kendisini profesör sanıyor. her şeyi o biliyor güya.
icraat yok ama laf çok adamda.
bir keresinde ışıl yücesoy un kocasına çok benzediği için bir aralık kılığını değiştirip o adam olmuştu. ama ne hikmetse konuşmasını filan da düzeltti, rahmi koç gibi oluverdi. böyle komşum olsa illallah ederdim.
En guzel sahnelerinden biri sabriye gel ulan buraya kurudu mu kiyafetler deyip arkasindan bagira bagira sisko esnaf arkadasina carsafa sarili haliyle defolun hadi hadi dedigi sahne bence. Halil gunesli o avukat yakti seni avukat.
an itibariyle bir kanalda üvey baba'nın tekrarı yayınlanıyor da, ulan adam efsane oynuyormuş şimdinin götünü başını boyayan plaza kızı, baklavalı patron çocuğu rolünde oynayan binlerce oyuncuyla karşılaştırınca saygıyla önünde eğilirim.
en sevdiği kişi öz kısı semiha idi. en sevmedikleri ise 20 yıllık karısı sabriye ve üvey kızı lamia idi. en çok korktuğu kişiler ise hanım ağa, adnan ve kahvede kumar oynayan kazım kartal idi.
Bir zamanlar ne modaydı üvey babası. O değil de bu lamia her kaçışında koskoca istanbulda nasıl oluyor da bir şekilde bu Halil güneşli nin kucağına düşüyordu akıl ermiyorDu. Yani hala öyle.