an itibari ile başbakan'ın da konuk olduğu 1'e 1 futbol isimli programda inciler saçan gol kralı.
--spoiler--
- bizim zamanımızda bu kadar büyük paralar yoktu sayın başbakanım.( dedi bunu )
- ben hemen talimat verdirip trt'den aldığın 600 bin avroya zam yaptırıyorum hakan'cım.
--spoiler--
iyi futbolcu tamam. iyi insan tamam. iyi, güzel de milletvekilliği ile alakası nedir anlayamadım. Sporla ilgili kanunları mı yapacak. Beş yılda bir kanun çıkmıyor. Futbolcuların dertlerini mi meclise taşıyacak. Ben Hakan Şükür ün çevresinde sıkıntılı olan bir futbolcu hiç görmedim. Bırakalım halka oynayan siyasetleri, bize vekil lazım, vekil.
' ağzıyla kuş tutsa da yaranamayan ' demiştik kendisi için. aynen sözün arkasında durup ekliyorum ki, ' ağzıyla kuş tutmayı bırak, uçak tutsa da yaranamamış ' futbol efsanesidir. galatasaraylı olmayan futbol fanatikleri, ' torinolu ', ' şaban ' diye bahsetmeye bayılır kendisi için. ancak zamanında aynı kişiler şunu da demişti: ' bize hakan şükür gibi forvet lazım '. çelişkiler ve ego şişirmelerin ülkesinde 3 kere gol kralı olması bile takdir edilesidir, bu kadar kuru gürültü içinde.
not eklememek olmaz, beni siyasi düşüncesi ilgilendirmiyor, ben takımıma kattıklarına bakıyor ve onu seviyorum.
milletvekili aday adayı. bravo hakan! zaten italya' da tutunamayarak vizyonsuzluğunu ortaya koymuştun. milletvekili olarak ülkene büyük hizmetler vereceğinden eminim. hatta bence hukuk fakültelerini, siyasal bilimleri filan kapatalım. gol kralları hakim olsun, asist kralalrını savcı yapalım, kupa görmüş futbolcular milletvekili olsun filan...
senelerdir bağıra bağıra spor bakanlığına hazırlatılan kimse. eğer varsa türk sporunun içindeki laik, atatürkçü dinamikler bu gidişe bir çare bulmalılardır.
yoksa zaten çamura ve pisliğe batmış, cemaatin desteklediği kişi ve grupların başarılı olduğu sistemde bir de hakan şükür tam cuk oturacaktır.
bir fenerbahçeli olarak efendiliğini takdir ettiğim örnek sporculardandır. ilerde kendisini spor bakanı olarak görmek türk sporu adına mutluluk verici bir olay olacaktır.
ben bu adama en çok 2007-2008 sezonunda türkiye kupası çeyrek finalinde oynanan galatasaray-fenerbahçe rövanş maçında gıcık oldum.
hatırlanacağı üzere söz konusu maçta fenerbahçe, hakem cüneyt çakır tarafından bariz biçimde doğranmış, müsabakayı 8 kişi tamamlayabilmişti. 2 kişi eksik oynamasına rağmen tur için yeterli olacak skoru 90+3'e kadar koruyan fenerbahçe bu dakika da ümit karan'ın attığı golle yıkılmış ve cassio lincoln'ün volkan'a ettiği küfür nedeniyle de saha içi bir anda karışmıştı.
işte bu anda türk futbolcuların ağabeyi niteliğinde olması gereken, senelerce efendi insan, mülayim adam imajı çizen bu şahıs kavgayı ayırma bahanesiyle çaktırmadan volkan'a yumruk attı. tabii bunu kimse farketmedi.
hadi bu harekete de sahada mücadeledir, hırstır olur birşey demiyorum. ancak 8 kişi kalmış rakibi 90+3'te defansın hatasından kaynaklanan bir golle yendikten sonra bir de reklam panolarına çıkıp köçek gibi gerdan kırması, göbek atması daha da iğrenç ve yaşına, tecrübesine yakışmayacak hareketlerdi.
sezonun devamında fenerbahçe avrupa da fırtına gibi eserken bu şahıs kutlu doğum haftası nedeniyle verdiği mesajlar, gs türk müslüman takımı, fenerbahçe brezilya milli takımı kisvesinden laflarıyla bütün kamuoyunu aleyhimize kışkırtmış, medya yerli aslanlar diye bunları överken türkiye'ye şampiyonlar liginde büyük mutluluklar ve heyecanlar yaşatan fenerbahçe rakiplere düşman gibi gösterilmiş, bütün bu sürecin sonunda hocasız, ucube bir takım itile kakıla şampiyon yapılmıştı.
faal futbolcuyken futbolseverlerin büyük bir çoğunluğu tarafından acımasızca eleştirilen ancak futbolu bıraktıktan sonra alternatifi bir türlü bulunamayan türk futbolunun efsane golcüsü.
kendisi hakkında her zaman nötr düşünmeye gayret ettim. gayret ettim diyorum, televizyonda özellikle yorumcu olduktan sonra sarf etmeye başladığı tutumlu, sitemkar biraz da nefretle savunduğu değerlerine tahmmül düzeyimi test edene kadar. futbolcu olarak önemli bir futbolculuk geçmişinin bulunduğu, bu ülkenin yetiştirdiği önemli forvetlerden birinin olduğunun kabulü için galatasaray'ın efsane kadrosunda kendine star olarak yer bulması ve istatistikleri önemli veriler yeterlidir. özellikle kendisinden sonraki galatasaray'a ve yabancı futbolculara karşı ilginç bir tutumu var kendisinin. türkiye ligleri'nde kaç tane elano ayarında oyunu seri olarak oynayabilen ve yönünü çok çabuk değiştirebilen futbolcu vardı ki elano oynayacağına türk futbolcusu oynasın diyorsun. aynı şeyleri keita için de söylüyor/söyledi keza. sen avrupa'da bile elle tutulan bu futbolcuları getirip oynatamadıysan suçu biraz da türk mantalitesinde veya takım içindeki etmenlerde arayacaksın. başka bir deyişle çuvaldızı kendine batıracaksın. arda'nın sakatlıktan çıkmasına karşın lig maçlarında 3-4 hafta sonraki milli maç için oynatılmamasını etik olarak doğru bulmasını şaşkınlıkla izledim televizyondan. hakan şükür söz konusu savunmayı her türlü şart ve ortamda savunma durumundadır bunu doğru bulduğu için. kaldı ki, lig sıralamasında çekişme içerisinde bulunduğu ankaragücü ve derbilerin derbisi fenerbahçe maçında sakatlığı geçmiş olmasına rağmen oynatılmayan arda'nın böyle savunabilmesi gerçekten acı verici bir durum ve bu mantalitedeki adam spor bakanı olacak ileride. vatan yahut silistre terk bir haliyet'i ruhiyesi içinde. neymiş milli takımın istikrarı her şeyden önce gelirmiş, o yüzden "iddia"sı olmayan galatasaray takımında arda turan'nın oynamaması ve oynamak istememesi doğru, hatta desteklenmesi gereken bir davranışmış. hala şark kafasındayız. arda turan bugün premier lig'de iddiası olmayan sunderland, newcastle gibi takımlarda forma giyse bu takımlarda da 3-4 hafta öncesinden hazır olmasına rağmen milli maçlar için oynamak istemese veya oynatılmasa beyefendi acaba bu durumu normal karşılayabilir mi? ama orası avrupa diye bir kaide yok. senin avrupa standartlarında olması gereken bir kulüp olabilmen için oradaki standardizasyonu uygulaman lazım, ahlak anlayışını taşıman lazım.aynı şey arda turan için de geçerli. bir de her futbolla ilgilenenin bileceği gibi en iyi antrenman futbol maçı değil midir? arda turan beyler bir maç için aylarca hazırlık mentalitesinde olursa 3-4 günde bir büyük maçlar oynanan avrupa'da zaten istikrarlı bir performans sergileyemez, sergilenmesi de beklenemez haksızlık çocuğa. aynı şeyi türkiye'de oynayan bir yabancı için de söyleyerek, başka türlü bir yabancılaştırma yaparak hakan şükür beyin ne kadar mantıksız konuştuğunu kurabiliriz. alex de souza'nın fenerbahçe'de bir ay sonraki brezilya milli takımı maçı için sakatlıktan çıkmış olsa bile aradaki maçları oynamadığını düşünün. o zaman daha iyi anlaşılabilir tepki.
bir de galatasaray seyircisinin tepksinde küfür belayı "hoş" bulmuyormuş. ben de hoş bulmuyorum ama burasının "türkiye" olduğu ve resmi olmayan tepkilerin büyük çoğunluğunun anlatım şekillerin ilkel düzeyde kalması nedeniyle küfür ve belalardan oluştuğunu bilmek lazım. insanların bastırılmışlıklarını bir nevi anlatım metodudur küfür, lütfen insanları bu kadar bastırılmış duruma getirmeyin. insanlar büyük otoritelerin kendilerine nasıl davranması gerektiğini söylediği için doğruları uygulamamalı, kendileri bulmaları. alternatif galatasaray taraftarı tepkileri şöyle olabilir herhalde:
galatasaraayy. kalbimi kırıyorsun.
ayy ayhan hiç de güzel top oynamıyorrsun bi'kerem
hagi beyefendi teknik direktörlüğünüzü pek nahoş buldum.