m.ö 2500 yılında yazılan ve günümüz medeniyetine ders veren nitelikte olan kanunlardır.
hammurabi tarafından çivi yazısı ile yazdırılması sebebiyle günümüze kadar gelmiş ve geçmiş medeniyet kanunlarına ışık tutmuştur.
"dünyanın ilk metropolisi olan babil kralı hammurabi (mö.1795-1750)nin adıyla anılan bu kanunlar bir yönetici tarafından halka ilan edilen en eski kanun olarak bilinmektedir. bütün ağır suçların ölümle cezalandırıldığı bu kanunlarda yer alan önemli bazı düzenlemeler arasında kana kan göze göz misilleme ilkesi, baktığı davalarda hata yapan hakimlerin görevden uzaklaştırılıp ağır para cezasına çarptırılmaları, yalan şahitlik yapanın ölümle cezalandırılması, suçlanan kişilerin suçsuzluklarını ispat etmeleri amacıyla fırata atılmaları ve kişilerin toplumdaki statülerine göre farklı cezalara çarptırılmaları göze çarpmaktadır. her ne kadar bu yaptırımlar günümüzde geçerli evrensel hukuk ilkelerine uygun olmasa da, hammurabi kanunlarında yer alan pek çok ilke insan haklarına önem vermesi açısından önem taşımaktadır."
ilgimi güncel olarak çeken ise şu kanundur:
-- spoiler --
5. eğer bir yargıç bir davaya bakar ve bir karara varırsa verdiği hükmü yazılı olarak takdim eder; daha sonra verdiği kararda bir hata ortaya çıkarsa ve bu kendi hatasından kaynaklanırsa o zaman davada onun tarafından kararlaştırılan para cezasının on iki katını öder ve halka ilan edilerek yargıçlık makamından el çektirilir ve bir daha asla yargıçlık icra etmek için oraya oturamaz.
144. bir adam bir kadın alır da bu kadın ona bir kadın hizmetçi verirse ve çocuklarına bakarsa; ancak, buna rağmen adam başka bir kadın almak isterse ona izin verilmez; bu adam ikinci bir kadın alamaz.
-- spoiler --
ayrıntılı incelendiğinde din kitapları kanunlarına ne kadar benzediğini de görebilmektesiniz.
Islam a benzeyendir. Selia hakli. Ayni islamdaki gibi el kol kesme vardir. Sinif ayrimi vardir bu kisas kanunlari alt tabaka icin vardir ust tabaka tazninatla yirtabilir ayni alti yasindaki kizinin bekaretini twcavuz ederek kontrol eden ve onu olduren islam "alimi" gibi. Ve ayni islam gibi sumerler'den alinmistir.
tecavüz kanunu.
"kapalı bir alanda, kadının elbisesi önden yırtılı olursa kadın suçlu. arkadan yırtılmış ise erkek suçludur" cezası ise idamdır.
hatta ne tevafuktur ki, mısır kraliçesi hz. yusuf ile minasebeti olduğu iddiasında bulunmuş, ancak bu gibi yasalar göz önünde bulundurulup kadın suçlu bulunmuş. ve hz. yusuf haklı çıkmıştır.
asırlar önce bu kanun çıkmıştır. ancak tc devleti hala cem garipoğlu gibi adamları asamamaktadır.
sebebi, idamın yasak oluşu. demoktarik bir yönetiminin olması.
, MÖ 1760 yılı civarında Mezopotamya'da ortaya çıkan, tarihin en eski ve en iyi korunmuş yazılı kanunlarından biridir. Bu dönemden önce toplanan yasa koleksiyonları arasında Ur kralı Ur-Nammu'nun kanun kitabı (MÖ 2050), Eşnunna kanun kitabı (MÖ 1930), ve isin'li Lipit-iştar'ın kanun kitabı (MÖ 1870) yer alır.
Babil kralı Hammurabi'nin (MÖ 1728-MÖ 1686) çeşitli meselelerde verdiği kararlar, Babil'in koruyucu tanrısı Marduk adına yapılan Esagila Tapınağı'na dikilen bir taş üzerine Akatça dilinde yazılmıştır. Hammurabi, kendisine bu kanunları yazdıranın güneş tanrısı Şamaş'ın olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla kanunlar da tanrı sözü sayılıyordu.
Arkeolog Jean Vincent Scheil'in 1901'de Susa, Elam'da bulduğu (bugünkü Huzistan, iran) ve Fransa'ya taşıdığı Hammurabi Kanunları'nın yazılı olduğu stel, Louvre Müzesi'nde sergilenmektedir. Yaklaşık iki metrelik silindirik bir taşın üstüne çivi yazısı ile yazılmış olan kanunlar tam 282 maddedir, ancak bu maddelerin 33'ü (madde 66-99) şu anda okunamayacak durumdadır. 13 sayısı uğursuz sayıldığı için 13. madde yazılmamıştır.
kanunlarını üzerinde taşıyan sütun, 1901 yılında Fransız bir arkeolog tarafından gün ışığına çıkarılmıştır ve şu anda Paris’teki Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir.
"Eğer bir mimar, bir adama ev yapıp, yapıtını sağlam yapmazsa ve yaptığı ev çöküp, evin sahibinin ölümüne sebep olursa, o mimar öldürülecektir. (Hammurabi Kanunları – 3)"
insanların canı burnunda.. bizde veli göçer hariç hapis cezası alan bile yok.