“olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
düşüncemizin katlanması mı güzel
zalim kaderin yumruklarına, oklarına
yoksa diretip bela denizlerine karşı
dur, yeter demesi mi?
ölmek, uyumak sadece!
düşünün ki uyumakla yalnız
bitebilir bütün acıları yüreğin,
çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü.
çünkü, o ölüm uykularında
sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından
ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan.
yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına?
zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine
sevgisinin kepaze edilmesine
kanunların bu kadar yavaş
yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
kötülere kul olmasına iyi insanın
bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
kim ister bütün bunlara katlanmak
ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
ölümden sonraki bir şeyden korkmasa
o kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
ürkütmese yüreğini?
bilmediğimiz belalara atılmaktansa
çektiklerine razı etmese insanları?
bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
yürekten gelenin doğal rengini.
ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
yollarını değiştirip bu yüzden
bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
o nasıl bir giriştir o! ablanı sikem dünya ablanı!!!
yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Antalya'da bulunan bir barın ismi. Birkaç bölümden oluşur, club, cafe, canlı müzik, party ve loca bolümleri ayrıdır, icerden gecilebildigi gibi disaridan ayrı ayrı kapıları mevcuttur. Irmak kenarındadır. Illede shakespeare'e mi bağlayalım yani.
inanıyorum söylediğini candan söylediğine,
ama bugünkü karar, yarın bozulur çok kez.
kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak
en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak.
madem ki bu dünya bile yok olacak bir gün;
sevginin bitmesine insan neden üzülsün?
aşk mı kaderi kovalar, kader mi aşkı
daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi...
orijinal:
i do believe you think what now you speak,
but what we do determine oft we break.
most necessary tis that we forget
to pay ourselves what to ourselves is debt.
this world is not for aye, nor tis not strange
that even our loves should with our fortunes change.
for tis a question left us yet to prove,
whether love lead fortune, or else fortune love.
orijinali kesintisiz olarak böyle değil, aradan bazı dizeler çıkartılmış durumda ama zaten "i do believe you think what now you speak" yazsanız dahi tüm metin karşınıza geliyor. ben zamanında çok aramıştım ingilizcesi nasıl bunun diye, tüm hamlet transkriptinde love, believe gibi kelimeler aratmıştım ama ancak çok sonra bulabilmiştim. belki birine yararı olur.
tiyatro oyuncularının bir kısmı tarafından, rolü çıkarmaya çalışan bazı oyuncuları şizofreniye doğru sürükleme tehlikesi barındırması sebebiyle lanetli kabul edilen, William Shakespeare' in Hamlet adlı oyununun trajik kahramanıdır.
inanıyorum söylediğini candan söylediğine
ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez.
kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak
en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak.
madem ki bu dünya bile yok olacak bir gün
sevginin bitmesine insan neden üzülsün.
aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı?
daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi...
okunması gereken eser. ön yargılı yaklaşmak sadece insana kaybettirir. izlemeye benzemez okumak önemli. bir ruh var içerisinde bu ruhu türkçe hali ile anlamak zor orjinal dili okumak ise ayrı bir durum. kısacası okuyun. evet.
zeffirelli'den izlenirse tadından yenmeyecek shakespeare trajedisidir. günümüze kadar milyonlarca kez sahnelenmiştir. öldükten 26 yıl sonra vasiyeti gereği oyunlarda tchaikovsky'nin kafatası kullanılmıştır.
"Serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin.Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz,
yarına kalacaksa bugün olmaz.Bütün mesele hazır olmakta.
Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar, ne olacaksa olsun!"
serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin. şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa bugün olmaz. bütün mesele hazır olmakta. madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar, ne olacaksa olsun!
Eğer düzgün bir çeviriden okuyamıyorsanız hic okumamanızı tavsiye ettiğim tiyatro eseri. Etrafta o kadar cok sacma yayınevinden çıkmış basımlar var ki harcadığınız zamana yazık olur. Ben sabahattin eyüboğlu çevirisini okumuştum kültür yayınlarından. size de önerebilirim.
--spoiler--
inanıyorum söylediğini candan söylediğine,
ama bugün ki karar yarın bozulur çok kez.
kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak,
en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak.
madem ki bu dünya bile yok olacak bir gün,
sevginin bitmesine insan neden üzülsün.
aşk mı kaderi kovalar, kader mi aşkı,
daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi...
--spoiler--
oyunda, iki soytarının üstlendiği mezarcılar sahnesi shakespeare'nin bütün felsefesini net bir şeklide ortaya koyar: bireyin toprağa bağımlılığı, varoluş çıkmazı, yaşamının anlamını sorgulaması her şey vardır sahnede ve belki de en vurucu olanı, ister kral ol ister tuvalet temizleyicisi toprağın altında eşitsindir, mezarda statün sökmez, paran kar etmez.
danimarka kralının biricik tontoşu, varisidir prens hamlet.. pekçok yönden yunan mitlerinin ouidepus'u ile benzerlik gösteren, sigmund freud'un ouidepus kompleksi tezini ele almasında rol oynayan bir diğer menbaa, ölümsüz shakespeare eseri..
millet olarak, "1'e 2 katmada" üzerimize yoktur. ne var ki, bazı hikaye ve anlatılar gerçekten severlerinin içlerine nakşedilir, işler.. bu da, ingiliz edebiyatı düşkünleri için pek fevkalade bir yapıdır.
babasının hayaleti ile karşılaşır hamlet. babası: "kulağıma fare damıttılar evlat! koma kanımı yerde!", "anana bellet bu dediğimi..", " o da, ne işle uğraştığının farkında olsun!" der. hafif safça olan bu oğlan, varır anasının yanına, döker geceleri odasına konan hayalet babasını. ne varki, annesi hafiften bu işin metapşişik yanının ehemmiyetinin farkındadır. inanmaz..
öyle ki, fare zehrini damıtma işini krallık tahtına oturmak isteyen "amca" yapmıştır. amca, oudepis misali; kocayı aradan çıkarıp, hem krallığa hem kadına konmayı dilemektedir. freud sentezi de burada başlar nitekim. hamlet durmaz, dayanamaz, bir cana kıyanın canına kıyarak, pisliği pisliğe frenlemek ister. ne var ki, öldüreceği kişiler de, yanlış kişiler olacaktır..
16-17.ci asrın eseri olarak, insanlık ve tutkularının yola açabileceği dertlere ve yanlışlara, doğmatizme, kana susamışların bunu nasıl mahirleştirdiğine dair, önemli bir kaynaktır.
ondandır ki; don giovanni ile birlikte, hala en çok bestelenen 3-5 tiyatro operetinden birisidir...