cemaatin şöyle bir düsturu vardır. min şerri siyaset derler. yani siyasetten sığınırız diye. şimdi hakan şükür akp'den siyasete girdi, adına stadlar açıldı, samimi pozlar verildi, ara kötüleşti, istifa edildi, levhalar söküldü ama hâlâ siyasetin içinde. anlamadım saffet sancaklı bile bu kadar keskin değil.
ülkeyi çok sevdiklerini söylüyorlar ama yurtdışındalar. e biz de bu ülkenin adalet sistemine, kararlarına, eğitim, sağlık, adalet sistemine bağlı olarak yaşıyoruz. beğenmediklerimiz de var ama ne yaparsın bir şekilde sizler gibi uçaklara binip amerikalara gidemiyoruz. bir cemaate mensup insanlar daha doğrusu yukarıdakiler uçup gidiyorlarsa bu ışte bir iş var demektir. Cemaatin aşağısında olanlar ha bire içeri alınıyor. eğer cemaat bir davaysa(!) Bahsettikleri kardeşlik, ülkeyi sevmekse insan bırakıp gitmez. ki üstad dedikleri bediüzzaman neler yaşamış.
Amerika'ya gitmesi konusunda çocukların eğitimini göstermiş. e hani siz mütevazi insanlardınız. hani halkın içinde halkla beraberdiniz. bakıyorum da kodaman olanlar hep yurtdışına gidiyor. madem haklısınız neden gidiyorsunuz ki? Üstadınız hapishanelerde ömür geçirmiş. siz hep hapishaneye medresi yusufiye derdiniz. sözde kalmış her şey öze inilmemiş. ey hakan şükür, cemaatin aşağısında olan insanlar şimdi işlerinden oldular. adamlar iş de bulamıyor, siz yurtdışına gidiyorsunuz? Nasıl bir davanız var sizin?
Enes kanserin futbolcu versiyonu olmuş. Haşhaşi lafı bunlara cuk oturuyor. Tayyipe sokulduğun günlerde onun rüşvetçi olduğunu bilmiyor muydun Şaban bey.
eski avrupa şampiyonası dünya kupası eleme maçlarını falan geçen verdi trt. ulan adam harbi iyiymiş. dalga geçiyorlardı yok şaban yok bilmem ne diye ama yeri hala dolmadı. evet.