü de bir geyşanın anıları * filmine kaptırmış.
kimi insanların "çocuk kitabı lan bu, saçma sapan birşey!" gibi cümlelerle ezip dışlaması beni hayli üzen romandır. adını hatırlamadığım ünlü bir türk yazarın dediği gibi; "kitapları çocuk kitabı yada yetişkinlere özgü diye sınıflandırmak bana yanlış geliyor. çünkü iyi yazılmış bir çocuk kitabı, yetişkinlere de hitap edebilir." bu açıdan bakılıp, önyargısız yaklaşılırsa hakikaten herkesin bir solukta okuyabileceği, her serisi ayrı güzellikteki romandır.filmleri için aynı şeyi söyleyemem tabi..
yazar tarafından en büyük kazığın atıldığı karakter. orada güzelim hermione dururken ginny denilen ron'un kardeşiyle sevgili oluyor hermione de turuncu kafa ron'a kalıyor. böyle kahramanlık olmaz olsun diyoruz.
bir şekilde devam etmesi gereken seri. yani bu slyterin, gryfinndor, hufflepuff ve ravenclaw denen elemanların da hikayesi ilgi çekici. harry bir nedenden * dolayı bu adamların zamanına gitsin godric gryffindor'a dayasın sırtını, dumbledore 'a dayadığı gibi slyterin'e karşı birlik yapsın savaşsın falan zaten ölmüş adamı bir daha öldürsün yapsın bir şeyler uzasın olaylar. hatta bak zaman olayını çözmüşken gitsin dumbledore'un gençliğini falan da getirsin o zamana. hatta diğer taraf da voldemort'u onun harry'nin ailesini öldürmeden önceki halini de getirsin tam bir iyi kötü savaşı görelim olaylar arap saçına dönsün. çoluk çocuk da bayram yapsın. *