ne yazık ki sene sonunda galatasaray'ımızdan ayrılacak olan sevgilimiz. söylenildiği gibi manu ilgileniyorsa, reddetmez, reddetmesi mantıklı değil zaten.
olsun be..
zira giden her sevgilinin ardından,
hep biz olduk el sallayan,
haykırsak duyar mı sesimizi?
hangi sevdadan galip çıktık ki?
zaten aşklar hep yalan dolan,
sonu hep acı hüsran,
bize her sevdadan geriye kalan;
sadece galatasaray!
şu sıralar hakkında bir sürü transfer haberleri dönen futbolcu. zenit, manchester united, avustralya lafları dolanıyor genelde. benim düşüncem harry kewell galatasaray'dan ayrılırsa ya ingiltere'ye kendini tekrar kanıtlamak adına oynamaya gider (manu olmasına ihtimal vermiyorum bu takımın) ya da memleketine döner.
bu adamı henüz canlı izlemek nasip olmadı ama bursaspor-galatasaray maçına gidip kewell'i canlı izlemiş bi arkadaşımın ağzında yazayım nasıl bi adam olduğunu : "hajı maç başladı kuzene sordum 'harry kewell mu o' diye. adam topçu ya belli ediyo, bi top kontrolü var yumuşak lap diye önüne alıyo. duruşu bile bi farklı."
takımıma en cok yakısan yabancı futbolcudur.zira kendisini yabancı görmemekteyiz artık.cok tatlıdır,çok efendidir.takımdaki herkesten daha cok calıstıgını basarılarıyla ortaya koymaktadır.ailesini cok özledigini belirtmesine ragmen sözlesme uzatmasını canı gönülden istedigim futbolcudur.tabi burada iş galatasaray spor kulübüne düşmektedir.candır,canandır.
galatasaray'ın sözleşme yenilendiğini yalanlaması bana acaba kewell'ı seneye göremeyeceğiz mi? sorusunu sordurttu. umarım ben kuruntu yapıyorumdur umarım seneye de sarı kırmızı formayı giyecektir.
avustralyadan genelde rugbyci, kriketçi falan çıkar ama o bize futbolcu da çıkabileceğini ispatladı. bizim onla tanışmamız çok yeni sayılmaz aslında. 1999-2000 sezonunda galatasaray uefa kupası yarı finalinde leeds ile eşleşirken o sezon leeds in kadrosundaydı harry. ali sami yen' de popescu' yla bülent' i peşine takarak yüreğimizi ağzımıza getirdiğini çok iyi hatırlıyorum. leeds o sene galatasaraya elenmiş olsada harry o sene premier lig' de yılın genç oyuncusu seçilmişti. leeds' te sol kanatta oynadığı başarılı ve istikrarlı futbolla büyük kluplerinde ilgisini çekmişti. ingilterede futbolseverlerin ona " wizard of oz" lakabını vermesi onun her an herşeyi yapabilcek kapasiteye sahip bir futbolcu olduğunun göstergesiydi aslında. 2003 yılında leeds' ten liverpool' a geçerken manchester united, arsenal ve chelsea' nin tekliflerini geri çevirdi. liverpool macerası şanssız sakatlıklarla başladı ve leeds' te yakaladığı istikrarı liverpool' da yakalayamadı. onunla ikinci buluşmamız istanbul' da atatürk olimpiyat stadında oynanan 2004-2005 sezonu şampiyonlar ligi finali maçıydı. maçın henüz ilk devresinde yaşadığı sakatlık nedeniyle oyundan alınmış olsa da tarihi maçın sonunda kupayı kaldıranlardan biriydi harry. ve belkide leeds ile yaşadığı kötü istanbul tecrübesinden sonra 3-0 geriden gelerek kazandıkları bu maç, istanbul'un onun için çok daha farklı anlamlar ifade etmesini sağlayacaktı bundan sonra. sonraki birkaç sezonda da sakatlıklar harry' yi bırakmadı ve liverpool' da çok fazla forma şansı bulamadı. derken galatasaray devreye girdi ve harry kewell' ı bonservis bedeli bile ödemeden renklerine bağladı. tabi o günden sonra türk Spor Medyası hemen başladı eleştri yazılarına. harry müzmin sakattı, liverpool' da istenmeyen adamdı, karaciğerinden hastaydı ve 90 dakika maç temposu kaldıracak gücü yoktu vs. ama o hiç kulak asmadı bunlara, florya' daki ilk basın toplantısında " buraya futbol oynamaya geldim. " dedi ve yaptı. leeds' te yakaladığı istikrarı galatasaray' da da yakaladı. üstelik stoper, sağ back ve forvet gibi kendisinin normalde oynamadığı mevkiilerde de oynayıp takımınının başarısı uğruna sorumluluk aldı. ama bunların dışında şeyler vardı bizim onun sevmemizi sağlayan. bazen samimi gülüşüydü, bazen ise asil duruşu futbol sahasında. sarı kırmızı forma ancak bu kadar yakışabilirdi bir insana. taraftarlar daddy cool melodisinde " Harry Harry Kewell" diye inletirken sami yen' i o attığı ve attırdığı gollerle çoştu bu 2 sezonda. ama bu sezon sonu kontratı bitiyor ve ailesini özledi harry. ingiltere' ye dönmek istediği söylentileri var. yöneticiler gerekirse ingiltere' yi getirmeli kewell' ı burda tutmak için. çünkü onda futbolculuktan fazlası var. arkadaşlarına ve tribünlere verdiği enerjiyi en son hagi' de görmüştüm. ona gitme harry bizimle kal demekten başka çaremiz yok umarım bizi bırakmaz. son olarak bu yaz 2010 dünya kupasına katılmıyoruz ama inanıyorum ki türk futbolseverler için kewell' lı avustralya' nın yeri başka olacaktır en azından benim için öyle olacak.
"bizimle kal harry kewell" denesi adam ki zaten diyoruz. bir insan hem yetenekli, hem zeki, hem tatlı, hem sevimli olabiliyorsa; bilin ki ancak kewell'dır. seviyoruz!
2009-2010 sezonu itibariyle artan performansı sonucu, forma satışı patlamış ve bazı taraftar formalarına elde kalmayan w harfi ters m olarak basılmaya başlanmış futbolcu.
besiktasli olmama ragmen bana galatasaray maclarini izleten adam.. gidicekmi gitmeyecekmi tartismalari var bence gitmesin.. bu adam icin cinsel tercihini degistirebilecekler bile varmis.. ben bjkliyim banane..